Avsuturya’da Aleviler arasında barış olurmu?
Mehmet Ali DEMİRBarış, insanın kendi kendiyle barışık olmasını içeren bireysel, daha sonra ailesel ve nihayet toplumsal ve evrensel bir ihtiyaç. Ancak 10 yıldır yaşanılmış ve yaşatılmış bunca bunca olaylardan sonra hiç bir şey olmamış gibi gelin barışalım demek aradaki farklılıkları görmezden gelmek yani başlangıçtaki görüş farklılıklarını göz önüne almadan gelin benim dediğimi yapın barışalım demek sadece bir ayak oyunundan başka bir şey değil.
Bu tür ittifak çağrıları sanal hedeflere dayalıdır ve bir kısım kurumların kendi menfaatlerine hizmet eden bir organizasyon olmaktan öteye gidememektedir.
Neden mi?
Burnundan kıl aldırmayan, her şeyin en doğrusunu sadece kendisinin bilmesini bir erdem sayan bize değil hep bana diyenler bunca yaptıklarından sonra önce bir özeleştiri vermeli. Avusturya’da bugün yaşananlar sizin eseriniz değil mi? Şimdi çıkmışlar barış diyorlar ebetteki barış ama nasıl?
Önce günahlarınızdan arının...
-Beraber çıkılan yolda tüzüğü kaçırıp gizliden kim içeri verdi?
-Avusturya anayasayı koruma teşkilatına yani Türkiye'nin MİT'i gibi buraya bunlar terörist, "Türkiyeli devrimci örgütleri terör örgütü gösterip" bunlarla ortak hareket ediyorlar bunlar intihar eylemi bile yapar diyen kim?
-Derneklerimizin kapanması için defalarca şikâyet eden kim?
-Avusturya’da tanınan yasal Alevi kurumu biziz ya bize itaat edersiniz yada size yaşam hakkı vermeyiz diyen kim?
-Bunlar derneklerinde Alevi öğretilerini yapıyorlar bunları ya engelleyin yada kapatın diye defalarca şikâyet eden kim?
-Alevi adını sanki bir kişisel şirket adıymış gibi patent alıp ve bu ismi kulanmak isteyenlerden mahkeme yoluyla para isteyen kim?
Hangisini sayıyım ki...!
Önce kendinizle bir Yüzleşin; Siz Avusturya’da bizlere fazla bir seçenek bırakmadınız. Türkiye de Aleviler Cumhuriyet boyunca ya egemen kültür ve toplum içinde ya asimile oldular ya sessizleşerek gizlice kültürlerini inançlarını devam ettirmek için dağların doruklarında saklandılar. Sırf inanç ve ibadetlerini özgürce asimile olmadan yapmak uğruna bunları yaptılar, yani teslim olmadılar inançları asimile olmasın diye çok zor şartlarda dağlarda yaşadılar yol yok, elektrik yok, doktor yok, simdi siz Avrupa’nın göbeğinde bizleri şikayet ediyorsunuz sırf ibadetimizi yaptığımız için, sırf kendi özgün Alevi inancımızı savunduğumuz için, asimilasyona karsı çıktığımız için ne yapalım bizde mi dağlara çıkalım.
Yüzyıllarca inkar edilerek, horlanarak, baskı altında tutularak, yıldırma politikaları ve hatta katliamlarla yok edilemeyen, asimile edilemeyen Aleviler ve Anadolu Aleviliğini savunduğumuz için, Alevilik kendine özgüdür 4 Peygamberin söyleminde 4 kitabında sığmaz dediğimiz için. Niye mi? Erkan ve ibadetimize bakın hangi peygamberin söyleminde var veya hangi kutsal kitapta yazıyor yolumuz erkanımız.
Biz diyoruz ki gittiğiniz bu yol yanlış Aleviler üzerinde uygulanmak istenen sinsi planlarla “Şiileştirme” oyununa ortak olmayın. Alevileri yıllarca baskılarla, katliamlarla asimile edemeyenlerin ikinci sinsi planı olan “Şiileştirme” projesinin temeli 1989 yılında, Türk ve İranlı bakanların olduğu bir toplantıda bir İranlı bakan tarafından formüle edilen ve Türk hükümet yetkililerine hitaben söylenen: “Türkiye’deki Alevileri ya siz Sünnileştirin, ya da bırakın biz Şiileştirelim” planıyla Aleviler asimile edilmeye çalışılıyor bu oyuna gelmeyin.
Doğruları biliyorsunuz ama çıkarlarınıza ters.
Bana göre Avusturya da barışa gitmenin iki yolu var ya Avusturya diyaneti olan Kultusamt’a baş vurur İslam şemsiyesi altında çıkarsınız yada yaptığınız patent işi dahil tüm sirayetlerinizi geri çekersiniz bizim tanınmamız önünde engel olmasınız bizde tanınırız o zaman barış için adımlar atılır. Halk birbiriyle barışık olur ve kimin Alevi yoluna sahip çıktığına halk yaşadıklarıyla karar verir.
Oluşacak bu iki kurum hakkındaki kararı Alevi talip ve dedeleri, Alevi kurum temsilcileri yani tümüyle Alevi halkı verir, insanların arasındaki küskünlükler kalkar azami konularda ortak hareket edilir.
Barış mı buyurun size barış için bir yol.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















