AVUSTURYA'DA ALEVİ GENÇLERİ NAMAZ KILIP RAMAZAN ORUCU TUTUYOR
Mehmet Ali DEMİRAvusturya’nın çeşitli şehirlerinde son iki yılda birçok Alevi genci namaz kılıp ramazan orucu tutmaya başladı ve bu ne yazık ki giderek yaygınlaşıyor.
Sevgili canlar, sorunları görmezden gelmek, o sorunları çözmez, tam aksine büyütür ve içinden çıkılmaz bir hale sokar. Yıllardır ülkemizde yaşadığımız inançsal kimlik kargaşası sorununu şimdi Avrupa’nın göbeğinde gençlerimiz yaşıyor. Avusturya’da bir kesim Aleviliği İslam’ın bir mezhebi olarak tanımlarken, diğer bir kesim kendine özgün bağımsız bir inanç olarak görüyor. Ancak bu özgünlüğünde şimdiye kadar ne yazık ki altı doldurulmuş değil. Tanınma sürecinin yeni olması nedeniyle bu konuda şimdilik bir tolerans tanınması gerektiği inancıyla bu konuda şimdilik bir şey yazmayacağım.
Evet, şimdi doğru adımların atılmaması ileride daha olumsuz sonuçlar doğurabilir ve özellikle gençler üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Bu nedenle sorunların çözümü için zamanında harekete geçmek çok önemlidir. Gençlerin inançsal kimlik karmaşası ve aidiyet duygusu, toplumsal uyum çabalarını kötü şekilde etkiliyor.
Bu da inanç kimliği konusunda bir arayış içinde olan gençlerde bir kimlik kargaşasına neden olmakta. Unutmayalım ki; Asimilasyon, bir toplumun kültürel ve inançsal kimliğini zayıflatır ve sonunda kaybolmasına neden olur. Avusturya’da uzun yıllardan beri süren devlet nezdindeki inançsal özgün Alevi kimliğinin tanınması mücadelesinin kazanılması hem Avrupa’da hem de dünyada büyük bir heyecan uyandırsa da sonrasında kaygılar nedeniyle atılması gereken adımların atılmaması tam bir hayal kırıklığına yol açmış görünüyor. Bu kimlik tanınması mücadelesi ve buna karşın toplumda bu konuda eğitim eksikliği gençlere sirayet etmiş görünüyor.
Alevi kurumlarının inançsal kimlik konusunda cesaret edip doğru bir adım atmaması ve bireyin kendi inanç kimlik kargaşasını kendi yaşadığı bir dönemde çocuklarına inançsal kimliği konusunu doğru olarak anlatmasını beklenemez. Ne yazık ki, inanç önderleri olan Alevi pirleri bu konuda çok yetersiz kalmakta, birçok pirin kendi büyüklerinden duyduğu sözlü bilgi dışında bir bilgiye sahip olmaması en büyük sorunlardan biri haline gelmiş.
Avusturya’nın çeşitli şehirlerinde son iki yılda birçok Alevi genci namaz kılıp ramazan orucu tutmaya başladı ve bu ne yazık ki giderek yaygınlaşıyor. Alevi gençleri, toplum içinde ayrımcılık ve önyargıya maruz kalabilecekleri endişesini taşımaya devam ediyor. İnançsal kimlik tanımı hakkında çok fazla bilgiye sahip olmayan bu gençler, kimlikleri nedeniyle ayrımcılıkla karşılaşabilecekleri veya çözümsüzlük içinde olabilecekleri endişesini taşıyorlar. Siyasal İslam’ın ya da aşırı şeriatçı örgütlerin etkisi altına girebiliyorlar.
Dünyanın zengin kültürel mozaiklerinden biri olan Alevilik, yüzyıllardır Anadolu topraklarında tüm baskılara ve katliamlara rağmen inançsal kimliğini sürdürmeye çalışıyor. Ancak, asimilasyon uzun bir süredir gündemde olan ve dikkate alınması gereken bir meseledir. Alevi gençlerin kimlik karmaşası ve aidiyet duygusu, hoşgörü, eşitlik ve çeşitlilik anlayışının yaygınlaştırılması ne yazık ki hem Türkiye’de hem de Avrupa’da Alevi öğrencileri kendi inançlarını ve kültürlerini yansıtmayan bir eğitim sistemine maruz bırakılıyor. Bu, Türkiye’de bir devlet politikasıyken, Avrupa’da ise ne yazık ki, Alevi kurumlarının eliyle gerçekleşiyor.
Sevgili kurum başkanları ve pirlerim, benden yazması. Şimdi görev size düşüyor. Ya doğru kişilerle eğitim çalışmaları yaparak bu gidişata dur dersiniz ya da yarının geleceği olan gençleri karanlık düşüncelere teslim edersiniz.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















