Bir dönem Erdoğan’ın sıkı savunucuları Cengiz Çandar ve Hasan Cemal Yeşil Sol’da
Mehmet Ali DEMİRAnlamakta zorluk çekiyorum, bir dönemim sıkı Erdoğan savunucuları 'yetmez ama evet'çiler Yeşil Sol Parti milletvekili listesinde yer alıyor. Hasan Cemal ve Cengiz Çandar bugün ülkenin üzerine kara bulut gibi çöken Erdoğan iktidarının bir dönem sıkı savunucuları değil mi?
Bu iki dümen gazetecisi, bugünlerde büyük gazetecilikleri köpürtülerek yere göğe sığdırılmıyor. Hasan Cemal ve Cengiz Çandar gibileri Yeşil Sol Parti adayı olarak gösteriliyor. Burada Yeşil Sol Partisi'ne sormak isterim o süreçten sonra ülkede yaşanan onlarca olay, yaşamını yitiren onca can, yıllardır cezaevinde yatan canların yaşadıklarından bunlar ve bunlar gibilerinin sorumluluğu yok mu? Bunlar Türkiye halklarının karşısına çıkıp hesap verdi mi?
AKP ve Cemaat'in kullanışlı liboşları olmuş, ülkede yaşanan bunca olayın sorumluları arasında olan bu iki gazeteci neden aday gösterilir? Kimse kalmadı mı, yoksa aklınızda başka hesaplar mı var?
Bunu Yeşil Sol Parti seçmenine anlatmanız lazım.
Tabi Hasan Cemal ve Cengiz Çandar, Yeşil Sol Parti’nin kendilerine götürdüğü milletvekilliği teklifini hemen kabul ederek aday adaylık başvurusunda bulundu. Peki ülkenin geldiği bu durum, buna sizin o büyük katkınız ne olacak? Bugün karma eğitim bitip yerine haremlik selamlık uygulaması geldiyse, Erdoğan’ın şahsım iktidarı eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe tüm kurumları ele geçirdiyse, Devlet ve kurumlarını şahsım devleti ve bana hizmet eden kurumlar haline getirdiyse, bugün ülkenin geleceği başkanlık denilen ucube bir sistemin ve tek kişinin iki dudağı arasında çıkan sözlere mahküm edildiyse bunun suçu siz ve sizin gibiler değil mi?
Hatırlatalım:
2010 Anayasa Referandumu’nda “yetmez ama evet” demiştiniz değil mi?
O süreçte yüksek yargı düzenlemesini içeren “Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandı ve HSYK Genel Kurulu yeni Yargıtay ve Danıştay üyelerinin seçimi için olağanüstü olarak toplanmıştı. Yargıtay’a 267, Danıştay’a ise 75 üye seçilmişti. Yüksek yargıyı yeniden sil baştan şekillendiren bu kapsamlı değişiklik, hafızalara HSYK, Yargıtay ve Danıştay’ın yapısında büyük değişiklikler yapılan 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu’nu getirdi. 2010'da kamuoyunun önünde bu değişikliği “evet” oyu vereceğiz “Yetmez ama evet” sloganıyla atanların başını siz çekmiyor muydunuz?
Adaletin bugün geldiği bu durumdan siz sorumlu değil misiniz?
Gezi olayları, Hendek olayları ve orada yaşamını yitiren canlar ve bugün bu ülkenin geldiği durum...
Ve siz yeniden ülke siyasetinde yer almak istiyorsunuz öyle mi?
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















