Borsacı Turan Eser ve Yolu Çıkar Kapısına Çevirenler
Mehmet Ali DEMİRİnançları ekmek kapısına çeviren ve bu yolda çıkar peşinde koşanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Özellikle Alevilik gibi köklü bir inanç sistemi içinde, bu tür kişilerin varlığı toplumsal yapıyı ve inanç değerlerini derinden sarsıyor. Bu makalem de, yolu çıkar kapısına çevirenlerin hikayesi yazacağım.
Aynı zamanda geçmişte içinde geldikleri Türkiye devrimci hareketlerine besledikleri kininde bunların dönekliklerin ve açık kimliklerini ortaya koyuyor.
Şimdi, bu da nereden çıktı diyeceksiniz, bu adam borsada mı oynuyor diyeceksiniz? Oluyor iste onuda kendisi açıklasın, halk deyimiyle yağmurun yağdığı yere tarlasını taşıyan, yol erkan inanç mücadelesi değil de çıkar mücadelesi verenler de aslında borsacı sayılır. Çünkü yatırımcı borsacı mantığıyla hareket eder; yani rüzgar ne taraftan eserse dümeni o yana çevirir.
Sayın Eser’i daha önce biz de davet etmiştik. Derneğimize gelip 3 günlük bir eğitim çalışması yapmıştı. O dönem derneğimizde Halife Ali ve 12 İmam resimleri vardı. Hemen tepki göstermişti, "Bunları kaldırın, bunların bizim inancımız ile bir alakası yok," demişti. Ben de zaten böyle bildiğim için davet etmiştim ve benim duruşumu biliyordu zaten. Hatta dernekte bu konuda bilgiye sahip olmayan birçok canımız kendisine tepki göstermişti, "Siz Ali ve 12 imamı çıkarırsanız ne kalır?" diye. O da uzun uzun anlatmıştı bunların neden bizimle ilişkisinin olmadığını. O dönem Türkiye’de oturuyordu. Yılda birkaç sefer Avrupa’daki kurumları gezer ve eğitim çalışmalarında bulunur ve ücretini alırdı. Tabii ki bir insan emek veriyorsa karşılığını alacak ama insanın bir duruşu olur.
Şimdi kendisi Avrupa’da kalıyor ve iddialara göre hem Yol TV'den hem de Almanya ABF'den madi destek alıyor.Tabii eğer iddialar doğruysa Almanya ABF’nİn çizgisine bağlı kalması lazım. Yani kendi doğrularının bir anlamı yok; ya işi bırakacak ya da oraya bağlı kalacak. İnancı ekmek kapısına çevirmiş kimi aydın gazeteci, TV programcısı, dede ve analar, Kerbela ve Hüseyin'in arkasına saklanarak hayatlarını idame etmeye çalışıyorlar.
Biz Muharrem ayı ve Alevilerin Kerbela için oruç tuttuklarını sorguluyoruz, imamların yaşam ve hayatlarını anlatarak gençlerimizi ve duyarlı halkımızı uyarıyoruz. Tabii karar kendilerinin, bir zorlama yok. İsterlerse 12 gün değil de Kerbela’da ölen 72 kişi için de oruç tutabilirler; o kişinin kendi özgür iradesi. Ama bir Alevi aydını ve gazeteci olarak düşüncemizi ve Kerbela’da yaşananları, imamların yaşamlarını savundukları çizgiyi halkımıza aktarıyoruz.
Tam da burada, bu yoldan beslenenler saldırıya geçti. Biz bunları çok iyi tanıyoruz ve bugün de bununla ilgili yazıyorum. Bunlar için yol eşittir çıkar, cep doldurmak. Bizim gerçekleri anlatmamıza en çok bunlar karşı çıkıyor. Ama Kerbela'da yaşananları veya Hüseyin'in yaşadıklarını umursadıklarından değil; o maske altında cep dolduruyorlar. Dostlar, bu çıkarcıların şimdilik sadece bir kısmını yazıyorum, elbette yazacağımız daha çok şey var.
Saldırıya yıllarca İngiltere’de el uzatıp öptüren, yukarıda anlattığım birçok şeye sahip Ali Dereli de katıldı. Yaklaşık 2 yıldır İngiltere’de inanç başkanlığı koltuğunu yitirdikten sonra, bu çizgideki dede o günden beri bağırıyor, sürekli yazıyor. Acısını anlıyorum, ekmek kapısı gitti, ne yapsın adam. Bir taraftan da bizim çok ünlü, "Ben Amerika’da bu üniversiteyi bitirdim," diyen Ayfer Karakaya. Karakaya diyor ki; "Aleviliği içten terörize eden üç beş sorunlu tipe örgütler tarafından artık açık ve net bir tepkinin gösterilmesi lazım." Tam bir diktatör kafası, yani diyor ki siz bunları susturun, biz rahatça meydanda atımızı oynatalım. Sayın Karakaya, daha önce şecereler hakkında kendisine sorduğumuz soruları cevaplamak yerine bizi engelleyip kaçmıştı. Sayın Karakaya, geçmişte İMC TV’de bir konuşmasında diyor ki; "Bir şekilde hiç alakam yokken tarih alanına geçtim ve doktora tezimi hazırlarlarken..." Sayın Karakaya, doktora tezinizi kim hazırladı? Eğer bu bir dil sürçmesi değilse, nereye hizmet ettiğinizi açıklayın. Çoğunluğu Alevileri katleden Osmanlı'nın padişahı 2. Mahmut dönemi de Alevileri asimile etmek ve denetim verilmiş şecerelerde Kızılbaş Alevi Dijital Kütüphanesi kurma işini size kim verdi? Bunun toplam maliyeti nedir ve kimler karşılıyor? Bir de buradan size bir sorum daha olacak; öğreniminiz döneminde herhangi bir kurum, kuruluş, vakıftan burs aldınız mı? Bunu açıklarsanız bizleri bilgilendirmiş olursunuz.
Karakaya, dünkü paylaşımında bizi hedef gösteriyor. Yarın ülkeye gidişlerde başımıza bir şey gelirse sebebi Karakaya ve Eser'dir. Karakaya ayrıca paylaşımında, "Bugün 10 Muharrem, biz Aleviler için haksızlığa karşı güçsüzün onurlu direnişinin sembolüdür. Aleviliği Ali'den, Hüseyin'den koparmak isteyenler, aslında Aleviliğin bu direngenlik sembollerini yok etmek isteyenlerdir," demiştir.
Ben TC devleti olsam, Aleviliği Ali'den, Hüseyin'den koparmaya çalışan "Ali'siz Alevi" denen tipleri tüm gücümle desteklerdim. İran devletinin de tam istediği, Aleviliğin bu direngenliğini kırmak ve Aleviliği içerden bölmek değil mi? Sayın Karakaya, tam devlet aklıyla konuşuyorsunuz. Alevilik konusunda aynı çizgide olduğunuz devlete yol gösteriyorsunuz ama yanıldığınız şu: Devlet, sizin "Ali'siz Alevi" dediğiniz bizleri terörist ve bölücü olarak görüyor. Sayın Erdoğan diyordu ya, "Alevilik Ali'yi sevmekse en iyi Alevi benim," diye. Şia Ali çizgisini bire bir ülke anayasası olarak savunan İran, "Ya siz Sünnileştirin ya bize verin, biz Şiileştirelim," demişti. Yani, tıpkı sizin Muhammed Ali çizgisini savunanlara bire bir aynı; Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığını bunun için kurdu.
Diyorsunuz ki, "Gerçi belki de zaten destekliyordur, hatta belki de bu 'Ali'siz Aleviler' devletin bize yeni oyunudur, kim bilir, ne de olsa Osmanlı'da oyun tükenmez!" Bizle değil, sizle aynı çizgiyi savunuyor hem devlet hem de İran.
Evet canlar, kimi yola gönüllü hizmet eder, kimi de yolu çıkar kapısına çevirir. Ama herkes bilsin ki bu yol sahipsiz değil. Hızır Paşaların hüküm sürmek istediği her yerde Pir Sultanlar çıkar ve mücadele eder, bedeli ne olursa olsun.
Yoksa böyle Şaraya götürürler ve inancınızı pazralarlar.

Mehmet Ali Demir
Aşk ile
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















