Mehmet Ali DEMİR

Büyük Halk Ozanı Âşık Mahzuni Şerif

Mehmet Ali DEMİR
  17-05-2019 09:23:00

 

Büyük halk ozanı Aşık Mahzuni Şerif, Cumhuriyet sonrasının en önemli halk ozanıdır,  ‘Yuh Yuh’, ‘Dom Dom Kurşunu’ gibi türkülerin söz yazarı usta ozan Âşık Mahzuni Şerif 20 binden fazla şiiri 500'e yakın plağı var.

 

17 Kasım 1939 yılında Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek’te dünyaya gelen Mahzuni Şerif’in asıl adı Şerif Cırık’dı. Mahzuni lakabını köyündeki Şakir Baba isimli kişinin “Mahzun bir yüzün var” sözünden sonra alan Âşık Mahzuni Şerif, 1971 yılında mahkemeye başvurarak Cırık olan soyadını Mahzuni olarak değiştirdi.

 

Mahzuni Şerif kendisini halk ozanı olarak tanıtıyor. Siyasal hayatla dirsek temasını eserleriyle sağlayan ozan hakkında Alevi olmadığına dair birçok görüş ortaya atıldı. Ünlü ozanın “Ben Alevi olamam ki olsam da bilemem ki” türküsünden yola çıkarak birçok kişi tarafından Sünni olduğu iddia edilirken Mahzuni Şerif’in kaleme aldığı şu not bu tartışmaya noktayı koyuyor:

 

“Çok iyi bir Alevi olmama rağmen hayatımda hiç Alevicilik yapmadım. İnsanı insandan üstün görmek gibi bir yanlışa düşmedim. Uzun senelerdir Türkiye’de benim Sünni’den dönme bir insan olduğum hakkında çok yaygaralar koptu. Bu kesin olarak yanlıştır. Ama benim Elbistan-Hasanköy’de kalan akrabalarım il Hatay’da, Nurhak’ta, Sivas ve Malatya’da yerleşip kalmış olan akrabalarımın çoğu asimile edilerek Alevilikten Sünniliğe döndürülmüştür. Bu doğru. Hatta Hasanköy’de kalan babamın öz amca çocukları aşırı sağcı ve Turancı geleneklere bağlı birer Sünni olarak hayata devam etmektedir. Şurası muhakkak ki insan insandır. Âmâ ben Ağuçen Ocağı’ndan bir Aleviyim.”

 

Babasının hayalini gerçekleştirmek için Mersin Astsubay Okulu’na yazılan Mahzuni Şerif köyünden ayrılırken Çeşmi Siyahım eserini yazdı. 1960 Darbesi sırasında Ankara Ordu Donatım Okulu’nda öğrenim gören Mahzuni’nin harita hocası ve okul kurmay başkanı 1980 Darbesi’nin öncü ismi Kenan Evren’di. Askeri okuldaki öğrenciler arası siyasi tartışmaları körüklediği ve kurallara uymadığı gerekçesiyle atılan Mahzuni o günlere dair şunları not etmiş:

 

“İyi ki de kovuldum, çünkü askerliği sevmez olmuştum. Çünkü içinde evrensel güdüler taşıyan ve insanı Kâbe bilen bir gönül, bir sevda, bir aşk adamına eli silahlı meslek ayıptı, en azından uygun değildi.”

 

Mahzuni Şerif Âşık Veysel’in Ankara Melek Sineması’ndaki konserinde Veysel’den önce sahneye çıktı. Mahzuni’nin sahnedeki performansının ardından ayağa kalkan Âşık Veysel çevresindekilere, “Bu gelen Pir Sultan olmalı. Ayakta karşılanmalı” diye söylendi.

 

İlk konser davetini Antep’ten alan Mahzuni Devr-i Mahzuni kitabının yazılmasında da büyük katkısı olan eşi Fatma hanımla orada tanıştı. Fatma hanımı kaçıran ve yıllar sonra ikinci eşi Suna hanımdan ayrılarak Fatma hanımla evlenen Mahzuni ilk kez bu yıllarda cezaevine girdi.

12 Mart askeri müdahalesinin ardından dönemin Başbakanı Nihat Erim’e atfen yazdığı “Erim erim eriyesin” türküsünün ardından gözaltına alındı. İşkence gören, tırnakları sökülen Mahzuni Şerif gözünü Maltepe Cezaevi’nde açtığında karşısında “Türk Sinemasının Çirkin Kralı” Yılmaz Güney vardı. 5 ay mahpusluktan sonra Antep’e, evine dönen Mahzuni, Neşet Ertaş ile yemek yediği sırada evinden iki kişi tarafından gözaltına alındı.

 

Dostluğu yıllar öncesine dayanan Neşet Ertaş ile Mahzuni’nin yolu onlarca konserde kesişti. Birçok sanatçıyla türkülerini paylaşan Mahzuni, İbrahim Tatlıses’e de onlarca türkü verdi. Ahmet Kaya ile de yakın dost olan Mahzuni, Kaya’yı eşiyle Fransa’da ziyaret etti. Ahmet Kaya’nın elleriyle menemen yaptığı Mahzuni evden çıkarken balkondan el sallayan Ahmet Kaya’ya bakıp eşine şunları söyledi: “Ahmet çok hüzünlü. Sanki bana, ‘Beni de al götür Mahzuni Baba’ diyor.” Bu ziyaretten 23 gün sonra Ahmet Kaya kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti.

 

20 bin şiir, 453 plak, 71 kaset ve 11 kitap sahibi Mahzuni Şerif son konseri için Maraşlı hemşehrilerinden konser daveti aldı. Eşi Fatma ve oğlu Ali ile Fransa’ya konsere giden Mahzuni Şerif buradan Almanya’ya geçti. Akrabalarını ziyaret eden Mahzuni rahatsızlandı. 17 Mayıs 2002’de hayatını kaybeden Âşık Mahzuni Şerif binlerin katılımıyla vasiyeti üzerine Hacıbektaş’ta toprağa verildi.

 

 

Saygıyla hürmetle anıyoruz, devri daim devri aşan olsun.

  Bu yazı 6711 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım