Mehmet Ali DEMİR

ÇAR ANASIR BABINDAN VAR OLDUK

Mehmet Ali DEMİR
  02-10-2020 15:02:00

Dört kitapta yoktur bu ilim inan

İlm-i Devriyedir bu bir sırrı kan

Bulup bir mürşid-i kamil ü irfan

Okuyup bu dersi âyâna geldim

Hüsnî (16.yy)

Sabah gün doğmadan önce uyanır Dersimli doğan güneşe bakarak ya Mehemed önce kurda kuşa sonra dağa taşa kapıya komşuya yanında da bana ve çocuklarıma sağlıklı ve bereketli yaşam ver diye yakarır. Çünkü Dersimli bilir ki güneş olmasa yaşam olmaz güneş onun için kutsaldır dünyamızı aydınlatmak için yasamın sürmesi için milyarlarca yıldır yanarak semaha durur güneş bunun için ona minnettardır Dersimli.

Henüz yer gök yaşam canlı yokken, peygamberler tek tanrılı dinler yokken milyarlarca yıl öncesinden bir ışık yanıp semah döndü evrende sonra Hepimizin hikâyesi 13.8 milyar yıl önce çok ufacık bir noktada başladı. Bu başlangıçtan itibaren milyarlarca yıldır durmadan genişleyen, genişledikçe yıldızların ve yıldızların içerisinde yaşamamızı mümkün kılan elementlerin oluştuğu, muazzam süreçlerin gerçekleştiğine inanır Dersimli. Bilir ki o gün bu gündür yanarak yaşamımızın devamını sürdürmemiz için yakar bedenini varlığın birliği için güneş.

Dersimli suyunu kutsar bilir ki su olmasa yaşam olmaz yaşamın kanıdır su onsuz hiçbir canlı olmaz, yaşamdaki ilk canlıya ana olmuş yaratmış doğurmuş. Su her canlı yaşam vermiş onsuz bir yaşam olmaz bilir, can veren sudur, temizleyen paklayan sudur lokmasını yapan canlar alıp suyun başında pay eder birkaç parçasında suyun kenarına kurda kuşa bırakır.

Ağacı kutsar Dersimli ulu, ulu ağaçları onlar karaciğeridir dünyanın onlarsızda yaşam olmaz. O ağaçlar ki sevgiliye yazılan mektubun kâğıdı olur, kışın yüreğimizi ısıtan yakacak, yemeğini yaptığımız ocağın odunu olur. Meyvesini yer, gölgesinde dinlenir, sonra son yolculuğunu da onunla yapar insan oğlu.

Dağları kutsar Dersimli orada yaşanmış mitolojik hikayelere sıkı, sıkı sarılır.  Yad eder çerağını uyandırır medet der, o dağlar ki koynunu açmış saklamıştır zalimin zulmünden ulaşamdığı ulu dağın karşısına (nisange) onu gören temsilini yapar taşları üst üste yığarak çerağ uyandırır çıralık ve lokma bırakır oraya orada geçen bir canın belki ihtiyacı vardır diye.  

 Sevgi’nin inancıyız, Alevilik; her şeyi hakkın bir parçası olarak gören bir anlayıştır. Tüm varlığı bir olarak görür. Vahdeti Mevcut deriz. İnsanların eşitliğini isteyen, doğayı ve evreni korumaya yönelik davranışları bu inançtan kaynaklanmaktadır. Hızır’da kavurga olmuş, kavut olmuş, diş çıkarana hedik olmuştur, ziyarette teberik, bazen iki akarsuyun müsahip olup birleştiği yer gola çetu(hızır  gölü) (Munzur ve Pülümür çaylarının birleştiği yerdedir.)bazen bir ulu çınar olmuş ziyaret, bazen bir çerağ olmuş, nur ola sır ola demişler, rüzgarı bile ‘’haydar haydar’’ diye çağırmış, toprağa bedeni verirken sır demiş, bazen dört anasır’da (ateş ,hava, su, toprak) bulmuş rengini . Hak sevgisi, insanları ve diğer varlıkları sevmeyi gerektirir. Hak sevgisine ulaşmak, kin ve kibirden arınmakla mümkündür. Benliğe lanet demiş atalarımız. Bu arınmaya ‘’ölmeden önce ölmek’’denir. Bu nedenle insanlara ve tabiata yapılan haksızlık, yalan, dolan, fesat, kin, nefret, iftira gibi kötülüklerle mücadele etmek, Alevilerin yaşamdaki amaçları olmalıdır.

Katre idim Ummanlara karıştım

Kaç bulandım kaç duruldum kimbilir

Devre edip alemleri dolaştım

Bir sanata kaç sarıldım kimbilir

Bulut olup ağdığımı bilirim

Boran ile yağdığımı bilirim

Alt anadan doğduğumu bilirim

Kaç ebeden kaç soruldum kimbilir.

Kaç kez gani oldum kaç kere fakir

Kaç kez altın oldum kaç kere bakir

Bilmem ki kaç katip ismimi okur

Kaç defterde kaç dürüldüm kimbilir

Bazı nebat oldum toprakta sürdüm

Bilmem kaç atanın sulbünde durdum

Kaç defa cenneti alaya girdim

Cehenneme kaç sürüldüm kimbilir

Kaç kez alet oldum elde bakıldım

Semadan kaç kere indim çekildim

Balcık olup kerpiç kerpiç döküldüm

Kaç bozuldum kaç kuruldum kimbilir

Dünyayı dolaştım hep kara batak

Görmedim bir karar bilmedim durak

Üstümü kaç örtü bu kara toprak

Kaç serildim kaç dirildim kimbilir

Gufrani’yim tarikatım boş değil

İyi bil ki kara bağrım taş değil

Felek ile hiç hatırım hoş değil

Kaç barıştım kaç darıldım kimbilir

Gûfranî

Aşk ile.

  Bu yazı 15416 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım