CEHALET, KENDİ AKLINI KULLANMADAN BAŞKALARININ SÖYLEDİKLERİNİ MUTLAK DOĞRU SANIP SAVUNMAKTIR!
Mehmet Ali DEMİRBana “21. yüzyılda cehalet nedir?” diye soracak olursanız, size vereceğim cevap çok nettir: Cehalet artık yalnızca okumamak, yazmamak ya da bilgi sahibi olmamak değildir. Asıl cehalet, insanın kendi aklını kullanmaktan vazgeçmesi, kendi yerine başkalarının düşünmesini beklemesi ve başkalarının doğrularını sorgulamadan kendi doğrusu olarak kabul etmesidir.
Bana göre çağımızın en büyük tehlikesi, hiçbir şey bilmeyen insanlar değildir. Çünkü bilmediğinin farkında olan insan öğrenebilir, araştırabilir, kendini geliştirebilir. Asıl tehlike, bilmediği halde bildiğini zanneden, araştırmadığı halde her konuda kesin hükümler veren ve başkalarından duyduğu sözleri tartışılmaz gerçekler gibi savunan insanlardır.
Bugün insanlık, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar bilgiye ulaşma imkanına sahip. Birkaç saniye içinde dünyanın dört bir yanındaki bilimsel araştırmalara, kitaplara, tarihi belgelere, farklı düşüncelere ve uzman görüşlerine ulaşabiliyoruz. Fakat ne yazık ki bilgiye ulaşmanın bu kadar kolaylaştığı bir çağda, düşünme zahmetine katlanmayan insanların sayısı da dikkat çekici bir hale gelmiştir.
Çünkü bazı insanlar için araştırmak yorucudur. Okumak zaman kaybıdır. Sorgulamak gereksizdir. Kendi aklıyla bir sonuca ulaşmak ise fazla zahmetlidir.
Onlar için en kolay yol, bir başkasının söylediğini alıp tekrar etmektir.
Birinden bir söz duyarlar, doğruluğunu araştırmazlar. Bir paylaşım görürler, kaynağını sorgulamazlar. Bir konuşmacıyı dinlerler, anlattıklarının gerçeklerle örtüşüp örtüşmediğine bakmazlar. Bir insanı kendilerine yakın hissederler ve o insanın söylediği her şeyi doğru kabul etmeye başlarlar.
Daha da kötüsü, yalnızca inanmakla kalmazlar; duydukları sözleri başkalarına da kabul ettirmeye çalışırlar.
İşte tehlike tam da burada başlar: İnsan, kendi araştırmadığı bir düşüncenin en ateşli savunucusuna dönüşür.
Bir kitabın kapağını açmamıştır ama o kitabın içeriği hakkında kesin hükümler verir. Bir bilimsel araştırmayı okumamıştır ama bilim insanlarının neyi doğru, neyi yanlış söylediğini anlatmaya kalkar. Tarihi araştırmamıştır ama tarih hakkında tartışılmaz doğrular ortaya koyar. Bir olayın bütün yönlerini öğrenmemiştir ama kimin haklı, kimin haksız olduğuna çoktan karar vermiştir.
Üstelik bunları öyle büyük bir özgüvenle yapar ki, karşısındaki insan bazen onun gerçekten bilgi sahibi olduğunu düşünebilir.
Oysa ortada bilgi değil, yalnızca tekrar vardır.
Düşünce değil, ezber vardır.
Araştırma değil, kulaktan dolma sözler vardır.
Hakikati arama çabası değil, başkasından ödünç alınmış bir kesinlik vardır.
Başkasının düşüncesini kendi aklı sanmak
İnsanın başkalarından öğrenmesinde hiçbir yanlışlık yoktur. Zaten medeniyet, insanların birbirlerinin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmasıyla gelişmiştir. Bilim insanlarını dinlemek, uzmanlara danışmak, kitaplardan öğrenmek, farklı görüşleri incelemek insanı geliştirir.
Ancak öğrenmek başka şeydir, düşünme sorumluluğunu tamamen başkasına teslim etmek başka şeydir.
Bir düşünceyi anlamakla onu körü körüne savunmak aynı şey değildir.
Bir uzmanın bilgisine güvenmekle, herhangi bir kişinin her sözünü sorgulanamaz kabul etmek de aynı şey değildir.
Asıl mesele, insanın duyduğu bilgiyi değerlendirebilmesi, kaynağını araştırabilmesi, farklı kanıtları karşılaştırabilmesi ve gerektiğinde kendi düşüncesini değiştirebilecek zihinsel olgunluğa sahip olmasıdır.
Çünkü başkasının aklıyla yaşayan insan, bir süre sonra kendi düşüncelerinin nerede bittiğini, kendisine öğretilen düşüncelerin nerede başladığını bile ayırt edemez.
Kendi fikri olduğunu sandığı şey, belki de yıllardır tekrar ettiği bir başkasının cümlesidir.
Kendi doğrusu olduğunu düşündüğü şey, belki de hiç araştırmadığı bir iddiadır.
Kendi inancı olarak savunduğu görüş, belki de yalnızca içinde bulunduğu çevrenin kendisine benimsettiği bir kabuldür.
Ve insan bu durumun farkında değilse, kendisini özgürce düşünen biri olarak görürken aslında düşüncelerinin başkaları tarafından yönlendirilmesine açık hale gelir.
Bilgisizlikten daha tehlikeli olan, bilgisizliğin özgüvenidir
Bence günümüzün en büyük sorunlarından biri de budur.
İnsanların her şeyi bilmemesi son derece doğaldır. Hiç kimse her konuda uzman olamaz. Hepimizin bilmediği, anlamadığı, öğrenmeye ihtiyaç duyduğu konular vardır.
Fakat insanın “Bilmiyorum” diyebilmesi bir erdemdir.
“Bu konuyu araştırmam gerekiyor” diyebilmesi bir olgunluktur.
“Belki yanılıyorum” diyebilmesi ise düşünsel cesarettir.
Ne yazık ki bazı insanlar için yanılma ihtimalini kabul etmek, neredeyse bir yenilgi anlamına gelir.
Bu nedenle bilmedikleri konuda bile susmak istemezler. Bir tartışmada gerçeğe ulaşmaktan çok haklı çıkmayı önemserler. Karşılarına kanıt konulduğunda kanıtı incelemek yerine onu sunan kişiye saldırırlar. Kendi düşüncelerine aykırı bir bilgiyle karşılaştıklarında ise merak etmek yerine öfkelenirler.
Çünkü onlar için mesele gerçeğin ne olduğu değildir.
Mesele, inandıkları şeyin doğru çıkmasıdır.
Böyle bir anlayışta bilgi gelişmez, düşünce ilerlemez, insan kendisini yenileyemez.
Cehaletin en tehlikeli hali, insanın bilmediğinin farkında olmaması ve kendi bilgisizliğini mutlak bir doğru gibi başkalarına dayatmasıdır.
Sosyal medya çağında cehaletin yayılma hızı
Eskiden yanlış bir bilginin geniş kitlelere ulaşması zaman alırdı. Bugün ise birkaç saniye yeterli.
Bir kişi hiçbir araştırma yapmadan bir iddia ortaya atabiliyor. Başka biri bu iddiayı doğrulamadan paylaşabiliyor. Binlerce insan aynı sözü tekrar edebiliyor. Bir süre sonra da o söz, yalnızca çok fazla tekrar edildiği için gerçekmiş gibi algılanabiliyor.
Oysa bir yalanın binlerce kişi tarafından söylenmesi, onu doğru yapmaz.
Bir düşüncenin milyonlarca kişi tarafından paylaşılması, onun bilimsel bir gerçek olduğunu göstermez.
Bir insanın çok takipçisinin olması, her konuda bilgili olduğu anlamına gelmez.
Ve bir görüşün yüksek sesle savunulması, onun doğru olduğunun kanıtı değildir.
Bugün en büyük yanılgılarımızdan biri, popülerlikle doğruluğu birbirine karıştırmaktır.
Bir sözün ne kadar yayıldığına bakıyoruz ama nereden çıktığını sormuyoruz. Kimin söylediğine önem veriyoruz ama hangi kanıta dayandığını incelemiyoruz. Bize hoş gelen düşünceleri kolayca kabul ediyor, bizi rahatsız eden gerçekleri ise görmezden gelmeye çalışıyoruz.
Böylece bilgi çağında yaşamamıza rağmen, yanlış bilgilerin ve düşünsel tembelliğin etkisi altında kalabiliyoruz.
Sorgulamayan insan, kolay yönlendirilen insandır
Kendi aklını kullanmayan insan yalnızca kendisine zarar vermez. Toplumun düşünce yapısını da etkileyebilir.
Çünkü sorgulamadan inanan insan, başkalarının yönlendirmesine daha açık hâle gelir.
Ona kimin iyi, kimin kötü olduğu söylenir; inanır.
Kime güvenmesi, kimden nefret etmesi gerektiği anlatılır; kabul eder.
Hangi düşüncenin doğru, hangisinin yanlış olduğu önceden belirlenir; araştırmadan savunur.
Zamanla kendi kararlarını verdiğini düşünür ama aslında kararlarının önemli bir bölümünü başkalarının oluşturduğu kanaatler üzerinden şekillendirir.
Bu durum yalnızca bireysel bir sorun değildir. Toplumsal sonuçları da vardır.
Çünkü sorgulama kültürünün zayıfladığı toplumlarda yanlış bilgiler daha kolay yayılır, önyargılar güçlenir, farklı düşüncelere tahammül azalır ve insanlar birbirlerini anlamak yerine birbirlerine kendi doğrularını dayatmaya başlar.
Böyle toplumlarda haklı olan değil, en çok bağıran duyulabilir. Bilgili olan değil, en fazla taraftar toplayan etkili olabilir. Gerçeği araştıran değil, kalabalıkların duymak istediğini söyleyen öne çıkabilir.
İşte bu nedenle cehalet yalnızca bir eğitim meselesi değildir. Aynı zamanda bir düşünme, sorgulama, sorumluluk ve karakter meselesidir.
Diploma sahibi olmak, cehaletten kurtulmak değildir
Burada önemli bir noktayı da özellikle vurgulamak isterim.
Cehaleti yalnızca okul okumamış insanlarla ilişkilendirmek büyük bir yanlıştır.
Bir insanın diploması olmayabilir ama araştırmayı, dinlemeyi, sorgulamayı ve öğrenmeyi hayatının merkezine koymuş olabilir.
Buna karşılık bir insanın birçok diploması olabilir ama kendi düşüncelerini sorgulamıyor, farklı görüşlere kapalı kalıyor ve sahip olduğu bilgiyi tartışılmaz bir üstünlük aracı olarak kullanıyorsa düşünsel açıdan ciddi eksiklikler taşıyabilir.
Çünkü eğitim yalnızca bilgi ezberlemek değildir.
Eğitim, insanın düşünmeyi öğrenmesidir.
Eğitim, duyduğu her şeye inanmamak, inandığı her şeyi de başkalarına zorla kabul ettirmemektir.
Eğitim, kanıtla söylentiyi, bilgiyle kanaati, gerçeklikle varsayımı birbirinden ayırabilmektir.
Gerçek anlamda eğitimli insan, ne kadar çok şey öğrendiğini gördükçe bilmediği ne kadar çok şey olduğunu da fark eder.
Bu yüzden bilgili insanın en önemli özelliklerinden biri, gerektiğinde kendi yanlışını kabul edebilmesidir.
Gerçek cehalet, öğrenmeyi reddetmektir
Bana göre insanın bilmemesi ayıp değildir. Bilmediğini öğrenmek istememesi, araştırmadan hüküm vermesi ve kendi bilgisizliğini başkalarına doğru diye sunması asıl sorundur.
Çünkü insan her yaşta öğrenebilir.
Bugün yanlış bildiği bir şeyi yarın düzeltebilir.
Yıllarca savunduğu bir düşüncenin hatalı olduğunu fark edebilir.
Yeni bilgilerle karşılaştığında bakış açısını değiştirebilir.
Bunların hiçbiri insanı küçültmez. Aksine, insanın düşünsel olarak geliştiğini gösterir.
Asıl zayıflık, bütün kanıtlara rağmen yanlışa tutunmaktır.
Asıl sorun, gerçeği öğrenmek yerine kendi inancını korumak uğruna gerçeği reddetmektir.
Asıl tehlike ise hiçbir araştırma yapmadan, hiçbir sorumluluk hissetmeden, başkasından duyduğu sözleri toplumun önüne kesin doğrular olarak koymaktır.
Çünkü yanlış bilgi yalnızca yanlış bir düşünce üretmez. Bazen insanların hayatlarını, ilişkilerini, kararlarını ve geleceğini de etkiler.
Bu nedenle insanın konuştuğu sözün, paylaştığı bilginin ve savunduğu düşüncenin sorumluluğunu taşıması gerekir.
Son söz: 21. yüzyılın cehaleti, aklını başkasına teslim etmektir
Benim gözümde 21. yüzyılın cahili, yalnızca kitap okumayan insan değildir.
21. yüzyılın cahili; araştırma imkanı olduğu halde araştırmayan, öğrenme fırsatı olduğu hâlde öğrenmeyen, düşünme yeteneği olduğu halde kendi yerine başkalarının düşünmesini tercih eden insandır.
Duyduğu her sözü gerçek sanan, okuduğu her paylaşımı bilgi kabul eden, sevdiği veya güvendiği bir insanın her söylediğini tartışılmaz doğru sayan kişidir.
Kendi düşüncesini oluşturmak için emek vermeyen ama başkasından aldığı düşünceyi savunmak için saatlerce tartışabilen kişidir.
Bir konuyu bilmeden uzman gibi konuşan, araştırmadan hüküm veren, kanıt görmeden suçlayan, farklı görüşleri dinlemeden reddeden ve bütün bunları yaparken kendisini mutlak haklı gören kişidir.
Benim asıl tehlikeli bulduğum zihniyet budur.
Çünkü bilmediğini bilen insana bir şey öğretebilirsiniz. Merak eden insanla konuşabilirsiniz. Yanıldığını kabul edebilen insanla ortak bir gerçeğe ulaşabilirsiniz.
Ama hiçbir şey araştırmadan her şeyi bildiğine inanan bir insanla gerçeği konuşmak çok daha zordur.
Onun için tartışma, öğrenmenin değil üstün gelmenin aracıdır. Kanıt, üzerinde düşünülmesi gereken bir bilgi değil, kendi inancına yönelik bir tehdit olabilir.
Ve böyle bir zihniyet yaygınlaştığında yalnızca bireyler değil, toplumun düşünme ve sağlıklı karar verme kapasitesi de zarar görür.
Unutmayalım: Bir insanın kendi aklıyla düşünmesi, her şeyi tek başına bilmesi demek değildir. Kime, neden ve hangi kanıta dayanarak inandığını sorgulayabilmesi demektir.
İnsan başkalarından öğrenmelidir ama kendi muhakemesinden vazgeçmemelidir.
Dinlemelidir ama duyduğu her şeye inanmamalıdır.
Okumalıdır ama okuduğu her cümleyi sorgusuz kabul etmemelidir.
Araştırmalıdır ama yalnızca kendi düşüncesini doğrulayan bilgileri aramamalıdır.
Ve en önemlisi, doğruyu gerçekten arıyorsa gerektiğinde kendi yanlışlarıyla yüzleşebilmelidir.
Çünkü insanı cehaletten kurtaran şey yalnızca bilgiye sahip olmak değil, bilgiye nasıl ulaşacağını, onu nasıl sorgulayacağını ve doğruyla yanlışı nasıl ayırt edeceğini bilmektir.
21. yüzyılın en büyük cehaleti, bilgiye ulaşamamak değil, bilgiye ulaşabilecek durumdayken araştırmayı reddetmektir.
En büyük düşünsel esaret ise insanın kendi aklını kullanmak yerine, başkalarının kendisi için düşünmesine razı olmasıdır.
Ve bence bir toplum için en büyük tehlike, insanların her şeyi bilmemesi değil; hiçbir şeyi yeterince araştırmadan, her şeyi bildiklerine inanmaya başlamalarıdır.
Çünkü cehalet, bilmemekle başlar diye düşünülür. Oysa en tehlikeli haline, insan artık öğrenmeye ihtiyacı olmadığını düşündüğünde ulaşır.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- TÜRKİYE KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAK
- Gericilik, Alevilik ve Bilim
- Toplama Kamplarının Bulunduğu Bir Kıtada Hitler Özlemi
- BİRLİK, FARKLILIKLARLA ORTAK MÜCADELEDİR
- Almanya’da Hitler Özlemi Yeniden mi Canlanıyor?
- Saygı İle Kutsallaştırma Arasında: Kızılbaş Yolunda Eleştirel Aklın Zorunluluğu
- Demirtaş’tan Yeni Sürece Örtülü Eleştiri Mi? Mektuptaki MGK, Adalet ve İrade Mesajları
- Bilimin Işığında Kızılbaşlık Geçmişe Saygı ve Hakikate Bağlılıktır
- Pir Bektaş Veli’yi Anmak Değil, Anlamak
- Cemaatler Zenginleşirken Halk Yoksullaştı
- Mekke Paktı Kimin Projesi?
- HÜDA PAR'ın Gülistan Kılıç Koçyiğit'i Hedef Göstermesi
BİZİ TAKİP EDİN
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR
PUAN DURUMU
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 6 | 19 |
| 2 | Amed | 8 | 5 | 2 | 1 | - | - | 9 | 17 |
| 3 | Fenerbahçe | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 16 | 16 |
| 4 | Beşiktaş | 7 | 5 | 0 | 2 | - | - | 8 | 15 |
| 5 | Trabzonspor | 7 | 4 | 1 | 2 | - | - | 11 | 13 |
| 6 | Çorum FK | 8 | 4 | 1 | 3 | - | - | 5 | 13 |
| 7 | Kasımpaşa | 8 | 3 | 4 | 1 | - | - | 3 | 13 |
| 8 | Kocaelispor | 8 | 4 | 0 | 4 | - | - | 1 | 12 |
| 9 | Alanyaspor | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | -1 | 12 |
| 10 | Erzurumspor FK | 8 | 3 | 2 | 3 | - | - | -6 | 11 |
| 11 | Rizespor | 8 | 3 | 1 | 4 | - | - | -3 | 10 |
| 12 | Göztepe | 8 | 2 | 3 | 3 | - | - | 1 | 9 |
| 13 | Başakşehir | 7 | 2 | 2 | 3 | - | - | -1 | 8 |
| 14 | Gaziantep FK | 7 | 2 | 2 | 3 | - | - | -3 | 8 |
| 15 | Gençlerbirliği S.K. | 8 | 2 | 2 | 4 | - | - | -9 | 8 |
| 16 | Konyaspor | 8 | 1 | 2 | 5 | - | - | -5 | 5 |
| 17 | Samsunspor | 8 | 1 | 1 | 6 | - | - | -12 | 4 |
| 18 | Eyüpspor | 8 | 1 | 0 | 7 | - | - | -20 | 3 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 16 Ekim, Cuma | Çorum FK | 2-1 | Rizespor |
| Dün | Erzurumspor FK | 2-0 | Eyüpspor |
| Dün | Gençlerbirliği S.K. | 0-1 | Galatasaray |
| Dün | Amed | 1-0 | Konyaspor |
| Dün | Fenerbahçe | 3-0 | Alanyaspor |
| Bugün | Kocaelispor | 16:00 | Göztepe |
| Bugün | Kasımpaşa | 4-1 | Samsunspor |
| Bugün | Başakşehir | 19:00 | Gaziantep FK |
| 19 Ekim, Pazartesi | Trabzonspor | 20:00 | Beşiktaş |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kayserispor | 10 | 8 | 1 | 1 | - | - | 17 | 25 |
| 2 | Iğdır FK | 11 | 7 | 2 | 2 | - | - | 7 | 23 |
| 3 | Bursaspor | 10 | 7 | 1 | 2 | - | - | 11 | 22 |
| 4 | Batman Petrolspor | 10 | 6 | 1 | 3 | - | - | 3 | 19 |
| 5 | Mardin 1969 | 10 | 5 | 3 | 2 | - | - | 6 | 18 |
| 6 | Keçiörengücü | 10 | 4 | 5 | 1 | - | - | 9 | 17 |
| 7 | Sarıyer | 11 | 4 | 4 | 3 | - | - | -1 | 16 |
| 8 | Antalyaspor | 10 | 5 | 0 | 5 | - | - | -2 | 15 |
| 9 | Bandırmaspor | 11 | 3 | 5 | 3 | - | - | 8 | 14 |
| 10 | Bodrum FK | 11 | 3 | 5 | 3 | - | - | 3 | 14 |
| 11 | Sivasspor | 11 | 2 | 7 | 2 | - | - | 1 | 13 |
| 12 | Fatih Karagümrük | 10 | 3 | 4 | 3 | - | - | 0 | 13 |
| 13 | Muğlaspor | 10 | 2 | 6 | 2 | - | - | -2 | 12 |
| 14 | Manisa F.K. | 10 | 2 | 4 | 4 | - | - | -1 | 10 |
| 15 | Pendikspor | 10 | 2 | 4 | 4 | - | - | -7 | 10 |
| 16 | Esenler Erokspor | 10 | 1 | 6 | 3 | - | - | -5 | 9 |
| 17 | Ümraniyespor | 9 | 1 | 4 | 4 | - | - | -3 | 7 |
| 18 | Vanspor FK | 10 | 2 | 3 | 5 | - | - | -10 | 7 |
| 19 | İstanbulspor | 10 | 1 | 2 | 7 | - | - | -15 | 5 |
| 20 | Boluspor | 10 | 0 | 1 | 9 | - | - | -19 | 1 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Dün | Sivasspor | 1-1 | Sarıyer |
| Dün | Bodrum FK | 2-1 | Bandırmaspor |
| Bugün | İstanbulspor | 19:00 | Antalyaspor |
| Bugün | Iğdır FK | 1-0 | Boluspor |
| Bugün | Kayserispor | 2-2 | Batman Petrolspor |
| Bugün | Vanspor FK | 0-2 | Ümraniyespor |
| 19 Ekim, Pazartesi | Fatih Karagümrük | 17:00 | Keçiörengücü |
| 19 Ekim, Pazartesi | Manisa F.K. | 17:00 | Muğlaspor |
| 19 Ekim, Pazartesi | Bursaspor | 20:00 | Pendikspor |
| 19 Ekim, Pazartesi | Esenler Erokspor | 20:00 | Mardin 1969 |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Elazığspor | 7 | 5 | 1 | 1 | - | - | 14 | 16 |
| 2 | Muş Sport Klübü | 6 | 5 | 1 | 0 | - | - | 9 | 16 |
| 3 | Güzide Gebzespor | 7 | 4 | 3 | 0 | - | - | 5 | 15 |
| 4 | Aliağa FAŞ | 6 | 5 | 0 | 1 | - | - | 4 | 15 |
| 5 | Çorluspor 1947 | 7 | 4 | 1 | 2 | - | - | 6 | 13 |
| 6 | İnegöl Kafkas Gençlik | 7 | 4 | 1 | 2 | - | - | 4 | 13 |
| 7 | Şanlıurfaspor | 7 | 3 | 3 | 1 | - | - | 3 | 12 |
| 8 | Isparta 32 Spor | 7 | 3 | 2 | 2 | - | - | 1 | 11 |
| 9 | 68 Aksaray Belediyespor | 7 | 2 | 3 | 2 | - | - | 3 | 9 |
| 10 | Menemen FK | 7 | 3 | 0 | 4 | - | - | -2 | 9 |
| 11 | Erbaaspor | 7 | 2 | 1 | 4 | - | - | -1 | 7 |
| 12 | Somaspor | 5 | 2 | 1 | 2 | - | - | -2 | 7 |
| 13 | Ankaraspor | 6 | 2 | 0 | 4 | - | - | -4 | 6 |
| 14 | Kastamonuspor | 7 | 2 | 1 | 4 | - | - | -10 | 4 |
| 15 | Sebat Gençlikspor | 6 | 0 | 2 | 4 | - | - | -5 | 2 |
| 16 | Arnavutköy Belediyespor | 7 | 0 | 0 | 7 | - | - | -13 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Dün | Elazığspor | 3-0 | Arnavutköy Belediyespor |
| Dün | Menemen FK | 0-1 | Güzide Gebzespor |
| Dün | Şanlıurfaspor | 4-2 | Hatayspor |
| Bugün | Kastamonuspor | 2-2 | Isparta 32 Spor |
| 68 Aksaray Belediyespor | Erbaaspor | 0-1 | Çorluspor 1947 |
| 68 Aksaray Belediyespor | İnegöl Kafkas Gençlik | 2-1 | Sebat Gençlikspor |
| 68 Aksaray Belediyespor | Muş Sport Klübü | 19:00 | Ankaraspor |
| 68 Aksaray Belediyespor | Somaspor | 19:00 | Aliağa FAŞ |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yeşilyurt Belediyespor | 7 | 6 | 1 | 0 | - | - | 23 | 19 |
| 2 | Karaköprü Belediyespor | 7 | 6 | 0 | 1 | - | - | 10 | 18 |
| 3 | Kırşehir Belediyespor | 7 | 5 | 1 | 1 | - | - | 17 | 16 |
| 4 | Bitlis Özgüzelderespor | 7 | 5 | 1 | 1 | - | - | 12 | 16 |
| 5 | Talasgücü Belediyespor | 6 | 5 | 1 | 0 | - | - | 10 | 16 |
| 6 | Mazıdağı Fosfatspor | 7 | 4 | 3 | 0 | - | - | 9 | 15 |
| 7 | Niğde Belediyesispor | 7 | 5 | 0 | 2 | - | - | 8 | 15 |
| 8 | Kırıkkale Büyük Anadolu | 7 | 3 | 1 | 3 | - | - | 1 | 10 |
| 9 | Adana Adaletgucu | 7 | 3 | 0 | 4 | - | - | -2 | 9 |
| 10 | Yeni Mersin Idmanyurdu | 7 | 3 | 0 | 4 | - | - | -2 | 9 |
| 11 | Osmaniyespor | 7 | 3 | 0 | 4 | - | - | -4 | 9 |
| 12 | Ağrı 1970 | 7 | 2 | 2 | 3 | - | - | -2 | 8 |
| 13 | Silifke Belediyespor | 7 | 2 | 1 | 4 | - | - | -4 | 7 |
| 14 | Karaman FK | 7 | 2 | 0 | 5 | - | - | -10 | 6 |
| 15 | Yozgat Bld Bozokspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -15 | 4 |
| 16 | Diyarbekirspor | 7 | 0 | 1 | 6 | - | - | -8 | 1 |
| 17 | Yeni Malatyaspor | 7 | 0 | 1 | 6 | - | - | -18 | 1 |
| 18 | Adanaspor | 7 | 0 | 0 | 7 | - | - | -25 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Dün | Bitlis Özgüzelderespor | 1-1 | Yeşilyurt Belediyespor |
| Dün | Adanaspor | 0-3 | Yeni Mersin Idmanyurdu |
| Dün | Silifke Belediyespor | 1-2 | Karaköprü Belediyespor |
| Dün | Yeni Malatyaspor | 14:00 | Mazıdağı Fosfatspor |
| Bugün | Ağrı 1970 | 0-2 | Kırıkkale Büyük Anadolu |
| Bugün | Kırşehir Belediyespor | 4-2 | Niğde Belediyesispor |
| Bugün | Karaman FK | 0-1 | Adana Adaletgucu |
| Bugün | Osmaniyespor | 1-0 | Diyarbekirspor |
| Bugün | Yozgat Bld Bozokspor | 19:00 | Talasgücü Belediyespor |






