Mehmet Ali DEMİR

CEMEVLERİ İBADETHANE Mİ?

Mehmet Ali DEMİR
  04-12-2022 23:54:00

İbadet nedir ve neden yapılır?

İbadet, genel anlamıyla bir tanrı için yapılan toplam eylemlerin ortak adıdır. Bu çeşitli dini inanışların anlayışına göre ritüel olarak değişim gösterir.

İslam anlayışına göre ibadet,Tanrıya “boyun eğmek, itaat etmek, tevazu göstermek, kulluk etmek, ilah edinmek” manasına gelir.

Peki Kızılbaş Alevi inancında tanrı inancı nasıldır?

Boyun eğmek, itaat etmek, tevazu göstermek, kulluk etmek var mı? Kızılbaş Alevilerin tanrı inancı var mı? Biz her şeye sahip, her şeyi gören, bilen, tüm evrene hükmeden, bizleri yaratan, alın yazımızı yazan bir tanrıya inanır mıyız?

Bu konuda Daimi Baba diyor ki;

 

İnsan hakta hak insanda

Arıyorsan bak insanda

Hiç eksiklik yok insanda

(Çok marifet var insanda)

Madem ki ben bir insanım

Daimi Baba'nın yukarıdaki dizeleri bize neyi anlatıyor? Hakkın insanda olduğunu, aranan tüm güzelliğin insanda olduğunu, bunun için insanın kendindeki güzelliği keşfetmesi gerektiği değil mi?

Tevrat’ı yazabilirim

İncil’i dizebilirim

Kuran’ı sezebilirim

Madem ki ben bir insanım

Burada kutsal denilen kitapların doğaüstü güçlerinin olmadığının, bunların hepsinin bir insan yazması olduğu belirtiyor.

Peki cemevleri ibadet mekanlarımız ise ibadeti bizler kimler için ve neden yaparız?

Alevilikteki cem törenlerinden anlaşılması gereken toplumsal bir buluşma değil mi?

Cem odaları pir ve taliplerin rızalık ile toplandığı yerler değil mi?

Buralarda sorunların tartışıldığı çözüme kavuşturulduğu, arınma ve durulmanın sağlandığı, toplumsal görevlerin yerine getirildiği hak meydanları değil mi?

Peki nedir arılıp durulmak?

Cemde buluşanlar muhabbet içinde olur, küskünler dargınlar barıştırılır. Adalet toplumsal vicdanda temsile kavuşturularak barış sağlanır. Varsa bir eksik gedik dile getirilir ve çözüme kavuşturulur.

Örneğin; görgü cemi olarak yılda bir defa yapılan cemlerde kişi o topluluk huzurunda kendini görünür kılarak doğrusuyla, yanlışıyla, olumlu ve olumsuzluklarıyla kendini ortaya koyar. Topluluk ona eleştirisini yaparken, kişi de samimi bir şekilde öz eleştirisini verir.

Canın önce kendisiyle hesaplaşması sağlanır, yani her can toplumundan olduğu kadar kendinden de sorumludur. Kendi bedeninden de sorumludur. İnsanın yaptığı yanlışların hesabı topluluğun huzurunda iç sorgulamayla verilir. Toplumun bilmediği hata ve yanlışlar pirin huzurunda dile getirilir, arınıp durulur. Öyle ya bazı hatalarımızı sadece biz biliriz, toplum bunları bilmez, derler ya; Vücudun kaşındığı yeri sadece senin ellerin bilir. diye, işte ondandır kendinden hesaplaşması. Toplum o canın varsa hata, kusuru orada cezasını verir, ahirete bırakılmaz çünkü Alevilerde ahiret anlayışı yoktur. Oysa tek tanrılı dinlerde kişi kuldur, onun günah ve sevapları tanrı tarafında yazılır ve öldükten sonra yalnızca tanrıya hesap verir.

Biz ise hesabı, hak meydanında cümle canlara veririz. Biz dostun gül cemalini hak biliriz, o meydanda dile gelir, arınır, duruluruz. Hesap verdiğimiz makam halktır. Bizde ulu yaradana ibadet yoktur, bizim ibadetimiz muhabbettir.

Alevilikte insan hak yolunda hakikate eriştiğinde yani insani kâmil mertebesine geldiğinde hakk ile hak olur. Hak insanın özüdür. Hakikate ulaşmakta insanın kendinde taşıdığı öz kaynağı ile birlemesidir.

Sözün özü; bizde yakınma, yalvarma, öteki dünyaya yatırım için ibadet yoktur.

Bizde ibadet muhabbettir.

Pir katında toplumsal barış sağlandıktan sanra dem alır, "Gerçeğin demine hü! deriz.

Aşk ile…

  Bu yazı 7412 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım