Çok bilmişlik taslamak önlenmez bir hastalıktır
Mehmet Ali DEMİRİnsan kendisine yapılmasını istemediği bir tavrı, başkalarına da yapmamalıdır.
Kendisinin çok Akıllı ve bilgili olduğunu düşünerek başkalarına bunlar cahil bir şey bilmez diyen, insanlara ne dendiğini bilirsiniz. Özellikle kendini böyle zanneden ve bilmişlik taslayan kişilere karşı söylenecek çok söz vardır; ben bunları burdan dile getirmek istemiyorum.
İnsanlar düşüncelerini okuduklarını anladıklarını paylaşır bu kişinin konuya hangi gözden baktığına bağlı. Bilmişlik taslayan insanlar bilmiş insan, edası ile itici olduğunun farkına değildir, ama bilinmesi gereken topluma verdiğin değer kadar saygı alır.
Bu tür hasta insanlar çok okuduğunu çok şey yaşadığını toplumda ‘her şeyi en iyi kendisinin bildiğini düşünerek hemen her konuda söz söyler ve insanlara bilgiçlik taslar kendi dışındaki insanları cahil olarak adlandırır. Her konuda mutlak bir sözü var ve doğru olanda odur, konuşurkende bilmem şu büyüğüm böyle demişti der sanki ona bunu anlatan büyükleri mutlak doğruyu söylemiş gibi davranır.
Bu tür insanlar, dünya yalnızca kendi etraflarında dönüyormuşçasına kendilerini önemli görürler. Bunlar her olayın merkezinde kendilerinin olduğunu sanırlar. onlar olmasa, o konuşmasa, o fikir vermese, insanların pek çok önemli bilgiden mahrum kalacaklarına inanırlar bak ben böyle demiştim der sürekli ben, ben,oysa gerçekler böyle değildir kimsenin doğrusu mutlak doğru değildir.
Vardır ya kız bakar aynaya derki ayna, ayna güzel ayna hadi söyle bana diyen başlayan hikâye, işte bu inansalar bu şekildir ayna konuşmaz biliriz bunlarda gösterdikleri bu davranış şekline rağmen, çevrelerindeki insanlar tarafından söylemlerine büyük önem verildiğini sanırlar. Konuşmalarının herkes tarafından çok beğenildiğine, fikirlerinin çok önemsendiğine ve çevrelerindeki insanların onlardan gelecek olan bilgilendirmelere çok ihtiyaç duyduklarını zannederler.
Bilinmesi gerekir ki ortada zannettikleri gibi bir durum hiç yoktur. Hatta sempatiklik bir yana, bilmiş bir ruh hali, o kişi üzerinde çok ciddi şekilde bir iticilik meydana getirir. Söyledikleri gerçekten çok doğru olsa, gerçekten ihtiyaç olan bir konuyu ya da detayı gündeme getirse dahi, insanlar onun bu katılımından rahatsızlık duyarlar.
Bence bu durumlarda kişinin yapması gereken, kendisi olmasa da dünyanın döndüğünü, olayların akıp gittiğini hiç unutmamasıdır. O olmasa da konular halledilecek, o olmasa da insanlar güzel fikirler sunarak konuları çözüme kavuşturacaklardır. Bilmesi gereken şudur Herşey ‘o var olduğu için’ mükemmel işlemiyor bunun bilincinde varması lazım.
Sevgilerimle.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası















