DERSİM KATLİAMI, RESMİ İDEOLOJİ VE AYDINLARIMIZ
Mehmet Ali DEMİRDersim Katliamı, Türkiye'nin sözde modern tarihine derin bir iz bırakan, acılar dolu bir katliamdır. Bu katliam, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kara bir leke olarak yerini almıştır. Bu konuda onlarca Dersimli yazar ve araştırmacı, bu katliamı incelerken kimisi resmi ideoloji kalemşörlüğünü yaparak dönemin yöneticilerini aklama peşine düşmüştür. Dersim halkının o dönem yaşadığı acıları dile getirip sorumlulardan hesap sormak yerine süreç içinde asimilasyon olmuş bu kişiler bu katliamın emrini veren Mustafa Kemal’i aklama peşine düşmüşleri çok acıdır. Bunlar sayıca az görünse de azımsanmayacak kadar ver ne yazık ki.
Dersim Katliamı'nın sadece bir tesadüf olmadığı, aksine devletin bilinçli bir politikası olduğu konusunda genel bir konsensüs vardır. 1937 yılında, dönemin Türk devleti, bölgedeki inançsal ve kimliksel özerk yapıyı sonlandırmak ve bölgeyi Türkleştirmek amacıyla bir askeri operasyon başlatmıştır. Binlerce insanın öldürülmesi ve binlercesinin sürgüne gönderilmesiyle sonuçlanan bu operasyon, Türkiye'nin resmi ideolojisinin bir parçası olan Sunileştirme ve Türkleştirme politikasının acı bir örneğidir.
Devlet, katliamı meşrulaştırmak için onlarca yalanlara başvurmuştur, ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki, asıl amaçları çıban başı olarak gördükleri bu bölgenin özerk yapısını sonlandırmak ve oradaki bu yapıyı bitirmektir. Bu yalanlar, Türkiye'nin resmi tarih tezlerinin Kızılbaş, Alevi Kürt halkına karşı kullanılmasının bir parçasıdır. İçimizde bu resmî ideolojiyi savunan sözde yazar ve aydınlarımız, devletin yalanlarla örülü bu ideolojisini görmezden gelerek resmi ideoloji savunuculuğunu yapmaktan öte gidememişlerdir.
Ancak gerçek tarih yazarlarımız bu yalanlara karşı mücadele etmektedir. Gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için mücadelelerini sürdürmektedir. Bu mücadele, Dersimli Kürt Alevilerin varlığını ve özgürlüğünü savunma adına büyük bir öneme sahiptir.
Dersim Katliamının etkileri günümüzde halen en derin bir şekilde hissedilmektedir. Ancak bu katliam büyük acılar bıraksa da amacına ulaşmamış genelde Dersim halkının dayanışma ve direniş ruhunu daha da güçlendirdiğinde bir gerçektir. Bu konuda resmi İdeolojinin yapabileceği tek şey vardır: resmi arşivleri açarak tam olarak kaç kişinin katledildiğini, kimlerin nereye sürüldüğünü, başta Seyit Rıza ve yoldaşları olmak üzere mezar yerlerini açıklaması ve toplu mezar yerlerini açıklaması olacaktır. Bir Dersimliler olarak gerçeklerin gün yüzüne çıkması için mücadeleye devam edeceğiz ve bunu gelecek nesillere devireceğiz.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















