Mehmet Ali DEMİR

Evrilen Alevilik: Köylerin Saf İnancından Şehirlerin Rant Mücadelesine

Mehmet Ali DEMİR
  21-10-2024 22:17:00

Alevilik, yüzyıllar boyunca köylerde saf, sade ve temiz bir şekilde yaşatılan bir yol ve yaşam biçimiydi. Alevi toplumu, yönetim erklerinden uzak, zor coğrafyalarda ve zorlu yaşam koşulları altında, sadece kendilerine yetecek kadar üretir ve bu üretimle yaşamlarını sürdürürdü. Bu sade ve kendine yeten yaşam tarzı, Aleviliği dış etkenlerden korudu, bu da yolumuzun saf bir şekilde korunmasını sağladı. Ancak Alevilerin şehirlere göç etmesi ve özellikle Avrupa’ya yerleşmeleriyle birlikte, Alevilik de bir dönüşüm sürecine girdi. Bu süreçte, Aleviliğin özü olan saf ve temiz yapı, yerini zamanla çıkar çatışmaları, rant mücadeleleri ve koltuk kavgalarına bırakmaya başladı.

Alevilerin Şehirlere ve Avrupa’ya Göçü

Kırsal bölgelerde yaşanan Alevi topluluklar, zamanla büyük şehirlere göç etmeye başladı. 1990’ların başında Türkiye’de meydana gelen siyasi ve toplumsal olaylar, özellikle de 1993 yılında gerçekleşen Sivas Katliamı, Alevi kimliğinin daha görünür hale gelmesine yol açtı. Bu katliam, Alevi toplumunu hem Türkiye içinde hem de yurtdışında bir araya getiren önemli bir dönüm noktası oldu.
Sivas Katliamı sonrasında Aleviler, şehirlerde ve Avrupa’da cemevleri kurmaya başladı. Daha önce köy dernekleri altında sürdürülen faaliyetler, bu kez cemevleri çatısı altında yeni bir yapılanma sürecine girdi. Bu yeni yapılar, Alevi toplumu için görünürlük açısından bir adım ileri olsa da, beraberinde asimilasyon ve çürüme sorunlarını getirdi. Özellikle Avrupa’daki Alevi derneklerinde mülkiyet alımları, üyelik aidatları ve maddi çıkar çatışmaları, Alevilik içinde rant odaklı bir yapının gelişmesine zemin hazırladı.

Cem Evleri Rant Kapısı Oldu

Alevilik, köylerde yaşayan topluluklar için bir yaşam biçimi ve doğaya, tüm evrene saygılı bir yol olarak varlığını sürdürebildi. Ancak şehirleşme ve Avrupa’daki diaspora ile birlikte, Aleviliğin bu saf hali de zamanla değişime uğradı. Cemevlerinin kurulmasıyla birlikte, topluluklar arasında aidat toplama, büyük şehirlerde belediyelerden ve devletin sunduğu kaynaklardan yararlanma, mülkiyet edinme ve faaliyetler düzenleme gibi ekonomik faktörler devreye girdi. Avrupa’da yüzlerce Alevi derneğinin kurulması, Alevilik içindeki mali kaynakların ve insan gücünün artmasına neden oldu. Ancak bu güç, Kızılbaş Aleviliğin özünden uzaklaşarak maddi çıkar çatışmalarına ve rant mücadelelerine dönüşmeye başladı.
Özellikle Avrupa’daki kimi büyük şehirlerde dernekler, topladıkları aidatlarla maddi olarak güçlenmeye başladı. Ancak bu ekonomik güç, zamanla cemevlerinin sadece kültür ve inanç odaklı merkezler olmasının ötesine geçip, bir rant kapısı haline gelmesine yol açtı. Cemevleri ve derneklerde para, güç ve mevki mücadeleleri devreye girerken, Alevi toplumunun bir arada olduğu ve dayanışma içinde yaşadığı köylerdeki saf Alevilik anlayışı ortadan kalktı; başkanların inisiyatifine bırakıldı. Sorunların çözümü için pirlerin meydanı açmak yerine, başkanların emrindeki disiplin kurulları devreye girdi.
Geçmişte, Alevi pirlerinin köpeklerinin sofrasından yemediği lokmalar için kavgalar yapılmaya başlandı. Yaşamı boyunca devlet erkinden uzak duran bu doğa inancı, hırsızı, arsızı, katili potaya oturtmaya başladı. Derneklerde ve cemevlerinde mevki ve para için yaşanan bu çatışmalar, Aleviliğin öz değerlerine ve toplumsal dayanışma ruhuna zarar veriyor. Para ve gücün devreye girdiği bu süreçte, Aleviliğin kendine yeten ve sade yapısı erozyona uğramaya başladı.

Çıkar ve Koltuk Kavgaları

Aleviliğin kökleri, insan hakları, adalet, eşitlik ve dayanışma gibi evrensel değerlere dayanır. Ancak günümüzde, Alevi toplumunda rant ve çıkar kavgaları, bu değerlerin önüne geçmeye başlamıştır. Özellikle Avrupa’da faaliyet gösteren derneklerde, yönetim pozisyonları ve cemevleri üzerinde büyük bir maddi güç odaklı çekişme yaşanıyor. Bu çekişmeler, Yol’un özünü tehdit eden bir çürüme sürecini beraberinde getiriyor.
Köylerde kendine yeterli bir şekilde yaşayan Alevi toplulukları, modern şehirlerde ve Avrupa’da maddi çıkarlar üzerinden şekillenen bir yapıya doğru evrildi. Cemevleri ve dernekler, yolun sürdürüldüğü birer kurum olmaktan çıkarak, maddi çıkar ve rant savaşlarının verildiği merkezler haline gelmeye başladı. Bu durum, Alevi toplumunun birliğini ve beraberliğini zedeleyen bir süreç olarak dikkat çekiyor.

Çıkar Çatışmalarından Arınmak

Alevilik, tarih boyunca sadece bir inanç değil, aynı zamanda zalime karşı mazlumun yanında duran, ekmeğini paylaşan bir yaşam tarzı ve kültürel miras olarak varlığını sürdürdü. Ancak günümüzde, para ve güç odaklı çıkar çatışmaları, bu mirası tehlikeye atıyor. Alevi toplumu, köklerinden gelen dayanışma ruhunu ve yolunu korumak için ciddi adımlar atmak zorunda. Rant ve koltuk kavgalarıyla Aleviliğin öz değerleri daha da aşınmadan, toplulukların bu süreçten kurtulması ve öz değerlerine dönmesi gerekiyor.
Alevilik, maddi çıkarlar üzerine kurulmuş bir yol değildir. Tam tersine, dayanışma, paylaşma ve insan odaklı bir yaşam tarzını benimser. Ancak rant ve çıkar çatışmalarının bu inanç sistemini ele geçirmesi, Aleviliğin geçmişteki saf ve temiz halini yok etme tehlikesi taşıyor. Alevi toplumu, bu yozlaşmaya karşı bilinçli bir şekilde mücadele etmeli ve öz değerlerini yeniden sahiplenmelidir.

Mehmet Ali Demir

 

  Bu yazı 5637 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım