Faşizm Olağanlaştırılıyor mu? Gelir Adaletsizliği, Savaşlar ve Yeni Dünya Düzeni
Mehmet Ali DEMİRDünyanın içinden geçtiği bu kritik dönemde, gelir adaletsizliği, küresel sömürü, sürekli çatışma ortamları ve giderek artan otoriter eğilimler, insanlığın geleceğini tehdit eden en büyük sorunlar arasında yer alıyor. Faşizmin olağanlaştırılması, gelir adaletsizliğinin derinleşmesi ve yeni dünya düzeninde güç sınavlarının yeniden yoğunlaşması, yüz milyonlarca insanın yaşam koşullarını kökten değiştiriyor.
Dünyada gelir adaletsizliği son yüz yılda hiç olmadığı kadar derinleşti. Kapitalizmin vahşi yüzü, neoliberal politikalar ve sömürü sistemleri, Afrika, Latin Amerika ve Asya'nın büyük kısmında yoksulluğun giderek artmasına neden oldu. BM'nin verilerine göre, dünyada bir milyara yakın insan açlık sınırında yaşıyor. Bu durum, emperyalist güçlerin ekonomik sömürü politikalarıyla yakından ilişkili. Afrika kıtasında, Batı'nın dev maden şirketleri yeraltı kaynaklarını ele geçirirken, yerel halklar kölelik koşullarında yaşamaya mahkum ediliyor.
Son yıllarda Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki bitmeyen çatışmalar ve Asya-Pasifik'teki gerginlikler, büyük güçlerin yeni bir dünya düzeni için sınırları yeniden çizmeye çalıştığını gösteriyor. ABD ve Batı bloğu, Rusya ve Çin'e karşı ekonomik ve askeri politikalarını sertleştirirken, yeni bir Soğuk Savaş atmosferi yaratıyor.
Orta Doğu'da Suriye ve Filistin meselesi büyük bir insani felakete dönüşürken, Afrika'da Fransa'nın eski sömürgelerinde artan darbeler ve çatışmalar, emperyalist güçlerin sürekli olarak bölgeyi kontrol altında tutma çabalarıyla bağlantılı.
Bir zamanlar faşizm dendiğinde, 20. yüzyılın en karanlık dönemleri akla gelirdi. Ancak son yıllarda Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve ABD'de otoriter, aşırı sağ güçler giderek güçleniyor. Macaristan, İtalya, Hollanda, Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde ya faşist liderler iktidarda ya da faşist partiler birinci ya da ikinci parti konumuna yükseliyor.
Bu sürecin arkasında, dünyanın yaşadığı ekonomik krizler, göç dalgaları ve artan toplumsal huzursuzluklar var. Kapitalist sistemin yarattığı ekonomik çöküşlerin faturaları, halklara kesiliyor ve bu durumu manipüle eden siyasetçiler, suçu göçmenlere, azınlıklara ve özgürlük yanlısı hareketlere yükleyerek kendi iktidar alanlarını güçlendirmeye çalışıyor.
ABD'nin eski ve yeni başkanı Donald Trump, yanına aldığı milyarder Elen Mask ile açıkça otoriter ve faşist söylemleri savunarak, küresel arenada kaosu derinleştiriyor. "Orayı alacağım, burayı kontrol edeceğim" gibi söylemleri, emperyalist gücün yeni yüzünü gözler önüne seriyor. Bir önceki ABD başkanı, Avrupa ortaklığıyla eline silah verdiği ve Rusya'ya karşı savaşa soktuğu Ukrayna'nın faşist lideri Zelenskiy'i Oval Ofis'e çağırıp, sömürge devleti anlaşması tam imzalanırken azarlayıp kovuyor
Trump'un liderliği, sadece ABD için değil, tüm dünya için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Trump gibi liderlerin iktidara gelişi, 1930'ların Almanya'sındaki Hitler'in yükselişini anımsatıyor. Medyanın ve toplumsal çevrelerin bu tür liderleri meşurlaştırması, faşizmin giderek daha fazla olağanlaştırılmasını sağlıyor.
Bugün dünyanın çeşitli noktalarında yaşanan ekonomik krizler, sömürü düzeni ve artan otoriter rejimler, insanlığın geleceği için büyük tehditler oluşturuyor. Faşizmin yeniden meşurlaştırılmasına ve insanlığın ortak değerlerinin yok edilmesine karşı direniş, tüm dünya halklarının ortak sorumluluğudur.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası
















