Mehmet Ali DEMİR

FAŞİZMİN AYAK SESLERİ

Mehmet Ali DEMİR
  03-10-2023 13:12:00

Faşizm tarihsel olarak kapitalizmin serbest rekabetçi döneminin değil, tekelci aşamasının bir ürünüdür. Faşizmin iktidara geliş biçimi her ülkenin objektif ve subjektif şartlarına göre değişim gösterir.

Türkiye’de Erdoğan ve Bahçeli iktidarı, 'tek adam rejimi'ni tahkim etmek ve devlet aygıtını siyasal İslam faşizmi temelinde yeniden yapılandırmak için kulanıyor.

Şunu bilmeliyiz ki gerçekler, bizim ne düşündüğümüzden bağımsızdır. Birçok zaman her insan kendi inandığının mutlak doğru olduğunu sanır, ama öyle değildir. Argumentum ad populum adı verilen bu mantıksal hataya düşer. Demokrasilerde %51'in dediği kabul edilir ve diğer %49 buna uyar. Bu tür rejimlerde halkı bilinçlendirmek dışında yapacak çok fazla bir şey yoktur.

Bilinç seviyesi düşük toplumlarda liderlere düşkünlük en üst seviyededir. Lider ne söylüyorsa doğrudur, fakat bu lider fetişi çoğu zaman tek adam rejiminin faşizan uygulamalarıyla ülkeyi ağır baskısı altına sokar. Çünkü koltuğa oturan ve halk tarafından ilah ilan edilen lider, halkı kendi kulu olarak görür; onların malını da kendi malı sanır ve kendisi zevk içinde yaşarken yokluk ve yoksulluk içinde inleyen halkın ne yaşadığını görmez. Ona göre demokrasi, onun ne düşündüğüdür, buna uymayanlar ise vatan haini ve teröristtir. O hem kendi için, hem de halkı için düşünür ve doğru kararı o verir, o her şeye muktedirdir.

Türkiye’de son süreçte artan baskılar artık halkı nefes alamaz duruma getirmiştir. Ulusalcı, sol ve sosyalist çevreler, işçi sınıfı ve basın gibi muhalif kesimler üzerinde uygulanan iktidar terörü, baskı ve saldırıların her geçen gün daha da arttığını görmektedir. Buna karşı büyütülmesi gereken başta sokak direnişleri dahil olmak üzere her tür itaatsizlik, hemen hemen yok sayılacak derecede azdır.

Bizim gibi ülkelerde faşizmin yükselmesi ve benzer demagojilerin kullanılması, toplumların belirli sorunlarına duyulan tepkileri ve güvensizliği istismar etme eğiliminde olduğunu gösterir. Faşist liderler, toplumların iç ve dış düşmanları yaratma eğilimindedirler ve bunu, milliyetçilik ve militarizmin vurgulanmasıyla birlikte, toplumu birleştirmek ve yönetmek için kullanırlar.

Ayrıca, faşizmin toplumsal çürüme ve çözülme ile ilişkilendirildiği ve sık sık inançları kadınları, çocukları ve azınlıkları hedef aldığını biliyoruz. Bu, faşist ideolojinin toplumsal normları ve değerleri sarsma eğiliminde olduğunu ve baskıcı, ayrımcı bir toplumsal düzeni teşvik ettiğini gösterir.

Ayrıca, faşizmin demagojik olarak kullandığı anti-kapitalist söylemlerin, iktidara geldiklerinde çökmeye mahkûm olduğu ve savaşın körüklenmesine dönüştüğü görülmektedir. AKP-MHP’nin bu faşist ideolojisini içte ve dışta savaşı teşvik etmek için kullandığını ve sürekli yalan ve demagojiyle beslediği de açık ortadadır.

Sonuç olarak, faşizmin nasıl yükseldiği, nasıl çalıştığı ve nasıl bir tehdit oluşturduğu görülmektedir. Faşizme karşı mücadele, faşizmi anlamayı, kapitalist sistemi ve emperyalizmi anlamayı ve bu tehdide karşı etkili bir şekilde hareket etmeyi gerektirir.

Mehmet Ali Demir

  Bu yazı 8190 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım