Gazeteci için kalemi onun onuru, şerefidir
Mehmet Ali DEMİRBasın mensubu olmak, gazetecilik yapmak, çok önemli, değerli ve onurlu bir görevdir. Yalnız bu onur, kalemini, onurunu cüzdanı ve canından daha çok sevenler için geçerli değildir. Gazeteci kalemini eline aldığı zaman bireyin haber alma özgürlüğünü sağlayan, toplumun bilinçlenmesine aracılık eden, düşünce ve ifade özgürlüğünün en etkili araçlarından olan onurlu bir mesleğin görevlisi olduğunu unutmamalıdır.
Gazeteci, olayları doğru, ilkeli, meslek etiğini her şeyin üstünde tutarak, özel hayata ve bireyin haklarına saygı çerçevesinde, objektif görev anlayışıyla değerlendiren, halkın gözü kulağı ve sesi olmalıdır.
Gazeteci dünyada yapılan haksızlıkları adaletsizliği hükümetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı "Gazetecilik etik kuralları" içerisinde korkmadan, çekinmeden ve etki altında kalmadan göze alandır, almalıdır.
Türkiye’de 18 senedir bu ceberrut iktidar, halka doğru haber vermeye çalışan gazetecilere baskı yaparak, tehdit ederek, işsiz bırakarak, mallarına el koyarak, basın emekçilerinin işini yapamaz hale getirdi. Gazetecileri göz altına alarak, tutuklayarak, susturmaya çalışıyor. Bundaki asıl amaç, yaptıkları yolsuzlukların üstünü örtmek olduğu gibi, aynı zamanda yoksul halkın sorunlarının dile getirilmesini de engellemektir. Bir diğer gizli amaç ise ülkedeki cumhuriyet rejimini yıkarak 2023 olmasa bile, 2053’te İslami bir rejim getirmek hedefidir.
Türkiye’yi yöneten köhnemiş gerici AKP-MHP iktidarı; çoğulcu, katılımcı, demokratik bir yapının oluşmasını engelleyerek, sadece kendi çıkarlarınına uygun bir “Tek Adam Rejimi” getirdi. AKP hükümetleri “Kuvvetler Ayrılığını” yok etmiştir. Can çekişen “İfade ve Basın Özgürlüğü” bitirilmeye çalışılıyor. Devrimci, vatansever, onurlu gazeteciler için şimdi tam görev zamanıdır. Bu ülkede cesur, yürekli, haber yaparken tereddüt etmeyen, halkın aydınlanmasını, bilgilenmesini sağlayan özgürlükten, demokrasiden, hukuktan, adaletten yana olan cesur gazetecilere her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır. 'Bana ne' diyen, suya sabuna dokunmayan, korkak, salla başını - al maaşını düşüncesindekiler, "Gazeteci" olamaz ve onlar bu mesleğin yüz karalarıdır.
Türkiye’nin “İlk basın şehidi olan Hasan Fehmi, 6 Nisan 1909’da gazetesinde eleştirel yazıdığı için öldürüldü. O tarihten bu yana pek çoğu 'faili meçhul(!)' cinayetlere kurban giden 67 gazeteci daha katledildi. Hükümetler hiçbir zaman faili meçhul dosyaları aydınlatmadı. Bizlerin de aydınlık Türkiye için canlarını feda eden bu kahramanlara borcumuz var unutmayın.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















