Gericilik, Alevilik ve Bilim
Mehmet Ali DEMİRGericilik çoğu zaman geçmişe bağlılık, gelenekleri koruma veya dini değerleri savunma biçiminde tanımlanır. Oysa geçmişi önemsemekle gerici olmak aynı şey değildir. Bir toplum tarihine, inancına ve kültürüne sahip çıkarken bilimsel düşünceyi, özgürlüğü ve toplumsal ilerlemeyi de savunabilir. Gericilik, geçmişi sevmekten çok geçmişteki iktidar ilişkilerini bugüne dayatma çabasıdır.
Gerici düşünce değişimden korkar. Çünkü değişim, yerleşik ayrıcalıkların sorgulanmasını beraberinde getirir. Kadınların eşitliği, çocukların özgür bireyler olarak yetişmesi, doğaya ve bütün canlılara saygı gösterilmesi, işçilerin hak araması, gençlerin eleştirel düşünmesi ve insanların yöneticilerden hesap sorması gerici düzen açısından tehlikelidir. Bu nedenle gericilik toplumu geliştirmek yerine itaate yöneltir.
Gericiliğin en belirgin özelliği sorgulamayı tehdit olarak görmesidir. Bilim, herhangi bir düşüncenin yalnızca bir otorite tarafından söylendiği için doğru kabul edilmesine izin vermez. Kanıt ister, eleştiriye açık olur ve gerektiğinde kendi yanlışını kabul eder. Gerici anlayış ise tartışılmaz doğrular üretir; insanlardan araştırmalarını değil, boyun eğmelerini bekler.
Bilimsel düşünceye karşı çıkmak yalnızca laboratuvarları veya üniversiteleri ilgilendiren bir sorun değildir. Eğitimden sağlığa, tarımdan ekonomiye kadar toplumsal yaşamın tamamını etkiler. Bilginin değersizleştirildiği yerde liyakat ortadan kalkar; uzmanlığın yerini yakınlık, araştırmanın yerini söylenti, aklın yerini kör bağlılık alır.
Bu nedenle gericilik yalnızca düşünsel bir geri kalmışlık değildir. Aynı zamanda yoksulluğu, eşitsizliği ve adaletsizliği kalıcılaştıran siyasi ve toplumsal bir araçtır.
Gericiliğin kendisini en sık gizlediği alanlardan biri dindir. Toplumun inançları, siyasi iktidarı korumak ve eleştirileri bastırmak amacıyla kullanılabilir. Böylece yöneticilere veya dini otoritelere itiraz etmek; dine, geleneğe ya da toplumsal kimliğe karşı çıkmak gibi gösterilir.
Oysa inanç ile gericilik arasında zorunlu bir bağ yoktur. İnanç, insanın vicdanıyla ve anlam arayışıyla ilgilidir. Gericilik ise inancı bir denetim mekanizmasına dönüştürür. Bir inancın değerlerini savunmak başka, o değerleri insanların hayatına zorla müdahale etmek veya eleştiriyi susturmak için kullanmak başkadır.
Bu tartışmayı yalnızca egemen din anlayışı üzerinden yürütmek yeterli değildir. Kendisini ilerici, eşitlikçi ve özgürlükçü olarak tanımlayan her inanç topluluğu gibi Alevi toplumu da kendi içindeki çelişkileri açıkça konuşabilmelidir.
Alevilik tarih boyunca baskıya uğramış, yolu ve kimliği inkar edilmiş bir toplumsal gerçekliktir. Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi meşrudur ve desteklenmelidir. Ancak tarih boyunca haksızlığa uğramış olmak, bir topluluğun bugünkü uygulamalarını eleştiriden muaf tutmaz.
Alevilik adına konuşan bazı kişi ve kurumlar, bir taraftan bilimi, eşitliği ve çağdaşlığı savunurken diğer taraftan yüzyıllar önce oluşmuş bütün kabulleri sorgulanamaz gerçekler gibi tekrarlayabiliyor. Geçmişten devralınan her sözün, makamın, ritüelin veya hiyerarşinin bugün de aynı biçimde sürdürülmesi gerektiği varsayılıyor.
Burada sorulması gereken temel soru şudur: Bir topluluk kendisini ilerici olarak tanımladığı için gerçekten ilerici olur mu, yoksa ilericilik günlük yaşamda ve kurumsal yapıda sürekli olarak yeniden mi kurulmalıdır?
Pir Bektaş Veli’ye atfedilen “Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” sözü sık sık tekrarlanıyor. Fakat bilimi savunmak, bu sözü törenlerde dile getirmekten ibaret olamaz. Bilimsel düşünce; sorgulamayı, kanıt aramayı, eleştiriye açık olmayı ve gerektiğinde geçmişten gelen yanlışları terk edebilmeyi gerektirir.
Bir yandan “bilim” denilip diğer yandan tarihsel anlatıların, inanç makamların ve geleneksel yetkilerin sorgulanmasına izin verilmiyorsa ortada ciddi bir çelişki vardır. Bilim yalnızca başkalarını eleştirirken kullanılacak bir araç değildir. İnsan önce kendi kabul ettiklerini, kendi kurumlarını ve kendi otoritelerini bilimsel ölçülerle değerlendirebilmelidir.
Alevi toplumunun kendi içinde tartışması gereken konulardan biri, pirlik ve dedelik makamlarının bugünkü anlamıdır. Bu makamlar tarihsel koşullar içinde toplumsal, inançsal ve hukuki görevler üstlenmiş olabilir. Ancak geçmişte önemli bir işlev görmüş olmaları, bugün hiçbir değişikliğe uğramadan sürdürülmelerini zorunlu kılmaz.
Bir makam yalnızca soydan geldiği için mi meşrudur? İnanç alanındaki yetki aileden çocuğa aktarılabilir mi? Bilgi, ahlak, toplumsal sorumluluk ve liyakat yerine soy bağı esas alındığında savunulan eşitlik ilkesiyle çelişilmiş olmuyor mu?
Eğer “eline, beline, diline sahip ol” ilkesi herkes için geçerliyse pir, dede, yönetici veya kurum temsilcisi de eleştiriden ve hesap vermekten muaf olmamalıdır. Hiçbir makam kutsallaştırılarak sorgulamanın dışına çıkarılmamalıdır.
Alevilikte “yol bir, sürek binbir” deniliyorsa farklı yorumların, yeni düşüncelerin ve kuşakların değişen ihtiyaçlarının da önü açılmalıdır. Yolun yaşaması, yalnızca geçmişin tekrar edilmesiyle değil; çağın sorunlarına ahlaki, bilimsel ve toplumsal cevaplar üretebilmesiyle mümkündür.
Alevilikte kadın ile erkeğin eşit olduğu sıkça söylenir. Kadınların ve erkeklerin cemlerde birlikte bulunması da bu eşitliğin kanıtı olarak gösterilir. Ancak eşitlik yalnızca aynı mekanda bulunmak değildir.
Alevi kurumlarının yönetiminde kaç kadın söz sahibidir? Kadınlar pirlik, dedelik veya inanç önderliği makamlarında ne ölçüde temsil edilmektedir? Karar mekanizmalarında erkeklerin ağırlığı sürerken kadın-erkek eşitliğinden ne kadar söz edilebilir?
Bir toplumdaki gericileşmenin ilk belirtileri çoğu zaman kadınların yaşamında görülür. Kadının nasıl yaşayacağına, nasıl giyineceğine, çalışıp çalışamayacağına veya aile içindeki rolüne başkaları karar vermeye başladığında özgürlük ortadan kalkar.
Kadınların özgür olmadığı bir toplumun özgür olması mümkün değildir. Çünkü özgürlük bölünemez. Bu gerçek, yalnızca çoğunluk inançları için değil, kendisini ilerici kabul eden bütün topluluklar için geçerlidir.
Gericilik geçmişi olduğu gibi korumaz; onu seçerek yeniden kurgular. Tarihin acılarını, eşitsizliklerini ve çatışmalarını görünmez hale getirirken güçlü olanların işine yarayan bölümleri yüceltir. Böylece hiç yaşanmamış kusursuz bir geçmiş tablosu oluşturulur.
Alevilik açısından da geçmişte yaşanan katliamları, sürgünleri ve ayrımcılığı unutmamak gerekir. Ancak toplumsal hafızayı korumakla geçmişin bütün düşünce ve uygulamalarını kutsallaştırmak aynı şey değildir.
Acılar kimlik oluşturabilir fakat bir toplum yalnızca acılarıyla yaşayamaz. Sürekli geçmişteki mağduriyet üzerinden var olmak, bugünün sorunlarına çözüm üretmeyi zorlaştırabilir. Hafıza geleceği aydınlatmalı, toplumu geçmişe hapsetmemelidir.
Pir Bektaş Veli’yi, Pir Sultan Abdal’ı veya başka tarihsel kişilikleri anmak; onların sözlerini tekrarlamakla sınırlı kalmamalıdır. Asıl mesele, bu sözlerin bugünkü anlamını sorgulamak ve çağın ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlamaktır. Aksi halde yaşayan bir düşünce, tekrarlanan bir törene dönüşür.
Alevi toplumunun içindeki çelişkileri konuşmak Aleviliğe saldırmak değildir. Tam tersine, bu sorgulama Aleviliğin eşitlikçi, paylaşımcı ve özgürlükçü değerlerini koruma çabasıdır.
Bir topluluğu gerçekten önemsemek, onun bütün uygulamalarını sorgusuz biçimde onaylamak anlamına gelmez. Eleştirilmeyen yapı gelişmez. Eleştirenleri dışlayan, susturan veya “yola karşı” olmakla suçlayan bir anlayış ise savunduğu değerlerden uzaklaşır.
Aleviliğin geleceği gençlerin soru sormasına, kadınların karar süreçlerinde eşit biçimde yer almasına, geleneksel makamların hesap verebilmesine ve inanç alanının bilimsel düşünceyle çatışmadan yeniden yorumlanmasına bağlıdır.
Gericilik yalnızca “başkalarında” arandığında görünmez hale gelir. İnsan kendi topluluğundaki hiyerarşiyi, cinsiyetçiliği, sorgulanamaz makamları ve dogmaları görmezken başkalarının gericiliğini kolaylıkla eleştirebilir.
Gericiliğe karşı gerçek mücadele, herkesin önce kendi düşüncesini ve kurumlarını sorgulamasıyla başlar. Aleviler de dindarlar da laikler de solcular da milliyetçiler de bu özeleştiriden kaçmamalıdır. Hiçbir kimlik doğuştan ilerici değildir. İlericilik, sürekli olarak yenilenmesi gereken ahlaki ve siyasi bir tutumdur.
Bu mücadelenin temelinde nitelikli ve laik eğitim, sosyal adalet, kadın-erkek eşitliği, doğaya saygı, bağımsız bilim, özgür basın ve demokratik kurumlar bulunmalıdır. İnsanlara ne düşüneceklerini söylemek yerine nasıl düşüneceklerini öğretmek gerekir.
Bir toplumun ilerlemesi geçmişini inkar etmesine bağlı değildir. Önemli olan geçmişten neyi geleceğe taşıyacağına özgürce karar verebilmesidir. Gelenek, insanı ve toplumu zenginleştirdiği sürece değerlidir; aklı, iradeyi ve hayatı tutsak ettiğinde ise sorgulanmalıdır.
Gericilik her dönemde farklı sözcüklerle, farklı kıyafetlerle ve yeni iletişim araçlarıyla ortaya çıkabilir. Bazen din, bazen milliyetçilik, bazen gelenek, bazen aile ve bazen de dokunulmaz ilan edilen bir toplumsal kimlik adına konuşur. Fakat talebi değişmez: Sorgulama, itaat et.
İlericiliğin cevabı ise açık olmalıdır: İnsan düşünecek, soru soracak; inancını, kurumlarını ve geçmişini eleştirebilecek, kendi geleceğine kendisi karar verecektir.
Aşk İle…
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Toplama Kamplarının Bulunduğu Bir Kıtada Hitler Özlemi
- BİRLİK, FARKLILIKLARLA ORTAK MÜCADELEDİR
- Almanya’da Hitler Özlemi Yeniden mi Canlanıyor?
- Saygı İle Kutsallaştırma Arasında: Kızılbaş Yolunda Eleştirel Aklın Zorunluluğu
- Demirtaş’tan Yeni Sürece Örtülü Eleştiri Mi? Mektuptaki MGK, Adalet ve İrade Mesajları
- Bilimin Işığında Kızılbaşlık Geçmişe Saygı ve Hakikate Bağlılıktır
- Pir Bektaş Veli’yi Anmak Değil, Anlamak
- Cemaatler Zenginleşirken Halk Yoksullaştı
- Mekke Paktı Kimin Projesi?
- HÜDA PAR'ın Gülistan Kılıç Koçyiğit'i Hedef Göstermesi
- AKP ile Devlet Arasında Bir Fay Hattı mı Oluşuyor?
- Trump Sevgisinin Gölgesinde Kaybolan Vicdan: AKP’li İslami Çevrelere Sorular
BİZİ TAKİP EDİN
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR
PUAN DURUMU
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Amed | 6 | 4 | 1 | 1 | - | - | 8 | 13 |
| 2 | Galatasaray | 6 | 4 | 1 | 1 | - | - | 3 | 13 |
| 3 | Beşiktaş | 6 | 4 | 0 | 2 | - | - | 7 | 12 |
| 4 | Kocaelispor | 6 | 4 | 0 | 2 | - | - | 3 | 12 |
| 5 | Alanyaspor | 6 | 3 | 2 | 1 | - | - | 2 | 11 |
| 6 | Fenerbahçe | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 10 | 10 |
| 7 | Trabzonspor | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 8 | 10 |
| 8 | Kasımpaşa | 6 | 2 | 4 | 0 | - | - | 2 | 10 |
| 9 | Rizespor | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 1 | 10 |
| 10 | Gaziantep FK | 6 | 2 | 2 | 2 | - | - | 0 | 8 |
| 11 | Çorum FK | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | 1 | 7 |
| 12 | Başakşehir | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -1 | 7 |
| 13 | Gençlerbirliği S.K. | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -8 | 7 |
| 14 | Erzurumspor FK | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -8 | 7 |
| 15 | Konyaspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -4 | 4 |
| 16 | Samsunspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -6 | 4 |
| 17 | Göztepe | 6 | 0 | 3 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 18 | Eyüpspor | 6 | 1 | 0 | 5 | - | - | -14 | 3 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 9 Ekim, Cuma | Galatasaray | 20:00 | Kasımpaşa |
| 10 Ekim, Cumartesi | Gençlerbirliği S.K. | 13:30 | Amed |
| 10 Ekim, Cumartesi | Alanyaspor | 16:00 | Erzurumspor FK |
| 10 Ekim, Cumartesi | Samsunspor | 16:00 | Trabzonspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Rizespor | 19:00 | Fenerbahçe |
| 11 Ekim, Pazar | Konyaspor | 13:30 | Başakşehir |
| 11 Ekim, Pazar | Gaziantep FK | 16:00 | Çorum FK |
| 11 Ekim, Pazar | Beşiktaş | 19:00 | Kocaelispor |
| 12 Ekim, Pazartesi | Eyüpspor | 20:00 | Göztepe |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kayserispor | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 12 | 19 |
| 2 | Bursaspor | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 9 | 19 |
| 3 | Iğdır FK | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 5 | 16 |
| 4 | Batman Petrolspor | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 2 | 16 |
| 5 | Sarıyer | 8 | 4 | 2 | 2 | - | - | 2 | 14 |
| 6 | Keçiörengücü | 8 | 3 | 4 | 1 | - | - | 7 | 13 |
| 7 | Mardin 1969 | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | 4 | 12 |
| 8 | Antalyaspor | 8 | 4 | 0 | 4 | - | - | 1 | 12 |
| 9 | Fatih Karagümrük | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | 1 | 12 |
| 10 | Muğlaspor | 8 | 2 | 5 | 1 | - | - | 1 | 11 |
| 11 | Bandırmaspor | 8 | 2 | 4 | 2 | - | - | 7 | 10 |
| 12 | Pendikspor | 8 | 2 | 4 | 2 | - | - | -3 | 10 |
| 13 | Manisa F.K. | 8 | 2 | 3 | 3 | - | - | 0 | 9 |
| 14 | Bodrum FK | 8 | 1 | 5 | 2 | - | - | 1 | 8 |
| 15 | Sivasspor | 8 | 1 | 5 | 2 | - | - | -2 | 8 |
| 16 | Ümraniyespor | 8 | 1 | 3 | 4 | - | - | -3 | 6 |
| 17 | Esenler Erokspor | 8 | 0 | 5 | 3 | - | - | -6 | 5 |
| 18 | İstanbulspor | 8 | 1 | 2 | 5 | - | - | -12 | 5 |
| 19 | Vanspor FK | 8 | 1 | 3 | 4 | - | - | -9 | 4 |
| 20 | Boluspor | 8 | 0 | 1 | 7 | - | - | -17 | 1 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 9 Ekim, Cuma | Sivasspor | 17:00 | Pendikspor |
| 9 Ekim, Cuma | Bodrum FK | 17:00 | Keçiörengücü |
| 9 Ekim, Cuma | Ümraniyespor | 20:00 | Sarıyer |
| 9 Ekim, Cuma | Vanspor FK | 20:00 | Bandırmaspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Boluspor | 13:30 | Antalyaspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Iğdır FK | 16:00 | Batman Petrolspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Kayserispor | 19:00 | Manisa F.K. |
| 10 Ekim, Cumartesi | İstanbulspor | 19:00 | Esenler Erokspor |
| 11 Ekim, Pazar | Fatih Karagümrük | 16:00 | Muğlaspor |
| 11 Ekim, Pazar | Bursaspor | 19:00 | Mardin 1969 |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Elazığspor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 9 | 9 |
| 2 | Çorluspor 1947 | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 7 | 7 |
| 3 | Muş Sport Klübü | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 6 | 7 |
| 4 | İnegöl Kafkas Gençlik | 4 | 2 | 1 | 1 | - | - | 3 | 7 |
| 5 | Güzide Gebzespor | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 3 | 7 |
| 6 | Somaspor | 4 | 2 | 1 | 1 | - | - | 1 | 7 |
| 7 | Aliağa FAŞ | 3 | 2 | 0 | 1 | - | - | 0 | 6 |
| 8 | 68 Aksaray Belediyespor | 3 | 1 | 2 | 0 | - | - | 3 | 5 |
| 9 | Şanlıurfaspor | 3 | 1 | 2 | 0 | - | - | 1 | 5 |
| 10 | Erbaaspor | 3 | 1 | 1 | 1 | - | - | 0 | 4 |
| 11 | Menemen FK | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -3 | 3 |
| 12 | Ankaraspor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 13 | Sebat Gençlikspor | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -3 | 1 |
| 14 | Isparta 32 Spor | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -3 | 1 |
| 15 | Arnavutköy Belediyespor | 3 | 0 | 0 | 3 | - | - | -6 | 0 |
| 16 | Kastamonuspor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -10 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Bugün | Ankaraspor | 0-1 | Somaspor |
| Bugün | İnegöl Kafkas Gençlik | 4-1 | Kastamonuspor |
| 27 Eylül, Pazar | Sebat Gençlikspor | 15:00 | Menemen FK |
| 27 Eylül, Pazar | Hatayspor | 15:30 | Arnavutköy Belediyespor |
| 27 Eylül, Pazar | Güzide Gebzespor | 16:00 | Elazığspor |
| 27 Eylül, Pazar | Çorluspor 1947 | 16:00 | Isparta 32 Spor |
| 27 Eylül, Pazar | Adana Demirspor | 19:00 | Erbaaspor |
| 68 Aksaray Belediyespor | Aliağa FAŞ | 19:00 | Şanlıurfaspor |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Karaköprü Belediyespor | 4 | 4 | 0 | 0 | - | - | 7 | 12 |
| 2 | Mazıdağı Fosfatspor | 4 | 3 | 1 | 0 | - | - | 8 | 10 |
| 3 | Bitlis Özgüzelderespor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 7 | 9 |
| 4 | Niğde Belediyesispor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 7 | 9 |
| 5 | Yeşilyurt Belediyespor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 4 | 9 |
| 6 | Talasgücü Belediyespor | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 2 | 7 |
| 7 | Kırşehir Belediyespor | 3 | 2 | 0 | 1 | - | - | 5 | 6 |
| 8 | Silifke Belediyespor | 3 | 1 | 1 | 1 | - | - | 1 | 4 |
| 9 | Adana Adaletgucu | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | 2 | 3 |
| 10 | Yeni Mersin Idmanyurdu | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -2 | 3 |
| 11 | Karaman FK | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -3 | 3 |
| 12 | Osmaniyespor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 13 | Yozgat Bld Bozokspor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -7 | 3 |
| 14 | Ağrı 1970 | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -2 | 1 |
| 15 | Kırıkkale Büyük Anadolu | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -4 | 1 |
| 16 | Diyarbekirspor | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -4 | 1 |
| 17 | Adanaspor | 3 | 0 | 0 | 3 | - | - | -8 | 0 |
| 18 | Yeni Malatyaspor | 3 | 0 | 0 | 3 | - | - | -9 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Bugün | Karaköprü Belediyespor | 2-0 | Yozgat Bld Bozokspor |
| Bugün | Mazıdağı Fosfatspor | 4-1 | Osmaniyespor |
| 27 Eylül, Pazar | Kırşehir Belediyespor | 15:30 | Silifke Belediyespor |
| 27 Eylül, Pazar | Karaman FK | 15:30 | Ağrı 1970 |
| 27 Eylül, Pazar | Talasgücü Belediyespor | 15:30 | Kırıkkale Büyük Anadolu |
| 27 Eylül, Pazar | Adana Adaletgucu | 15:30 | Yeni Malatyaspor |
| 27 Eylül, Pazar | Yeşilyurt Belediyespor | 19:00 | Adanaspor |
| 27 Eylül, Pazar | Yeni Mersin Idmanyurdu | 19:00 | Diyarbekirspor |
| 27 Eylül, Pazar | Niğde Belediyesispor | 19:00 | Bitlis Özgüzelderespor |









