Her Dönemin Hızır Paşaları Olduğu Gibi Her Dönem Yola Baş Koyan Pir Sultan Evlatları Var Olacaktır
Mehmet Ali DEMİRİktidar sahipleri her dönem Kızılbaş Aleviler üzerinde çeşitli oyunlar oynamıştır. Kimi zaman binlere ulaşan katliamlar düzenleyerek kimi zaman içerdeki kınalı keklikleri bularak bunları parlatıp onları bir piyon gibi kullanıp onlar üzerinden inançsal katliamlar gerçekleştirmiştir. Onurluca direnenler katledilse de onlar can vererek gelecek nesillere tertemiz bir yol bırakmıştır. Bu şekilde yok edemeyeceğini anlayan her dönemin iktidar sahipleri, bu sefer içerde bulduğu ihanetçiler eliyle yolu katletmek için uğraşmıştır. Bu ihanetçilerin yola verdiği zarar katliamlardan kat ve kat fazladır.
Değerli Canlar, Aleviler üzerindeki büyük oyun devam ediyor.
Canlar, temel olarak vardan var olmayı kabul eden Alevilik; bilimin rehberliğinde, tarihsel diyalektik materyalist felsefenin üzerinde, birlikte hakça üretim hakça tüketim ekonomik ilişkileriyle, laik, özgürlükçü ve doğrudan demokrasinin vazgeçilmez olduğu, rızalık ve ikrar ile yürünen, KAMİL İNSAN VE RIZA ŞEHRİ amacına giden HAK ve HAKİKAT YOLUDUR.
Alevilik her dönem muhalif ve egemen ilişkilerden uzak olmuştur. Haksızlığa karşı durmuş, mazlumdan ve doğrudan yana tavır almıştır. Her türlü gericiliğe, ırkçılığa, sömürüye, ayrımcılığa, baskıya, talana, ziyana, vurguna, yalana, dolana karşı mücadele etmiştir. Bu nedenle ki her dönemin egemenleri tarafından her türlü saldırıya, baskıya, katliama, asimilasyona, manipülasyona maruz bırakılmışlardır.
İşte tam da burada egemenler Alevi toplumu içindeki kullanmaya elverişli ihanetçileri devreye koyarlar. Tarihte şecere yalanıyla ocakları Ehlibeyt üzerinden İslam’a bağlamaya çalışmışlar ve bir ölçüde başarılı olmuşlardır. Amaç Alevileri asimilasyona yine Alevi “dede” kılıklı imamalar üzerinden yapmaktır. Zira egemenler kendi araç ve gereçleri üzerinden asimilasyon uygulaması yaparken çok çabuk teşhir olmaktadır.
Selçuklu Osmanlı derken Cumhuriyet döneminin en büyük katliamı Dersim katliamıdır bu katliamdan sonra Türkçe bilmeyen okuma yazması olmayan yetim kalmış ocak evlatları 1939 – 1945 sürecinde önce kimlik çıkarılarak Suriye üzerinden Irak ve İran’a götürülmüş, beş yılda önce Türkçe sonra Arapça öğretildikten sonra tam birer siya militanı olarak Dersim'e getirerek asimilasyona başlamıştır.
12 Eylül döneminde 5 bin Alevi genci toplanıp imam hatiplere yollandı.
Araştırmacı Mesut Özcan, 12 Eylül cuntasının bölgeye ‘vali’ olarak gönderdiği emekli general Kenan Güven’in görev yaptığı 4.5 yıl boyunca özellikle Aleviler üzerinde sistemli bir Sünnileştirme programı uyguladığını belgeleriyle anlatıyordu. Özcan, Güven’in belki de asker geçmişinden kaynaklanan bir alışkanlıkla attığı her adımın fotoğrafını çektirdiğini, halka açık yaptığı konuşmaları da kasete kaydettirdiğini belirtiyor. Özcan’ın elindeki binlerce ‘35’lik’ fotoğraf negatifi ve ‘60’lık’ ses kasetleri pek az bilinen bu olayın bütün detaylarını gözler önüne seriyor.
Bu dönemde gönderilen gençlerin çoğu imam hatip liselerinden mezun edilenlerden imam-dedeler yaratılırken bir kısmı ilahiyat fakültelerini bitirmiştir. Bu imam dedeler Cem Vakfı tarafında çeşitli cemevrine dede olarak gönderildi.
Atadan ihanetçi olan İZEETTİN DOĞAN egemenlerle ve egemenlerin aygıtı devletle açık açık iş birliği yaparak CEM VAKFI kurumsallığı üzerinden “ALEVİLİK İSLAMIN ÖZÜDÜR” yalanını her türlü imkanı kullanarak çok büyük bir saldırı dalgasıyla uygulamaya koymuştur. Üstelik İZZETTİN DOĞAN devletle ve egemenlerle yaptığı bu iş birliğini gizleme gereği bile duymamıştır.
Aleviler son 40 yılda çok büyük saldırılara uğramışlar ve cemevlerinin açılmasıyla da yeni bir asimilasyon sürecine tabi tutulmuşlardır. Ancak buna rağmen Alevi aydınlanması bir ölçüde de olsa her türlü eksiği ve hatasına rağmen yaşanmaya başlamış ve yeni saldırılara Aleviliğe sahip çıkarak cevap vermişlerdir.
Bu sürecin en belirgin aktörleri Alevi kurumları ve cemevlerinin öznel görünen asimilasyoncu TEK MERKEZDEN YÖNETİLEN örgütlü pratikleri olmuştur.
Günümüzde iktidar sahipleri dört koldan saldırıya geçmiştir. Bunun en belirgin tarafından biri Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı diğer yanda okullara imamlar atanması Alevi gençlerinin gençlik kamplarında heramlık selamlık asimilasyonu ve cemevlerinde kadın canların başı kapatılması ayrı ayrı oturtulması ve son olarak parlattıkları aAevi hocaları devreye sokuldu.
Bunlardan kimileri Ali'siz On İmamsız Alevilik olmaz derken kimi de şecereler üzerinde asimilasyon çalışmalarına başladı.
Evet canlar bunlar bilmezler ki her dönemin Hızır Paşaları olduğu gibi her dönem Aleviler yola baş koyun Pir Sultan evlatları var olacaktır.
Yol cümleden uludur!
Hüü gerçeğin demine…
Aşk ile.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası


















