Her Dönemin Hızır Paşaları Olduğu Gibi, Her Dönemin Pir Sultanları Vardır
Mehmet Ali DEMİRToplum hafızamızda derin izler bırakan, direnişin ve adalet arayışının sembolü olan “Hızır Paşaların sofrasından bizi itlerimiz bile yemez” ifadesi, halkın hak ve onur mücadelesini hiçbir zaman baskıcı iktidarlara teslim etmeyeceğinin altını çizer. Bu sözle, günümüzün adaletsizlik ve hukuksuzluk ortamına bakmak, geçmişten bugüne süregelen bir direnişi ve adalet mücadelesini yeniden gözler önüne sermek için bir fırsattır.
Tarihten Günümüze Hızır Paşa'nın Sofrası ve Zulme Direniş
Bu ifade, Osmanlı döneminde Alevi halkına yönelik baskılara karşı bir direniş sembolüdür. Hızır Paşa, Osmanlı’nın Alevi toplumuna uyguladığı zulmün temsilcisi olarak anılırken, Pir Sultan Abdal gibi halk önderleri ise bu baskıya karşı adalet arayışının sesi olmuştur. Hızır Paşa’nın sofrası, halkın sırtından kurulan zengin sofraları simgelerken halk, bu sofralara kendini ve değerlerini teslim etmeyerek direnişi seçmiştir.
Günümüz Türkiye’sinde Hızır Paşa’nın Sofrası
Bugün Türkiye de benzer bir adaletsizlik tablosuyla karşı karşıya. Güç odaklarının, çoğu zaman hukukun sınırlarını zorlayarak elde ettikleri kazanımlar, halkın alın teriyle oluşturulan kamusal kaynakları ve emekçilerin sırtından sağlanan servetleri andıran sofraları dolduruyor. Düşünce ve ifade özgürlüğü kısıtlanıyor, halkın seçtiği temsilciler görevden alınıyor ya da hukuksuzca hapsediliyor.
Modern Zamanların Hızır Paşaları, Yolsuzluk ve Güç Sömürüsü
Bugün, adaletin ve halkın refahının savunulması gereken yerlerde, güçlülerin kendi çıkarlarını koruma çabalarını görüyoruz. Bu adaletsizlik, kimi zaman mahkeme salonlarında, kimi zaman güvenlik güçlerinin baskısında, kimi zaman da medya üzerindeki kontrol aracılığıyla kendini gösteriyor. Günümüzün Hızır Paşa politikaları, halkın iradesini hiçe sayan, yasaları eğip bükerek adaletin önünü tıkayan yapılarla giderek daha da güçleniyor.
Hızır Paşa'nın Sofrasına Karşı Halkın Yanında Olmak
Bugün de geçmişte olduğu gibi, halk olarak bu sofralardan dışlanmaktan değil, aksine, zulme ve haksızlığa karşı halkın safında direnişten gurur duyuyoruz. Baskıcı uygulamalar, özgür düşünceyi ve hak mücadelesini engellemeye çalışsa da, halkın adalet arayışı her dönemde olduğu gibi devam ediyor.
Adaletin Sofrasında Buluşmak
Bugün halkın sofralarında yoksulluk, adaletsizlik ve ayrımcılık konuşulsa da, geçmişin baskıcı sofralarına boyun eğmeyenlerin mirasını devralarak adalet ve eşitlik mücadelesini sürdürüyoruz. Hızır Paşa’nın sofrasında oturmayı reddediyor, kendi soframızı kurarak halkın hak ve hukukuna sahip çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, adalet ancak halkın içinde ve halkla birlikte kazanılır.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















