İki Şiacı Diyanet yamağı: Ali Rıza Özkan ve Ali Yaman
Mehmet Ali DEMİRAvrupa'da Cemevi olarak tasarlanıp inşa edilen ilk ibadethane özelliğine sahip St. Pölten Cemevi icra yoluyla satılığa çıkarıldı.
Cümle alem biliyor ki, bu duruma sebep olanlar, Cemevi’mizi çeşitli oyunlarla üyelerden habersiz Alevi İslam Teşkilatına bağlayan Mehmet Mercan ve Avusturya İslam Alevi Teşkilatıdır.
Mehmet Mercan ile ekibi, St.Pölten Derneğinin genel kurulunu yapmadan ve kendi ekibi dışında hiç kimsenin bilgisi olmadan derneği İslamcılara teslim etmesi yetmezmiş gibi, bir de "dinsiz, imansızlar, inançsız ve Ateistler inancıma saldırdılar” bahanesi ve iftirasıyla şirketin de İslamcılara teslim edilmesi için her türlü oyun ve hilelere başvurmuştur.
Bugün Dergâhımızın bu duruma düşürülmesinin yegâne sorumlusu ve suçlusu Mehmet Mercan ve O’na “Gel, her şey hazır” diyen İslam Alevi teşkilatıyla ve destekçileridir.
Ali Rıza Özkan’da kendisi gibi dalavere yapanlarla aynı sahada top koşturanlardandır. Bu kişi girdiği her işte kapı önüne konulan yalancı, iftiracı birisi olup tüm gücüyle M.Mercan’a destek veriyor, hatta başarısından ötürü bayram yapıyordu. Aynı A.R.Özkan, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)’nin web sayfasında yayınladığı bazı açıklamaları, Belge numarası verip belgeliyordu. Buradan Ali Rıza Özkan’a bir kez daha soruyorum. Sayın Özkan, bu numaralandırdığınız belgeleri, kimler, ya da hangi İstihbarat örgütleri için hazırladınız? Siz kime hizmet ediyorsunuz?
A.R.Özkan’ın yalan ve iftiralarından biride, AABF’nin St. Pölten Cemevi yönetimini hisselerle rehin alarak çözümsüzlüğe mahkum ettikten sonra, AABF yeniden devreye girdiğini baskı kurarak dergahı almak istediğidir.
Oysa Federasyon Genel Başkanı Özgür Turak imzasıyla bir teklifte bulunuyor: “Cemevini ya siz alın yada terk edin, bize bırakın diyor! Şunu herkesin bilmesi lazım, Mehmet Mercan orayı Alevi İslam teşkilatına bağlarken “kredi hazır” demişti. Cemevini getirdiği yer ortada. Bizim çağrımız “ya siz alın ya da bırakın biz alalım.
'Siz' derken, sadece İslam Alevi teşkilatı sorumlularınadır çağrımız: “O dergâh tüm St. Pölten Alevi halkına aittir, halka söyleyecek tek bir sözümüz olamaz.”
Diğer yandan İslamcı Ali Yaman da yazısında diyor ki: “St. Pölten Cemevi Avrupa'da gururumuz olan Cemevlerimizdendi. Biz yıllardır böyle bildik, yönetimler değişse de her zaman Cemevlerimizin yanlarında olduk. Bu Cemevimiz ABF'ye bağlıyken de, ALEVI kurumuna bağlıyken de destek olduk.”
Ne tür bir desteğiniz oldu AABF sürecinde, Sayın Yaman?
Şöyle devam ediyor Ali Yaman: “Fakat zamanla Cemevlerini inanç kurumları olarak değil de parti teşkilatları olarak gören bir anlayış ortaya çıktı.”
Seçimi kazanamazsam bu partiyi bitiririm diyenler gibi.
Yalan söylüyorsunuz Sayın Yaman, bizim tek bir maksadımız var: Asimile olmamak ve inancımızı özgürce yaşamak.
Yaman devamla: “Onlar için seçimlerin bir önemi yoktu.” Güya illa bizim dediğimiz olmalıymış. Bu da yalan.. Mehmet Mercan seçimle geldikten sonra AABF çatısı altında yıllarca başkanlık yaptı kim karşı çıktı? Mehmet Mercan yalan söyleyip üyelerden habersiz kurumu İslam alevi teşkilatına bağlayana kadar, kim ne yaptı?
Kalemşör Yaman diyor ki: “Düzeyi o kadar düşürdüler ki, başkan sıfatlı insanlar, bu Cemevinde yönetimi kaybettikleri için buraya destek veren onurlu insanlar hakkında ileri geri konuşabildiler.” Bu kadar yalan ve iftirayı nerden çıkarıyorsun ? Bunu anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum.
Cemevine yıllarca emek vermiş kadın canlarımızı, ‘Alevi edebine aykırı hareket ettiler’ diye dergâhtan uzaklaştıran da Mehmet Mercan ve ekibidir.
Devlet kapısında beslenen, bunun için inancını pazarlayanlara söyleyecek çok fazla sözüm olmaz.
Bizim çağrımız açık net: “Ya siz alın, ya da bırakın biz alalım. Özkan ve Yaman Beyler, uzaktan üfleyeceğinize gelin. Dergahımızı kurtarın da, sizin gönlünüzdeki başkan Mehmet Mercan başkanlık yapmaya devam etsin!"
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















