İnsanlar doğru bildikleri değerler uğruna hayatlarını feda edebildikleri ölçüde insandır
Mehmet Ali DEMİRİnsanlar doğru bildikleri değerler uğruna hayatlarını feda edebildikleri ölçüde insandır.
Ölüm orucu feda, irade, halka karşı olan sorumluluk ve adalet için direncin beynin bedenle birleşip kaleleşen bir iradi çıkıştır. Burada zorunluluk yoktur, tamamen inanç, bilinç ve sorumluluk ruhu, büyük bir öz güven, büyük bir kararlılık, büyük bir kazanma gerçekliği vardır. Yılgınlığın, teslimiyetçiliğin karamsarlığın, "acabaların", yeri yoktur zalime karşı direniş halka karsı sorumluluk vardır.
Dünyada açlık grevleri ve ölüm oruçları hak arama amacı ile tarihte çokça başvurulmuş bir eylem biçimi. Ghandi’den Nazım Hikmet’e, IRA üyesi siyasi tutuklarından Tibet özgürlük savaşçılarına, Tamillere kadar bir çok birey veya örgütün başvurduğu eylemlerdir.
Açlık grevleri ve ölüm oruçlarını bir yöntem olarak reddetmek, tarihte birçok direnişi inkar etmek demektir bugün diyebilirsiniz o zaman Kerbela’da, Hz. Hüseyin Yezide karsı direnmeseydi "çünkü" Yezidin ordusu çok güçlüydü, Hüseyin orada direnerek 72 kişinin ölümüne neden oldu, Pir Sultan Sah demeseydi, amma bu dünyada zalimler yazitler olduğu sürece direnenler devamlı olacaktır.
Mustafa Koçak, itirafçı Berk Ercan’ın mağdur ettiği insanlardan sadece birisi. Koçak, itirafçının verdiği çelişkili ifadeler nedeniyle, öldürülen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alanlara “silah temin etme” ve “Anayasal düzeni bozmak” iddiasıyla 11 Temmuz 2019 tarihinde ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.
Bu kararı protesto eden 28 yaşındaki Koçak, 2 yıl tutuklu bulunduğu Şakran 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde adalet için direnerek yaşamını yitirdi.
Grup Yorum üyesi Helin Bölek İçişleri Bakanlığı tarafından haklarında çıkarılan yakalama kararlarının kaldırılması, konser yasaklarının ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskıların son bulması talebiyle başlatmış olduğu açlık grevini, ölüm orucuna dönüştürdü ve yaşamını yitirdi. Düşünün bir sanatçı özgürce türkü söylemek için yaşamını feda ediyor.
Aynı şekilde Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, 323 gün sürdürdüğü ölüm orucunda teleplerin kabul edileceği sözünden sonra ara vermişti ancak kritik olan durumu düzelmedi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Grup Yorum üyelerinin ölüm orucu eylemi, konser yasaklarının kaldırılması ve cezaevindeki üyelerinin tahliye edilmesi taleplerini bu faşist iktidar görmedi.
Dün ise Halkın Hukuk Bürosu, avukatlarından Ebru Timtik adil yargılanma talebiyle ölüm orucunu sürdürürken adalet uğruna dün yaşamını yitirdi, Aytaç Ünsal, Didem Akman, Özgür Karakaya ise ölümün eşiğinde ve bu ceberut iktidar ve onun yargısı adalete susamış bu inşalara bir bardak su vermiyor tıpkı kerbela gibi zaman zemin değişse de yezit aynı yezit zülüm aynı zülüm.
Bir umut geride kalanları yaşatmak için sesimizin daha gür çıkması lazım artık ölümler olmasın adalet diye haykıran bu sesi duyun artık.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















