IŞİD Avrupa'da Alevi Gençlerine Yönelik Yeni Bir Strateji Uyguluyor
Mehmet Ali DEMİRSon dönemde Avrupa'da sıkça dile getirilen "Alevi gençleri ve radikal İslamcı terör örgütü IŞİD" gibi ifadeler, aslında birbirinden tamamen farklı iki kavramın nasıl bir araya getirildiği konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır. Hepimizin bildiği gibi, büyük emperyalist güçler, Ortadoğu'da kendi çıkarlarını korumak ve bölgeyi kontrol etmek için dini araç olarak kullanmış, halkları bilimden ve çağdaş yaşamdan uzaklaştırarak gerilemelerine neden olmuştur. Bu strateji çerçevesinde sürekli savaşlar çıkarılmış, silah ticareti yapılmış ve tahrip edilen bölgeler yeniden inşa edilerek halklar büyük borç yükleri altında bırakılmıştır. Afganistan, Libya, Irak ve son olarak Suriye’de yaşananlar, bu acı gerçeğin birer yansımasıdır.
IŞİD, Suriye'de Nisan 2013'te lideri Ebu Bekir el-Bağdâdî'nin, El Nusra Cephesi'nin Irak İslam Devleti tarafından kurulduğunu ve desteklendiğini ilan etmesiyle sahneye çıktı. Bu iki grubun birleşmesiyle Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adı altında bir örgüt ortaya çıktı ve bölgeyi uzun yıllar süren iç savaş ve katliamlara sürükledi. Bu radikalleşme süreci, komşu ülkeleri de derinden etkiledi.
Suriye’deki IŞİD emirinin öldürülmesi ve örgütün dağılması sonrasında, kaçan militanlar Avrupa’da terör eylemleri gerçekleştirmeye başladılar. Bu süreçte birçok Alevi genci de çeşitli yollarla kandırılarak bu gruplara katıldı. Başlangıçta pek önemsenmeyen bu durum, son zamanlarda IŞİD'in sosyal medya platformları üzerinden Alevi gençlerini hedef aldığı ve onları radikalleştirmeye çalıştığına dair raporlarla ciddi bir tehdit haline gelmiştir.
IŞİD mensupları, özellikle Hz. Ali'nin İslam için verdiği mücadeleyi öne çıkararak Alevi gençlere yönelik bir propaganda yürütmektedir. Bu propagandada, Hz. Ali'nin İslam'ı yaymak için savaşan bir kahraman olduğu ve IŞİD'in de bu yolu sürdürdüğü iddia edilmektedir. Son birkaç yılda camilerde imamlık yapan Alevi gençlerinin namaz kılmaya, ramazan orucu tutmaya ve hatta anneleriyle aynı sofraya oturmamaya, kadınlarla el sıkışmamaya başladıkları görülmektedir. Tesettüre giren genç kızlardan bahsedilmekte, artık burka giyen Alevi kızların bile ortaya çıkmaya başladığı dile getirilmektedir.
IŞİD, sosyal medya aracılığıyla özellikle TikTok gibi platformlarda, Hz. Ali'nin yaşamı, savaşları ve İslam'a bağlılığı üzerinde propagandalar yaparak 14-21 yaş arası gençleri hedef almaktadır. Başlangıçta nazik ve dostça başlayan bu diyaloglar, zamanla gençleri ailelerinden uzaklaştırıp radikalleştirmeye yönelik bir sürece evrilmektedir.
Sevgili dostlar, bu tehlikeli gidişat önlenmezse, çok daha vahim sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz. Önümüzdeki yıllarda Alevi gençlerinin Avrupa’da IŞİD adına saldırılara katıldığını görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Bu, Alevilere karşı Avrupa’da bir algı oluşturmayı ve bu süreçte ölen Alevi gençlerini kullanarak yeni bir radikal gençlik yaratmayı amaçlayan bir stratejinin parçasıdır.
Bu durumun önüne geçmek için Alevi ailelerin çocuklarını İslam derslerine yazdırmaktan kaçınması, onlara Kuran okumayı öğretmekten vazgeçmesi, namaz kılmalarını ya da ramazan orucu tutmalarını teşvik etmemesi gerekmektedir. Alevi yolu ve erkânı bellidir; lütfen çocuklarımızı cemevlerine götürelim ve kendi inanç sistemimizi anlatalım, yoksa yarın çok geç olabilir.
Mehmet Ali Demir
Aşk ile...
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















