İslam Alevi Teşkilatının yeni politikası: Böl, parçala, yönet!
Mehmet Ali DEMİRAvusturya’da AABF’nin 13 yıl boyunca verdiği mücadele sonucu Avusturya’da devlet tarafından Aleviliğin hiçbir inancın alt kolu olmadan özgün olarak tanınması sonucu uzun zamandır Avusturya’da tanınmış olmasına rağmen halkın nezdinde istediği sonucu bir türlü elde edemeyen İslam Alevileri şimdi de, Hakk,Muhammet,Ali'yi inkar ediyor diyerek, Avusturya Alevilerini birbirine düşmanlaştırarak kendi kitlesini korumak için çok kötü bir oyun oynuyor. Biz bu politikayı Türkiye’de AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın sürdürdüğü politikadan biliyoruz. Bunu yapanlar beli bir süre boyunca bu konuda başarılı olsa da, halkın gerçeği germesini önüne geçemezler. Burada çok tehlikeli bir oyun oynamaktadır bu Avusturya'da yaşayan Alevilerin ve onların geleceği olan çocuklarını birbirine düşmanlaştırmaktadır.
Emperyalizmin genel politikası böl, parçala, yönet. Ne kadar küçük parçacıklara toplumu bölerlerse o kadar daha rahat pazar payı bulabilir; insanları sömürecek yöntemler üretebilir. Bunu son süreçte Türkiye’de iktidırını sürdürmek için AKP çok iyi yapıyor. Bunu yapmaktaki tek bir amacı var kendisinin iktidarda kalması kendisi dışındaki herkesi çeşitli yalan ve iftiralarla ötekileştirip kendi kitlesinin dağılmasını engellemektir. Bugün Avusturya’da İslam Alevi teşkilatının yaptığı da tam budur.
İslam Alevi teşkilatı böl, parçala, yönet metodunun bir uzantısı olarak bugünlerde bu konuyu sürekli gündemde tutmaya başladı. Tabi bu Türkiye’deki; Diyanet ve Siia yapılamasından ayrı düşünülemez. Biz asli unsurlarız, Asıl Alevi biziz, Alevilik İslam’ın 5. Mezhebidir diyerek aleviliğin içini boşaltarak asimile etme çalışmalarına devam ediyor.
AABF, ise Aleviliğin hiç bir inanca bağlı olmadan kendi öz yapısı üzerinde kendini var etmiş diyor. Bunu söylerken Alevilerin batini yorumu olarak Hakk,Muhmmet Ali kültünü ve Kerbela’da Yaşanan katliamı şimiye kadar Cemevlerinede nasıl yaşatılmış ise o sekilde kendi tüzükleri içine koymuştur. Tüzük ordayken herkesin rahatlıkla ulaşması mümkünken AABF Başkanı Özgür Turak’ın, bu konuda açıklama ve bilgilendirme yapmasına rağmen Hitlerin Propaganda bakanı Paul Joseph Goebbels, gibi halka bunların tüzüğünde Hakk,Muhammet, Ali yok diyerek yalan söylemeye devam ediyorlar. Buradaki tek amaç AABF'yi bu konuda beli hassasiyetleri olan halka kaşı kötülemek ve böyle olduğuna inandırmak.
Eğer benim düşüncemi sorarsanız, Aleviliğin İslam ile hiç alakası olmadığı gibi İslam’ın hiçbir katmanı sahsıyla hiçbir al akası yoktur derim. Tabi bu benim Mehmet Ali Demir olarak kişisel düşüncem.
Burda bir çağrıda bulunmak istiyorum; Sevgi canlar Avusturya'da tanınmıiş üç Alevi anlayışı var burada bir furbol takımı tutuyormuş gibi bir tarafı tutmak yerine yaşam da pratikte yaptıkları bakakarak İslam ve Aleviliği araştırarak size yakın kim ise orada yer alın bunu yaparkende bir birinizi suçlamak yerine düşmanlaştırmak yerine ilişkilerinizi geliştirerek dostluğunuzu pekiştirerek yapın.Hangi taraftan olursa olsun üç beş yöneticinin söylemi sizi bir birinize düşman etmesin siz kendi aklınız ve özgün iradenizle okuyarak araştırarak gerçeği bulun. Gerçeğin demine hüü canlar.
**** **** **** ****
Daha Allah ile cihan yok iken
Biz ani var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layık mekân yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik
Kendisinin ismi henüz yok idi
İsmi söyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Sekil verip tıpkı insan eyledik
Edip Harabi
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















