KIZILBAŞ ALEVİLİK, BİLİMSEL DÜŞÜNCE VE ŞÜPHECİLİĞİ SAVUNUR
Mehmet Ali DEMİRSevgili canlar, öyle bir dönemde yaşıyoruz ki öz ile söz birbirine yabancı oldu. "Yol cümleden uludur" deyimi sadece sözde kaldı. Kurumlarımızda İtaat eden, itiraz etmeyen canlar makbul sayıldı. Yol sözde kaldı, ben öne çıktı. Bir derya olan Alevi Kızılbaş yolu koltuklara, çıkarlara kurban edildi. Ocaklarda pişip gelen Pirler, analar yerine sırf kan bağı denilerek, yol bilmeyenlere bırakıldı. Yolumuzu sürdürecek Pir baba analar yerine devasa cemevlerine yatırım yapıldı. Ocaklarımızda duman tütmez oldu, kutsal ateşimiz küllenerek sönmeye bırakıldı.
Pirin "Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" sözü unutuldu, yenilenme ve arınma yerine geçmişte takılı kalındı. Mitolojiler, hikayeler, hurafeler anlatılmaktan vazgeçilmediği için gençlerimiz kurumlarımızdan uzaklaştı.
Sevgili canlar, oysa Kızılbaş Aleviler, yaratılış felsefesine inananlarla varoluşçu felsefeyi savunanlar arasındaki yerini net olarak ortaya koymak zorundadır ve bunu cemlere de geçerlerine anlatmak zorundadır. Cem, arınma ve bilimin yolunda bilgilenme yoludur. Bunun yapılırsa ancak 21. yüzyılı yakalar ve gençleri derneklerimize getirebiliriz.
Çünkü Kızılbaş Alevilik, bilimsel düşünce ve şüpheciliği savunur; okuyan, araştıran ve kanıtlanmış doğrular üzerine yürüyen nesiller yetiştirir, hurafelere ve akla bilime aykırı mitolojilere inanmaz. Elbette her inancın kültüründe mitolojiler bulunabilir, ancak bunu anlatırken bunun mitoloji, yani bir hikaye olduğunu baştan söylemek önemlidir. Peki, biz bunu yapıyor muyuz?
Sevgili Pir Baba Analar, yol talipleri bilmemiz gerekir ki; Kızılbaş Aleviler, şüphenin bilimsel düşüncenin temeli olduğunu savunur. Kızılbaş Alevilik, bilim ve şüpheciliği benimsemesiyle sürekli gelişen bir düşünce sistemini kabul etmiştir. Ayrıca Rıza Şehri'ni hedefine koyarak, sınıfsal eşitlik ilkesini savunur; yani paranın olmadığı, sınırların olmadığı ortak üretip ortak tüketimi benimser. Zaten mücadelenin varacağı son nokta olarak görür.
Canlar, dostlar, bizi asimile etmek isteyenlerin hedefinde, sorgulayan bir nesil yerine itaat eden, araştırmayan bir nesil yaratarak, bilim yerine hurafe ve sorgulamayan bir nesil yaratarak bizi yok etmeye çalışıyorlar. Bu nedenle söylemek isterim ki; geçmişten günümüze bizim için bugünün üniversitesi sayılacak ocaklar sistemini güncelleyerek, Pir baba anaların yetiştirmek artık olmazsa olamazımız olmalı.
"Yol Cümleden Uludur" desturuyla yolu bilimin ışığında ileriye taşıyacak yeni nesillerle barış ve kardeşliğin inşa edilmiş bir dünya dileğiyle.
Mehmet Ali Demir
Aşk ile…
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası


















