Namussuzların Namusu
Mehmet Ali DEMİREn son bildiğim haber, Diyarbakır'da genç bir kadının, erkek kardeşi tarafından silahla vurularak öldürüldüğüdür. O kadar çok kadın öldürülüyor ki, takip etmek zor artık.
Evet, Adıyaman’lı Melek kardeşi tarafından Diyarbakır Sanat sokağında namus davası denilerek öldürüldü. Ölümünden önce de günlüğünde babasına atfen “eğer bir gün ölürsem seni çok seviyorum baba” diye yazmış. Evet, belli ki çok sevdiği babasına daha önce “seni seviyorum baba” diyememiş. Babasına sevgiyle sarılamamış. Ölüm haberini akşam saatlerinde duyduk. Artık son yıllarda çoğumuz bu tür haberlere aşina olmuş durumdayız. Birçok insan, “namus davası, ne yapsın” gibi sözler ediyor bu namussuzların dünyasında.
Peki nedir namus?
Türkiye'deki şeref ve namus kavramları, erkeğin kadın üzerindeki hegemonyasını artırma bahanelerini kamçılayan mezesidir.
Kadının namusu, kadının bekareti, evlilik dışı cinsel ilişki olmaması, düzgün giyinmesi, bir kadından beklenen şekilde davranması, geleneklere uygun görevlerini yerine getirmesidir. Yani mini giyen, gece gezen, ailesinden habersiz birini seven, bu namus temsilcilerine göre “kadın namussuzdur ve ölümü hak ediyor” demektir.
Her gün kadın öldürülüyor diyorum, kimse sarsılmıyor diyorum, çünkü artık öyle bir noktaya geldik ki artık ne garipsiyoruz böyle şeyleri, ne de garipsesek de sesimizi çıkarıyoruz.
Ey namuslu erkek egemen toplum “bu mu sizin ahlak, namus anlayışınız” oğlunuzun kız arkadaşı oldu mu gururlanırsınız. “Aslan oğlum kızla geziyor.” Peki, o kimin kızı? Onun da bir annesi babası yok mu?
İğrençsiniz. İğrenç yolda güzel bir kadın gördüğünüz zaman ağzınızın suyu akar. Kadın gel dese, ne namusunuz kalır. Ne de şerefiniz.. Evdeki karınız da kızınız da aklınıza gelmez.
Ben bilirim sizin namus anlayışınızı. Sizin bildiğiniz ahlak, namus, şeref “kadının bacak arasıdır.” Çünkü namus denen kavram karşımızdaki insanın beynindedir, sen ne kadar uğraşırsan uğraş bu değişmez, evet vücut senin vücudundur, beyin senin beynindir, aşk senin aşkındır ama namusun karşındaki insanın ahlaki değerleriyle yargılanır, karşındaki birey kendi kafasındaki doğrulara göre hüküm verir, o doğrulara göre senin ahlakın hakkında ahkam keser.
"Namus erkeklerin sadece cinselliği değildir. Namus, kadının bütün varlığıyla, hayatı, emeği, kimliği ve bedeniyle kadınları kontrol etme aracıdır. Diyarbakır'daki namus cinayeti de, kadının öldürülme olayı da budur. Babasının emriyle bir erkeğe köle olarak verilmesidir. O kadın sevmiş, aşık olmuş, güvenmiş.
Kimin umurunda?
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















