Ne Kadar Biliyoruz Ne Öğreteceğiz?
Mehmet Ali DEMİRSevgili Dostlar,
Hep söyleriz; bu kadar çaba, bu kadar emek ama yine de istediğimiz başarıyı yakalayamıyoruz.
Peki neden?
Bu konuda hiç kendimizi sorguladık mı? Gerçekten biz yeterli bir bilince sahip miyiz? Örneğin en son hangi kitabı okuduk, hangi makaleyi okuduk, hangi bilimsel araştırmayı takip ettik, yani biz kendimiz yeterli bir bilince sahip miyiz? Yoksa geçmişte birçoğunu kulaktan dolma edindiğimiz sözlerle veya geçmişte okuyup öğrendiklerimizle aynı sözleri tekrarlayıp duruyor muyuz?
Hiç okumadan 'ben zaten biliyorum kardeşim, ben her şeyi bilirim' diyerek hem kendimizi hem de toplumu kandırmaya devam mı ediyoruz? 1980 öncesi devrimci hareketlerin içinde bu konuda çok ders aldık. Halk örgütlemesinden hiç anlamayan, hiç okumayan birçok kişi halkımızın anlamadığı birkaç Türkçe olmayan kelimeyi ezberleyip onunla toplumu kandırmaya çalışırdı. Hiç unutmam bu tür cahiller birkaç kişi bir arada gördüklerinde söze şöyle başlardı: Sürecin objektif ve subjektif şartlarını göz önünde bulundurarak…
Sıradan halkımızın anlamadığı ve onun ezberlediği birkaç cümleyi söyleyerek kendini toplumdan üstün veya toplumun önünde görürdü. Ama biliriz ki gerçek devrimciler halkın anlayabileceği en yalın şekilde anlatırlardı çünkü halkın anlamasını ve bilinç sahibi olmasını isterlerdi. Aradaki fark şu: Biri kendi egosunu tatmin etme peşindeyken diğeri halkı örgütlemeye ve halkın bilinç seviyesini yükseltmek çabasındaydı. Bu nedenle halkın bilincinin yeterli seviyeye çıkmadığı için en ufak bir baskıda tarumar oldurduk.
Bilinci olamayanın bilinç tüccarlığı, halkımızı faşizme karşı direnme bilincinden eksik bıraktı.
Peki bugün aynısını yaşamıyor muyuz? Bugün halkımız Alevi tarihi hakkında hangi bilince sahip, kurum başkanlarımız, dedelerimiz bu konuda ne kadar bilince sahip?
Neye göre hareket ediyor? Sivas katliamından sonra mantar gibi çoğalan derneklerimizde halkımıza hangi bilinci veriyoruz?
Kurumlara gelen kaç kişi gerçekten neyi, neden savunduğunun bilincinde?
Kaç kişi katliamlarla dolu olan Alevi tarihini biliyor?
Kaç kişi aynı zamanda bir direniş tarihi olan Alevi tarihini biliyor?
Ya da kurum başkanlarımız, yöneticilerimiz, pirlerimiz bu konuda nasıl bir mücadele yürütüyor? Biz yozlaşmış bazı inançlar gibi daha rahat yönetebilmek için cahil bir toplum mu yoksa kendini bilinçle donatmış bir halk mı istiyoruz? Neden halkımıza gerçekleri anlatmak yerine klişeleşmiş, doğru olmayan asimilasyoncuların yıllar içinde bize dayattıklarını anlatmaya devam ediyoruz? Ne zamana kadar takiye etmeye devam edeceğiz?
Sevgili Dostlarım,
Öğrenmeden öğretmek imkansızdır. Akıl tarlası çorak olanların başkasını bilinçlendirme, onları eğitmesi bilince ve bilime aykırıdır.
Onun için öncelikle kendi gerçeğimizi görmek zorundayız. Egolardan uzaklaşıp okumak, öğrenmek ve öğretmek zorundayız yoksa kaybetmeye mahkûmuz.
Aşk ile..
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası


















