Saltanat sahibi Emine sultan!
Mehmet Ali DEMİR
Emine Erdoğan’ın lüks düşkünlüğü her gün bir başka ayrıntıyla medyaya yansıyor. Emine Erdoğan’ın 15 bin dolarlık broşunu İngiltere seyahatinde sergilemesi oldukça dikkat çekmişti. Gittiği ülkelerde mağaza kapatan Emin Erdoğan Çalışmadan sadece eşinin Cumhurbaşkanı maaşıyla bu kadar zenginlik içinde yaşaması akıllarda soru işareti bırakıyor.
Mesela 2009 yılında Davos’a giderken kolundaki çanta gazetelerde haber olabiliyordu.
Hollandalı modacılara ait V&R markalı çanta çok konuşulmuştu. Lüks mağazalarda satılıyordu çanta. Modacıları uçuk kaçık olarak tanınıyordu. Markanın çanta fiyatları ise o zamanın parasıyla 925 lira ile 2 bin 200 lira arasında değişiyordu.
Anlaşılan aradan geçen 9 yılda Emine Hanım Hermes’e terfi etmişti. O Dönem gazeteler yazamıyor ama sosyal medya konuşuyordu.
Emine Erdoğan’ın Hermes marka çantası konuşuluyor. Çantanın fiyatının 49 bin 995 dolar olduğunu söyleyen de var, 51 bin dolar olduğunu söyleyen de. Ortalama 200 bin lira yani. Aslında Emine Hanım’ın çantaları ilk defa konuşulmuyordu.
Emine Erdoğan'ın kolundaki çanta, Hermes isimli markanın sınırlı sayıda ürettiği özel serisinden. Çantanın fiyatı 49 bin 995 ABD doları. 1 doların 4.85 TL olduğu düşünüldüğünde çantanın değeri 247,35 bin Türk lirası.
Ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik açmazda, aldığı maaş belli olan Cumhurbaşkanı’nın eşinin bu denli pahalı bir çanta takması inancı ve ülke gerçeğiyle bağdaşıyor mu.
"İtibarda tasarruf olmaz" diyenler, tarif edemeyecekleri harcamaları yapmaya devam ediyorlar...
AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ailesinin lüks içindeki yaşamları ve gün be gün artan harcamaları dillerden düşmüyor.
Geçtiğimiz yıllar içinde, Saray'ın harcamaları yine gündeme gelmiş, bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanlığı nezdindeki faaliyetlerin 'itibarda tasarruf olmaz' anlayışıyla, ülkemizin vakarına yaraşır şekilde yürütülme mecburiyeti vardır denmişti.
Bununla birlikte tüm bu hizmetler, hem Türkiye'nin büyüklüğüne ve itibarına yakışır kalitede, hem de en uygun maliyetlerle gerçekleştirilmiştir" açıklamasını yapılmıştı.
Ama nedense bu itibar ve şatafat sadece Erdoğan ailesi için, halkın geri kalanında yandaşlar dışında alt tabaka asgari ücretle geçinmek için pazarda çöpte gıda topluyor.
2017'deki yapılan zamla birlikte Erdoğan'ın maaşı 39 bin 71 lira oldu. Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ise çalışmıyor. Ama Emine Erdoğan, giyimi kuşamı, Erdoğan'la gittiği Avrupa gezilerinde lüks mağazaları kapatmasıyla konuşulur oldu.
En son daha 2 gün önce NATO zirvesi için Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Brüksel'e giden Emine Erdoğan, alışveriş yapmak için mağaza kapattı.
Çantalarıyla, kaftanlarıyla, bronşlarıyla, yedikleri ekmek içtikleri çaylarıyla Osmanlı sultanlarını geride bıraktılar.
Keşke Emine Hanım bu konuda bir açıklama yapsa da işin doğrusunu öğrensek. Yoksa milletin ağzı torba değil ki büzesin. Konuşmaya devam ederler: ‘Acaba kaç çantası var?’ ‘Gözlüğü ne marka?’ ‘Emine Hanım çalışmıyor bile. Eşinin maaşıyla bunları nasıl alabiliyor?’ Sorarlar da sorarlar.
Diğer yanıyla ağızları açıldığı zaman İslam dininden bas edenler bu yasam İslam dininde var mı.
Bir Müslüman, şer’i mesuliyetlerini yerine getirdikten sonra istediği gibi harcama hürriyetine sahip midir.
Böyle bir hürriyete sahip değildir. Bir mümin, dünyada nasların çerçevesi içinde hürdür. Nasların dışına çıktığı zaman, nefsani arzularının esiri olur. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, mümin ne kadar çok kazanırsa kazansın, kendisi için kifayet miktarıyla yetinip geri kalanı ahiret sermayesi kılabilmenin gayreti içinde olmalıdır.
Bu durumda nasıl israf edersin? Sana ait olmayan bir malı, nasıl keyfince kullanabilirsin? Bu, emanette ihanet olmaz mı?
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















