Sarayın gölgesinde yargı yılı açılışı olmaz
Mehmet Ali DEMİRCumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen yeni rejimin başlamasından itibaren kuvvetler ayrılığı ilkesinin zarar gördü. Cumhurbaşkanının önünde yaka ilikleyen yargı mensupları gördük çay toplamaya giden yargı mensupları gördük
Yargı bağımsızlığının ayaklar altına alındığı ülkemizde, Avukatlar suçsuz yere cezaevlerinde, milletvekilleri tutuklu yüzlerce gazeteci içerde Yargıtay ise “Ankara’da başka salon mu yokmuş gibi davranıyor” tepkiler üzerine baroları hedef gösteriyor.
AKP İktidarında özellikle yargının üzerinde yürütmenin baskısı gün gün ve yoğunlaştı bunu bilmeyenmi var yargıtay başkanı doğruları sölemiyor.
Yargıtay’ın 2 Eylül’de yapacağı 2019-2020 yılı adli yıl açılış töreninin Beştepe’de gerçekleştirilecek olmasına tepki gösteren çok sayıda baro daveti reddetti. Ardından Yargıtay Başkanlığı, Beştepe'deki adli yıl açılış törenine katılmama kararı alan baroları suçladı sanki koca Anakarada başka salon yok saraydan başka alternatif yok. Deyip hem saraya göz kırpıyor iteatkarlığını gösteriyor.
Buna karsın İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu ise, Yargıtay’ın açıklamalarını, Beştepe’de gerçekleşecek olan adli yıl açılışı ve alternatif adli yıl açılışına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı.
Beştepe’de yapılacak yeni adli yıl açılış törenine katılmayacaklarını altını çizen Durakoğlu, kuvvetler ayrılığının son derece zayıflamış olduğu böyle bir dönem yaşadıklarını belirtti. Durakoğlu, “Kuvvetler birliğinin dönüşmekte olduğu, bu dönüşme sırasında da yargının asli unsurlarının birlikte hareket etmesi gerektiği ve bir direnç göstermek gerektiğini yani barolar olarak bazen bedel ödemeyi göze almak için bazı girişimlerde bulunuyoruz dedi.
Durakoğlu, avukat ve yazarlardan sosyal medyadan alternatif adli yıl açılış töreni düzenleme çağrısına ilişkin “Yapılması gerekir” diyerek organizasyon için görüşmelerinin olduğunu vurguladı. Durakoğlu, “Bunlar geçmişte birkaç kez yapıldı. Bu baskılara karşı direnç göstermek anlamında yapılmış olan şeylerdi. Bir alternatif adli yıl açılış töreni yapılmalıdır. Muhtemelen Ankara’da olacaktır. Bu daha anlamlı olur. Aynı yerde aynı günde ve aynı saatte alternatif olarak böyle bir şey düzenlememizin doğru olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Hakim ve savcılardan yargının diğer tarafından aynı duyarlılığı göstermiyor Tam da bu tartışmaların yapıldığı bir zamanda Yargıtay’ın adli yılın açılışı için anayasanın 104. Maddesinde doğrudan doğruya yürütmenin başı olarak tayin edilmiş Cumhurbaşkanlığının bir mekanı tercih edilmiş olması ve basit bir şekilde bir toplantı yapılacak bir konum tercihinin belirlenmesi anlamına gelmiyor. Onun ötesinde anlamları var. Bir anlamda Yargıtay bu girişimiyle yürütmenin yargı üzerindeki baskısını meşrulaştırmış oluyor.
Koca Ankara’da başka Salon mu yok sarayın gölgesinde yapılıyor bu açılış. Dolayısıyla yürütmenin ayağına gidip oralarda böyle toplantılar yapılması doğru değil, Yürütmenin yargı üzerindeki baskısı var. Bu toplantılar yargının üzerinde meşrulaştırıyor.
Artık susma değil konuşma zamanı; toplumun her kesiminin’de buna destek sunması lazım, özelikle sivil toplum örgütleri yargının bağımsızlığını savunan işçi sendikaları üniversiteler özgür bir ülke hayali olan herkes.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













