Suruç’taki olay bize tekrar devletin kayıp silahları ve halkın silahlanmada geldiği yeri gösteriyor.
Mehmet Ali DEMİRTam otomatik Silah alıyor, çelik yelek takıp resim çekiyor ve bunu korkmadan sosyal medyada paylaşıyor, kimse hiçbir savcı, polis bunu araştırıp sormuyor.

Bu resim kendi başına suçtur. Sivil bir vatandaşın yasal yollardan o silahı edinmesi mümkün değildir. Devletten çalınan silahların yandaş çetelere dağıtıldığı doğrumu.
Silahlanma, sadece emperyalistlerle ve onlara bağımlı devletlerle sınırlı değil. Tüm dünyada “bireysel silahlanma” da artıyor. Devletler bunun önünü özellikle açıyor.
Bir yandan kontra örgütleri, çeteler kurup silahlandırıyorlar, bir yandan da toplumun bütününde şiddeti meşrulaştırıyor, yaygınlaştırıyorlar. Sonuçta hem silah tekelleri kar etmiş oluyor, bir yanda devletin kurduğu silah eğitimi verdiği çetelerden bahsediliyor.
Türkiye’de özellikle 15 Temmuz’dan sonra gerici çetelerin silahlanması teşvik edildi. Kendilerine HÖH (Halk Özel Harekatı) diyen bir dernek bile kuruldu. Kimi bölgelerde kamplar kurdukları ve silah eğitimi aldıkları tespit edildi.
15 Temmuz gecesi sokağa çıkan cihatçı çetelerin teslim olan askerlerin boğazını kestikleri, Boğaz Köprüsü’nden attıkları ortaya çıkmıştı. Onlara dair hiçbir soruşturma açılmazken Aralık 2017’de çıkarılan bir Kanun Hükmünde Kararname ile “yargılanmama güvencesi” getirildi.
Hem de sadece geçmişe ilişkin değil, geleceğe de dönük olarak… Gezi direnişi gibi toplumsal olayları da “darbe” diye yaftaladıkları düşünülürse, asıl hedefin toplumsal muhalefeti bastırmak olduğu kendiliğinden anlaşılır.
Yaşanan adli bir vakanın ardından 15 Temmuz’da dağıtılan silahların toplanmadığı da ortaya çıktı. Ardından İçişleri Bakanlığı “kayıp silahlar” olduğunu kabul etti, 106 bin 704 silahın kayıp olduğunu açıkladı.
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TSK’ya ait bazı silahların kayıp olduğunu açıklamıştı.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerinde ise, Türkiye’de toplam 20 milyon silah var, bunların sadece 688 bini kayıtlı.
Ülkede her dört kişiden birinin silahı olduğu tahmin ediliyor. İçişleri Bakanlığı, sivillere tanınan yıllık 200 mermi satın alma hakkını 1000 mermiye çıkarması ne anlama geliyor.
2016’da, bireysel ateşli silahlarla işlenen suç oranı yüzde 74 iken, 2017 yılanda yüzde 80’e yükseldi. Son yıllarda kadın cinayetleri başta olmak üzere silahlı şiddet olaylarında çok büyük bir artış yaşanıyor.
Bunu gidişatın nerde duracağı bilinmiyor, ne zaman ülkemizde ölümlü bir olay yasansa sadece birkaç gün bu konuları konuşuruz, sonra her olayda olduğu gibi acıları unuturuz.
Birilerin buna dur demesi lazım değil ‘mi hep susacakmışınız unutmayın sıra bize geldiği zaman çok geç olacak.
Suruc'ta ölen milletvekili kardeşinin oğlu Osman Yıldız'ın 2016 Ocak tarihli instagram hesabından "Temizlik" paylaşımı..

YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













