Mehmet Ali DEMİR

Takiyye ve Riyakarlık

Mehmet Ali DEMİR
  26-05-2020 16:46:00

Sözlükteki anlamı korunmak ve sakınmak anlamına gelen “takiyye” kelimesi, bence terim olarak; Sağlam bir duruşu olmayan sürekli değişim gösteren mekâna alana göre renk veren inandığını savunmayan bile bile yanlışa yanlış diyemeyen bildiği doğruyu bedel göze alıp savunamayan bir döneklik ruh halidir.

Takıyyecilik denen riya, yüzde görünenle özde olanın farklılığıdır. Dini açıdan  daha çok, ‘Allah için iş yapmak’ görüntüsü altında nefsi ve çıkarı için her şeyi feda etmektir.

Olduğu gibi görünmemek yahut göründüğü gibi olmamak, riya denen illeti ortaya çıkarıyor. Siyaset dilinde buna takiyye deniyor. Ve bu illet, kişilik bozuklukluları olan ne şiş ne kebapçıların işidir onların bir doğrusu yoktur doğruları yere çıkara ve çevreye göre belirlerler, korkaktırlar durdukları alana çok çabuk ayak uydurur ren değişirler.

Bunlar yalancıdır söylediklerinin tam tersine, münafıklıktırlar, görünürde savunduklarının gereğini yapmazlar. Emin olun her şey göstermeliktir doğruları bildikleri halde, inancının temel ahlak ve paylaşım buyruklarına aykırı davranırlar. Münafıklık bir ‘günah zaafı’ değildir; münafıklık bir ahlak çöküşüdür. Böyle olduğu içindir ki, gerçekleri bildikleri halde onu yapmaz her zaman seyirciye oynarlar

Taraf belirtmeden şirin görünmek onlar için en önemlisidir.

Sevgili canlar yoldaşlar yani, riyakârlık, riya, bir kişilik yozlaşması, bir şuur altı illetidir.  Bütün sömürücü, bedavacı, mirasyedi psikolojilerin mayası riyadır. Bir ruhsal doyumsuzluk belirtisidir riya. Bu yüzden, riya batağına saplanmış bireyler ve toplumlar yaşamda kalıcı, hayat verici hiçbir şey üretemezler. Çünkü riya, yaratıcılık riskine giden yolları tıkar ve insanın, üstün değerlerle kucaklaşmasını engeller.

Bunlara karşı mücadele etmez zordur, düsünceleri renkleri beli olmayan bu insalara karşı bir avuç insan bu değerleri, kurumları savunmak için büyük bedeller ödeme pahasına mücadele veriyor.

Yolumuzu, ikrahımızı, barışı, demokrasiyi, özgürlükleri sadece kendimiz için değil, herkesin huzuru, yaşamı, ve gelecekte çocuklarımızın geleceği, yani hepimiz için savunuyoruz.

Oysa gönül gözünüzde arlanıp paklansanız ve dönüp ozanlarınıza yol önderlerinize bir baksanız her şeyi daha net göreceksiniz, Pir sultan bir söz yüzünde darağacına gitmedi mi?

 Hallac-ı Mansur’un Hakk’ı kendi özünde, kendi özünü Hakk’ta görme; Hak ile Hak olma. anlamında söylediğini nereye koyacaksınız.

Hallac-ı  Mansur’un, insanı-Tanrıyı-doğayı bir bütün olarak gören inançta sevgiyi temel alan ve herşeyi insanda arayan bu öğretisine sahip ve buda Alevi-Bektaşi inanç ve öğretisinin temel tası değilmi?

Riyakarlık ve takiyyeciliğinize devam ederken bizi rahat bırakın, bizimle değil özü olduğunu savunduğunuz 2 milyara yakın insanın dini olan İslam inancında sahip insanlara kendinizi anlatın, onlar sizi kabul etmiyor, onlara asıl özün siz olduğunu kanıtlayın bizde tamam deriz.

Biz Aleviyiz biz EN-EL-HAK demişiz, hiçbir dinin devamı veya orasında burasında değiliz, Hakkı insanda keşfetmiş kıplesi,kabesi,kitabı insan olan ve yaşamın var olması için yeryüzündeki her canlıyı yasatmak ve yaşamayı ilke edinmişiz.

Gerçeğe Hüüü…

 

 

 

 

 

  Bu yazı 16079 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım