Mehmet Ali DEMİR

Tayyip Erdoğan cumhuriyet demokrasi ve Teokrasi

Mehmet Ali DEMİR
  10-07-2018 20:57:00

AKP liderinin yarım ağızla Lozan'ı övmesi, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına rahmet okuması değersizdir. 1923 Cumhuriyeti'ne düşman bir siyasetçiyle Lozan tartışmak anlamsızdır.

 

Recep Tayyip Erdoğan, seçkinci ölçeklere uygun tavırlar sergilemektedir. Halktan biri görünüp seçkinler sofrasında oturması onun bu çerçevede yeterlilikten daha fazla özellikler taşımasından kaynaklanmaktadır. Alışılmış sıradanlıkların dışındadır.

 

Recep Tayyip Erdoğan da demokratikleşme ve AB'ye girmek amaçlı başa geçti. Ticari ilişkileri ve çocuklarının üzerinden servetini arttırdı. Türkiye bir polis devleti oldu. Basın baskıya alındı. Bunun için yandaş basın oluşturuldu.

 

Tayyip Erdoğan tüm siyasi yaşantısı boyunca Cumhuriyeti yıkmak için uğraşmış, üstelik bunu bence başarmıştır.

 

AKP kuruluşuyla birlikte başlayan şeriat taraftarlığı ve şeriat sevgisi her ne kadar ılımlı İslam çizgisine gelse ’de, Halkın değiştirmeyi kabul etmediği dini figürler AK parti iktidarının ülkeyi yönetmesini sağlamıştır.

 

 Bize Sevr'i gösterip Lozan'a razı ettiler diyen Erdoğan uzun iktidarı boyunca işbirlikçilik konusunda bu memleketin önüne Sevr'in gelmesine neden olanlardan geri kalmamıştır. AKP ülkeyi emperyalist planların oyuncağı yapmıştır.

 

Bugün bu ülkede kimse huzurlu değilse, herkes kendisini tehlikede hissediyorsa bunun sorumlusu Erdoğan ve onun partisi AKP'dir.

 

Lozan Antlaşmasıyla ilgili yayınladığı mesajda 15 Temmuz darbe girişimine gönderme yapan Erdoğan, bu girişimin mimarlarından birisi olduğunu unutturmaya çalışırken de Türkiye halkının aklına hakaret etmektedir.

 

15 Temmuz'un arkasında AKP'nin işbirlikçi politikaları ve birbirinden aslında ayrılamayacak iki İslamcı grubun çatışması vardır.

 

Erdoğan, daha bir yıl önce yerden yere vurduğu Lozan'ı yarım ağız selamlarken esas yutturmacanın üzerini örtmeye çalışmaktadır.

 

Türkiye'de İslamcı gerici siyasetin özünde işbirlikçilik ve piyasacılık vardır. AKP ve İslamcı diğer çetelerin ortak noktası budur.

 

Gerici, işbirlikçi ve piyasacı bir odağın başka bir gerici, işbirlikçi ve piyasacı odakla geriliminden zafer çıkartmak yutturmacanın en büyüğüdür.

 

Eğer Atatürk padişahlığı devirip de cumhuriyeti kurmasaydı; Tayyip Erdoğan gibi İstanbul’dan çok uzakta bir köyde doğan bir çocuğun gün gelip de İstanbul’a yerleşmesi, burada okuyup siyaset yapıp devletin tepesine çıkması asla mümkün olmazdı.

 

Çünkü, kendisinin çok övdüğü Osmanlı düzeninde Anadolu’nun diğer insanları gibi Rize’nin köylüleri de İstanbul’a asla giremiyorlardı.

 

 İstanbul’daki devlet yönetimine ancak dönme devşirmeler soyundan gelmelerin çocukları geçebiliyorlardı. Bunlar da çok dar bir kadro halinde idiler.

 

 Ama tepede hep Osmanlı ailesinden gelenler bulunuyordu. Yani Tayyip Erdoğan’ın tepeye çıkma şansı asla yoktu.

 

Cumhuriyet düşmanlarına karşı durmanın en iyi yolu ise bugün yeni bir cumhuriyet, sosyalist demokratik cumhuriyet için mücadele etmektir.

  Bu yazı 5058 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım