Türkiye’de halkın Satınalma Gücü Ne seviyede?
Mehmet Ali DEMİRSatınalma gücü paritesine göre Türkiye 65 puan ile AB ortalamasının yüzde 35 altında kaldı. Komşu ülke Yunanistan'ın satın alma gücü paritesi 67 seviyesindeyken, en yüksek parite puanı 253 ile Lüksemburgda.
Satınalma Gücü Paritesi, ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farkını gidererek reel mal ve hizmet hacminin karşılaştırılmasına yönelik yöntem arayışlarının sonucu olarak ortaya çıkmışt
Ülkeler arasında üretkenlik ve yaşam standartlarını karşılaştırmaya yönelik çeşitli makroekonomik analizler bulunuyor. Bu analizlerden en çok popüler olanlardan birisi de “satınalma gücü paritesi” dir.
Kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 28 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması 100 iken, Türkiye için 68 oldu ve AB ortalamasının %32 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 37 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 132 ile Norveç, en düşük ülke ise 37 ile Arnavutluk oldu.
Satınalma Gücü Paritesine Neden İhtiyaç Duyuldu?
Geçen yıl yüzde 7.4 büyüyen Türkiye ekonomisi 19 ülke ve Avrupa Birliği'nden oluşan G20 topluluğu arasında birinci sıraya yerleşti. En yüksek büyüme oranını yakalayan ülkeleri Türkiye'nin ardından sırasıyla Çin, Hindistan, Endonezya ve Kore takip etti.
Hükümetin çokça övündüğü bu konu, bu ülkelerin makro ekonomik göstergeleriyle kıyaslandığında bu beş ülkenin arasında büyürken, dolar bazında küçülen tek ülke Türkiye.
BEŞ YILDA 1883 DOLAR AZALDI
Son beş yılda Türkiye'de kişi başına gelir 1883 dolar azalırken, Çin'de 1502 dolar Hindistan'da 336 dolar, Endonezya'da 175 dolar Güney Kore'de 3840 dolar artış görüldü.
2016’te tatil yaparken, normaldi. 2017’te kredi kartıyla taksitle tatile giden memur. Geçen yıl bir önceki yılın taksitlerini öderken sarsıldığımız için tatile hayal oldu. Bu yıl tatile gitme konusu bile açılmadı.’’
Gerçekten de açıklanan veriler ve iktidar yetkililerinin söylemleri ile Türkiye toplumu arasında bir makas var. Toplumun geniş kesimi ise her geçen gün bu makasın açıldığını hissedip şikayetlerini dillendiriyor.
Çelişkiler, toplumdaki bu mikro hikayeler makro ekonomik verilerden de görülebiliyor aslında. Türkiye ekonomisi AKP bürokrasisinin geçen yıl tek kalemde yaptığı ve Türkiye’nin kağıt üzerinde yüzde 20 zenginleşmesine neden olan hesap değişikliğinin de etkisiyle, son 15 çeyrek yılın sadece 1’inde küçülmüş kalanında ise parlak bir büyüme sergilemiş gibi duruyor.
Döviz kurunda yaşanan rekor artışlarla Türk halkının kişi başına geliri de son 5 ayda dolar bazında yüzde 45 oranında azaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, en son açıklanan 7 trilyon 105 milyar TL'lik 2017 yılı gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) üzerinden yapılan hesaplamaya göre, ortalama 4,60 TL olan dolar kuru üzerinden kişi başına gelir 38 bin 660 lira yani 10 bin 597 dolardı. Oysa dün 6,30 TL'ye yükselen dolar kuruyla birlikte kişi başına milli gelir 4.192 dolar azalarak 6 bin 405 dolara geriledi.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













