Türkiye’deki Alevi kurumları cihatçı örgütlerin saldırı listesinde
Mehmet Ali DEMİRABD ve Belçika, Türkiye’deki konsolosluklarını ve vatandaşlarını ciddi terör saldırılarına karsı uyandı. Aynı iddialarda Alevi ve Gayri müslim kurumların da ciddi tehlike altında olduğu ifade ediliyor. İddianın en önemli başlığı ise: “IŞİD saldırısı olacak.” Türkiye’de ISİD’in ciddi bir saldırısı olacağına dahil çok sağlam istihbarat bilgileri olduğunun altı çiziliyor.
Zaten Alevilere yönelik nefret söylemleri, Alevi evleri ve işyerlerinin çarpı (x) işaretlenmesiyle devam ediyor ve devlet buna karşı ciddi bir önlem almıyor.
Suriye savaşı ve devletin bu örgütlerle olan gizli - açık ilişkileri ülkemizi cihatçıların cirit attığı bir ülke haline getirdi. Cihatcı selefist radikal çetelerin Türkiye’deki Alevi kurumlarına ve Alevi toplumuna karşı ciddi bir düşmanlıkları var. Bu nedenle Alevi kurumları hedef alınıyor ve bir kez daha belirtmeliyiz ki: Aleviler ciddi tehdit altında.
Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan iktidarı Alevileri ya tanımıyor ya da kendi istediği pencereden bakarak Alevileri asimile etmeye devam ediyor.. 2020 yılında halen Cmevleri inanç merkezi olarak görülmüyor. Bundan amaç Sünnilerin ibadetine açılacak yeni bir yer bulmak değil, Alevilerin istediği gibi ibadet etmesine engel olmaktır. Bu bir politika, Alevilerin varlığını inkâr eden ve güdülen amaç ise Alevi asimilasyonudur.
Şu çok açık görülüyor ki, “2002 yılında iktidara olan AKP ve Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki otoriter baskıcı rejim" Türkiye’nin seküler geleneksel kesimine oluşturduğu tehdit, artarak devam ediyor. Türkiye’nin ötekileri olarak gösterilen bu insanlara neredeyse yaşam ve nefes alma alanı bırakılıyor. Kendisine biat etmeyen bu kesimleri R.T. Erdoğan hain, terörist, milli ve yerli olmayanlar olarak hedef tahtasına koyuyor.
AKP'in tek kişilik otoriter iktidarı, Aleviliği meşru bir inanç olarak görmüyor. Erdoğan, Türkiye’yi daha çok Sünnileştirme gayreti içinde.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'den gelen eleştirilere rağmen Erdoğan’ın Cemevlerini resmi ibadethaneler statüsü vermemesi bu gayretin de bir şekilde ispatıdır..
Ayrıca Diyanet işleri Bakanlığı’na ayrılan bütçe çoğu bakanlığın bütcesinden çok daha fazla. Alevilerden alınan vergi ile tekçi İslami zihniyette hizmet edildiği gibi Erdoğan yaptığı açıklamada "Cemevleri kültürel mekanlardır, Müslümanların ibadet için tek bir yeri vardır, o da camdir" diyerek Alevilere camiyi göstermektedir.
Türkiye’de İmam hatip okullarıyla eğitim öğretim de kademeli olarak Sünnileştiriliyor. Son 18 yılda İmam hatiplerde yaşanan artış ve diğer birçok okulun imam hatibe çevrilmesinin altında yatan neden budur.
Aleviler devlet kurumlarında ancak sıradan bir memur olarak çalışabiliyor. Devlet bürokrasisinin üst kademlerinde hiç Alevi görev alamıyor. 81 il Valileri, Emniyet Müdürleri içinde bir tek Alevi yoktur.
Her dönem ötekileştirilen Aleviler, geçmiş yıllarda fiziki, idari, sosyal ve siyasal saldırılara uğradılar, katledildiler. Bugün de aynı tehlikeyle karşı karşıyayız, buradan devleti uyarıyorum Türkiye'de saldırılar olacağına dahil çok ciddi istibarati bilgiler var. Alevi kurumlarını ve yöneticilerini koruyun.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















