'Viyana’daki Teşkilatı cemaati İslami Alevi’ye' bizi şikâyet etmiş
Mehmet Ali DEMİRViyana’daki Teşkilatı Cemaati İslami Alevi’yenin saygı değer ruhani lideri 'Ulu insan' Hz.Yüksel Bilgin, bizleri şikâyet etme lütfunda bulunmuş. Yüksel hazretleri ve havarileri hakkımızda tazminat davaları açmış.
Belli ki bu hazret çok korkuyor. Çünkü eğer özgür Alevi inancı tanınırsa elindeki pasta gidecek. İslamlaştırmaya çalıştıkları Alevilikte ellerinde bir şey kalmayacak. Onun için her dakika havarileri ile "bugün ne tür şikâyet edelim" diye düşünüyorlar.
Bilirsiniz, bazı insanlar vardır ki, her şeye bir kulp bulup şikayet ederler! Sakın abarttığımı da düşünmeyin. Çünkü onlar bildiğiniz her şeye bir kulp takarlar. "Mehmet Ali Demir çıkmış, Alevilik hakkında konuşuyor. Halla halla bu bizim tekelimizde. Nasıl olur da bizden izin almaz" gibi düşünce içerisine girerler. Ya da "ya bu adam doğruları söyler ve insanlar da ona inanırlarsa' der dert eder. Sabaha kadar uyuyamazlar. Anlayacağınız onlar için her zaman bir “şikayet” konusu olacak şey vardır. Zira hayata bakış açıları bu şekildedir. Onlar tek kelimeyle "ya bizimdir ya da hiç kimsenin" diyenlerdendir. Yakında bu şahsiyet "Alevilik aslında benden sonra ortaya çıktı" derse de, sakın ola ki şaşırmayın.
Yüksel Bilgin hazretleri ve havarileri her şeyden ama her şeyden şikâyet edecek bir şey bulurlar. Mesela; ne kadar çok kendileriyle uğraşıldığını söyler, ama kendileri insanları sürekli şikâyet etmekten vaz geçmezler.
Memnuniyetsizlikleri tavan yapmıştır!
Memnuniyetsizlik sendromundan muzdarip olan, Hz. Bilgin ve havarileri için, farkına varmaarı gereken bir diğer gerçek de budur. Onlar tarihte Alevi asimilasyoncuları olarak yer alacaklardır. Onlara bir tavsiyem var. Vaz geçsinler ihanet etmekten. Vaz geçsinler. Bu onlar için en hayırlısı olacaktır.
Bu zat-ı muhterem geçen ay bir yaygara koparıp tehdit edildiğini söylemişti. Şimdi bekliyoruz, umarım yakın bir zamanda bir açıklama yapar kimin tehdit ettiğini. Ben bu konuta kendi düşüncemi söyleyeyim. TC bu kişiyi tehdit etmez. Çünkü kendisi gittiği yerlerde yaptığı konuşmalarda övünerek "Türkiye’ye gittiğinde VİP geçtiğini söyler. Bir ülke kendisi için tehdit unsuru olarak gördüğü bir kişiye VIP uygulaması yapr mı? Kaldı ki, bu kişi zaten ülkeyi yönetenlerin zihniyetiyle ilgili olumsuz herhangi bir düşünce ve eylemin içinde de hiç olmamıştır.
Bu kişinnin İslam’la, İslamcılarla bir sorunu yoktur zaten. Gururla "İslam Alevisi" olduğunu söylüyor. Velhasıl sanırım bu konuda bir açıklama yapar.
Son olarak şunu söyleyeyim.
Sizin şikâyetleriniz bizim direnme azmimizi, gücümüzü artırır ancak.
“Çünkü” biz haklıyız ve biz kazanacağız. Sizler teslimiyetçisiniz. Sizler ihanet içersindesiniz.
Ve unutmayın ki, tarihin en güzel yerinde son sözü hep direnenler söyler.
Aşk ile.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















