Yarınları için mücadele etmeyen halkların sonu karanlık ve esarettir.
Mehmet Ali DEMİR
Yoksulluk girdabına itilen, insan oğlu gördüğü en kanlı soykırımları gördü .
Emperyalizme alternatif yeni bir Orta Doğu mu yoksa emperyalizmin demografik değişimlerine entegre olmak mı?
Orta Doğu’da savaş gün geçtikçe kızışıyor ve yeni boyutlar alıyor.
Küresel güçleri ticari savaşa sürükleyen stratejik politikalar, toplumları demografik değişimlerle devamlı kutuplaştırmakta.
Demografik değişimler ile emperyalizm, ezilen halkların barışa olan özlem ve hayallerini bir kâbusa dönüştürmekte.
Orta Doğu’da bu demografik değişimlerden ve ticari çatışmalardan nasibini alan Türkiye ise 24 Haziran tarihinde bir sistem değişikliği için seçimlere gitmekte.
Peki seçmen 24 Haziran seçimlerine ne tür bir cepheden bakıyor.
Bu çark bu düzen içinde seçimle halkların tüm sorunları Çözecek mi?
Ebetteki hayır, ama en azında bir rahatlama yaşanacaktır, ülke 16 yıldır üzerindeki kara bulutları dağıtacak, birazcık ’ta olsa nefes alacak, güneş görecektir.
İnsan hakları, özgürlük, barış, demokrasi, aydınlık, vs. kimsenin sana vermeye hakkı olmayan şeyler.
Sen alacaksın bunları, soluğun kesilene kadar bağıracaksın “Barış” diye, ciğerini yırtarcasına “insan hakları, hemen şimdi” diyeceksin. Zaten birisi bana özgürlük versin diye bekliyorsan sen o özgürlüğü hak etmiyorsun demektir!
Tanım olarak örgütlü toplum; sosyal demokrasinin temel ilkesi, sessiz çoğunluğun sesli hale gelmesi, toplumun ortak konularda uzlaşarak tavır ya da görüş belirlemesi değilmidir.
Örgütlenmesi yaygın olmayan, örgütlenmeyi başaramamış, örgütlenmekten korkan toplumlar bu egemenliği farkında olmadan örgütlü azınlıklara, atanmış bürokratlara, bir avuç seçkine kaptırır.
Bugün çektiğimiz sıkıntı bunun sıkıntısıdır. Barış, demokrasi, özgürlük isteyenleri kaptırdığı haklarını geri alma çabasıdır. Örgütlenin, yoksa ezip geçecekler!
Bilinçli bir toplum algısı kişiye göre değişebilir fakat bu algı nasıl şekillenirse şekillensin her konuda bilinçli olunması gelişimi de beraberinde getirecektir.
"16 yıldır süren bu karanlık döneme son vermek için sandığa git oyunu kulan, sadığa sahip çık, bir oydan ne olur deme, benim oyumla mı kazanacaklar deme.
"Ülkemiz her bakımdan bir kriz içinde. Bu krizin sorumluları 2002ʼden bu yana ülkeyi yönetenlerdir.
Herkesi birbirine düşman ettiler. Memleketi etnik ve mezhepsel temelde birbirinden ayırdılar.
İnşaata ve ihaleye dayanarak kendileri zenginleşti. Bizler, emeği ile geçinenler ise yoksullaştık. Soframızdaki ekmeğimiz azaldı.
Çocuklarımızın geleceğinden endişeliyiz. İşsizlik ve yoksulluk giderek artıyor.
Ekonomik kriz emareleri ortaya çıkar çıkmaz işten çıkarmalar arttı, vergiler arttı, pahalılık arttı. Belli ki bu iktidarla bizi bugünden daha zor günler bekliyor.
Bunu değiştirmek ise bizim elimizde. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, biz birlikte olduğumuzda, onlardan daha güçlüyüz! Bunu şimdi bir kez daha göstermemiz gerekiyor.
24 Haziran’da memleketimize ve geleceğimize sahip çıkalım, sandığa gidelim
Sandıklara birlikte sahip çıkalım!
OY VERELİM !
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













