Yolun içinde kalıp mücadele edemeyenlerin söylemleriyle yola zarar verme hakları yoktur
Mehmet Ali DEMİRNe demiş Pir Hâce Bekas Veli yolu anlatırken, bu yollu girme demiş git düşün bu yol ikrar yolu ikrar verip dönersen yolla ihanet edersin, gelme gelme, dön dönme, gelenin malı dönenin canı; bu yol demirden leblebi ateşten gömlektir diyor pir.
Gelme gelme dönme dönme, gelenin malı dönenin canı; peki ne der pir burada?
Gelme! Gelirsen dönme. Gelenin malı, dönenin canı gider. Öl ama ikrar verme, öl ikrarından dönme. Buradaki uyarı, ikarar’a göndermedir yolla bağlılıktır ne olursa olsun yolda kalacaksın der öyle yapmamış'mı ulularımız pirlerimiz.
Alevi yol önderleri yola girmek isteyen ikrar adayına, kesin bir dille uyarıda bulunurlar; “Gelme gelme dönme dönme, gelenin malı dönenin canı” diyerek yolun önemini ortaya koymuş olur. Yolla giren Allah eyvallah deyip kendini pire yolla teslim etmiş olur.
İkrar, veren yoldan dönmez, yoldan çıkmaz, elbette bu yolda zorluklar olacak önemli olan o zorluklarla mücadele etmektir, yoksa neden desin ’ki kılıçtan keskin demirden leblebi ateşten gömlektir.
Halk meydanında, Pir huzurunda verilen ikrar; Manevi olarak yeniden doğmaktır. Hak Hakikat yolunda zalime karsı mazlumun yanında mücadeledir; doğru söylemeyi, duruşlu olmayı, güvenli olmayı, arıcı ve artıcı olmayı gerektirir yani riyakarlığı kabul etmez.
İnsanların varsa kendilerine karşı yapılan haksız, hukuksuz ve adaletsiz uygulamalar karşısında pes ederek kaçmayı yol kabul etmez.
Türkiye devrimci hareketi önderlerinde Mahir Çayan; Devrim yolu sarp, dolambaçlı, engebelidir diyor. Peki bu yolun eylem kılavuzu ne olacak? Nerede ne adım atacaksın, nerede geri çekileceksin, nerede ilerleyeceksin, nerede duracaksın, nerede ayağa kalkacaksın; bütün bunları belirlemek için bir yol haritasına, bir rehbere ihtiyaç var ama mücadele ve yol içinden kalarak kaçarak değil.
Hangi yolda yürüneceğinin iyi belirlenmesi için bir saydamlığa, ihtiyaç vardır, bu saydamlığı, belirginliği sağlamak için yolla veya mücadeleye girmeden önce çok iyi düşünüp karar vermek lazım, çünkü burada önemli olan senin değil “önderlik yaptığın toplumun çıkarlarıdır” onun için Pir sultan Hızır’ın kuş sütü dahi olan sofrasına oturmamıştır. Bir yanda mal altın para zengin sofralar diğer yanda önderlik yaptığı halk ve kelesi, işte orda vereceğin karar senin önderlik ve bağlılığını belirler ondandır der pir gelenin canı dönenin malı.
Mücadele içinde kalıp savaşacağına; mücadeleyi terk ettiysen bari zarar verme, yolun ikrarına uy yol içinde çöz sorunlarını yoksa evliyada olsan bir kıymetin olmaz.
Aşk ile
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















