Metin YILDIZ

Estetik Bir Fon Müziği mi, Manevi Bir Derinlik mi?

Metin YILDIZ
  04-03-2026 15:50:00

Biz Aleviler barışın, birlikteliğin elçileri ve kadim bir inancın temsilcileriyiz. Kirlenmenin, yozlaşmanın ve yabancılaşmanın had safhaya ulaştığı bu dönemde, manevi değeri yüksek olan olgularımızla reyting peşine düşülmesini ne kabul edilebilir ne de hoş görülebilir buluyoruz. Bu vesileyle açıkça söylüyoruz: Ne deyişlerimize dokunun ne de yüreğimizi incitin.

Son dönem Türk televizyon dizilerinde, özellikle “yeraltı dünyası” temalı yapımlarda Alevi deyişlerinin sıkça kullanılması üzerinde durulması gereken sosyokültürel bir meseledir. Bu durum bir yandan bu zengin kültürü ana akıma taşıyor gibi görünse de, diğer yandan ciddi bir araçsallaştırma riskini beraberinde getirmektedir.

Alevi-Bektaşi geleneğinin özünde yer alan “Eline, beline, diline sahip ol” düsturu; barışı, insan-ı kâmil olmayı ve sevgiyi öğütler. Ancak dizilerde bu deyişlerin silahlı baskınlar, infazlar ve şiddetin en sert biçimleriyle harmanlanması, deyişlerin temsil ettiği felsefeyle taban tabana zıttır. Bu yaklaşım, kadim bir öğretinin anlamını tersine çevirerek onu şiddeti estetikleştiren bir görsel ambalaja dönüştürmektedir.

Deyişler ve nefesler, bir topluluğun ibadetinin, acısının ve inancının dışa vurumudur. Bu eserlerin yalnızca “havalı” bir atmosfer yaratmak ya da bir karakterin “delikanlı” veya “mağdur” imajını güçlendirmek amacıyla kullanılması, bu kültürü popüler kültürün tüketim malzemesine indirger. Ozanların yüzyıllardır taşıdığı hakikat arayışı, reyting uğruna bir aksiyon sahnesinin fon gürültüsüne dönüştürülmemelidir.

Öte yandan dizilerde Alevi kimliğinin ya da deyişlerinin sürekli suç dünyası içindeki adalet arayışı veya getto yaşamı ile eşleştirilmesi, toplum nezdinde yanlış bir algının oluşmasına da yol açabilir. Oysa Alevi kültürü yalnızca dışlanmışlık ya da isyan üzerinden tanımlanamaz. Bu kültür; sanatı, felsefesi, hoşgörüsü ve barışçıl yaşam pratiğiyle var olur. Mafya anlatıları içinde yapılan bu kullanım, Alevi kimliğini tek boyuta indirgeme tehlikesini de beraberinde getirir.

Bir kültürü görünür kılmak ile o kültürü tüketmek arasında ince bir çizgi vardır. Deyişlerin dizi sahnelerine kattığı o mistik hava, eğer deyişin ruhuna aykırı bir görsellikle birleşiyorsa, bu bir kültürel zenginleşme değil, aksine anlamın aşınmasıdır. Kadim bir inancın yüzyıllar boyunca taşıdığı derinlik, ticari kaygıların gölgesinde yüzeyselleştirilmemelidir.

Metin Yıldız

  Bu yazı 522 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım