Nadir SAYIN

YOL’umuz Berrak ve Işıktır!

Nadir SAYIN
  22-07-2024 08:31:00

Turan Eser, kimi çakma federasyon başkanları ve dedeler, evrenleşen Anadolu Kızılbaş/Alevi/Bektaşi toplumumuzdan özür dilemelidir. Bu makalede, Sn. Turan Eser’in "Aleviliğin Tanımsız Tanımı" ibaresiyle tanımını yaparken ortaya koyduğu karmaşık tanımın dünya literatüründe nasıl algılanabileceği üzerinde duracağız.

Aleviliğin Tanımsız Tanımı

Sn. Turan Eser’in, "Aleviliğin Tanımsız Tanımı" ibaresiyle yaptığı tanım, dünya literatüründe Alevi tanımlaması nezdinde gülünüp geçilecek bir durum oluşturmaz mı? Bu tanımlama, “Yeni bir din mi? Yeni bir inanç mı? Yeni bir yaşam anlayışı mı? Allah’lı mı? Allah’sız mı? Ateist mi? Hümanist mi, mümin mi?” gibi soruları gündeme getirmektedir. Bir kişi ya ateist olur ya da bir tanrıya inancı vardır. Ya Alevi/Bektaşi'dir ya da Müslümandır. Şimdi, insanın kendi inanç ve dünya görüşü kulvarında dahi “ikilik” ve “çelişki” yaratan bu “tanımsız, tanımla” yanılsamayı bilinçli mi yapıyorsunuz?

YOL ve Sürek

“YOL bir sürek binbir” derken, YOL’un içine nasıl Peygamber ve Hazret ve “Din” de yer almış? YOL’u, ne zaman Ahmet, Mehmet, Hüseyin, Hatice, Ayşe belirlemiş, göstermiş ki? Evet, Pirimiz Hacı Bektaş Veli’miz YOL’da (tarifini/tanımını yapmadan) sadece yol gösterirken, nasıl bir birey olmasına ışık saçarak, “Her ne ararsan kendinde ara” şiarıyla, gönül gözü ile görülen süreci YOL’da olunduğunu belirtmektedir. Bu süreç, tüm zamanlarda, çağımızda ve gelecekte kendi yörüngesinde ve dinamizm sürecinde değil midir?

Alevi/Bektaşi Düşünce ve Önderleri

Ona sadece süreklilik katan örnekler arasında, “Düşünürümüz” Yunus Emre, davamızın bariz duruşunu saltanatın sofrasına biat etmeyen Pir Sultan Abdal, sevgi ve aşk odağı olan ve doğa yasası ile “devriye kavramı” sürecinde “don” değiştirerek, onlardan rızalıkla ve aşk ile bağlamayı eline alan, deme/nefese döken Aşık Daimi ve Aşık Veysel babamız bulunmaktadır. Esat Korkmaz’ın süreci de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kadim Toplumlar ve Ritüeller

Hz. Ali ve 12 İmamlar, bizim “kadim toplumlardan” gelen erkan ve ritüel bilimi kılavuzumuz olan öğretimizdir. Yaşamın içindeyken nefs arındırma ve kontrol altında tutma ile doğa ile sentezlenen, kamil insanlık YOL’unda Rıza Şehri’mize yönelen değerlerde ne işleri var? O halde o YOL’un içine “Sürek” olarak katmadığımız, kıyaslama veya hakir gördüğümüz için değil, berraklık olması bakımından bir “Hintlilerin İnek İnancı” ile “Konfüçyüs” ve Çin Bilgeleri” kalmış mıdır? Belki bizler onlardan bir şey alır, öğrenir ve bilgiye, insanlığımıza katarız. Ancak, tüm diğer dinler, ideolojiler, “imamlık, hazretlik” ve “papazlık” boyutları YOL’da “sürek” olabilir mi?

Bu makalede, Turan Eser’in "Aleviliğin Tanımsız Tanımı" konusundaki görüşlerine ve YOL’un berrak ve ışık dolu yapısına odaklandık. Alevilik, derin ve köklü bir inanç sistemi olup, yüzeysel tanımlamalarla çelişkiler yaratılmamalıdır. Dördüncü bölümle devam edeceğiz.

Aşk-ı muhabbetimle.

  Bu yazı 2016 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım