Köyde Kadın Olmak ve Ekolojik Yaşam - 2
Nurcan BAYBARSİnsan doğası gereği konfor arar. Kış şartlarında ısınma ve barınma bu konforların başını çeker. Ancak köyde yaşam, bu konfor ve yaşamın dışındadır. Çünkü tek bir odada soba yanar ve diğer odaların ısınması bu anlamda mümkün değildir. Köyde yaşam tamamen ısınma olanağı olarak metropole oranla insan konforunun dışındadır ve biz bu ortamda yaşamı zorlayanlarız.
Zaman zaman köyde elektrik kesintisi yaşıyoruz. Akşam saatlerinde elektrik kesintisi yaşayıp, sabaha kadar elektriksiz günü geçiriyoruz. Peki bu gibi durumlarda ne yapıyoruz sorusu üzerine belirtmek isterim ki mutfakta bir ocak var ve bu ocak bulunduğumuz her köy evinde var. Genel olarak ocakta ekmek yapılır, ancak biz elektrik kesintisi yaşayınca ocağı aydınlanma olarak kullanıyoruz. Kışın zorlu ve elektriksiz geçen günlerinde ocak bizim için aydınlanma, aynı zamanda muhabbet alanı olarak boy gösteriyor ve biz tüm teknoloji konforundan uzak, ocakta yanan ateşe sığınıyor, dünü, bugünü ve yarınları muhabbete açıyoruz.
Bizim bulunduğumuz köyde teknoloji (elektrik, su) gibi cüzi oranda kullanılıyor durumda. Banyolarda şofben yerine banyo kazanı var ve bu kazan su ile doldurulup, odun ile yakılıyor. Her köy evinde ise banyo sorunu bu kazanlarla karşılanır durumda. Su ise belli zamanlarda veriliyor, ev içlerinde bir tonluk depolar var, su gelince depolar ancak doluyor. Bir köy evinde yaşıyoruz ve kullandığımız su dahi kısıtlı durumda, bunu belirtmeden geçmek istemiyorum. Onun dışında su sıkıntısı yazın kışa göre çok daha fazla yaşanıyor. Çünkü eskiden akan ırmak ve nehirler dahi kurumuş durumda.
Elbette ki köyde yaşam, yaza oranla kışın çok zor koşullarda geçiyor. Çünkü henüz Aralık ayı gelmese dahi kış kapıdan çoktan yüzünü gösterdi ve ormanda rızalığını alarak kestiğimiz meşe kütükleri çoktan yanmaya başladı. Aynı zamanda köyde yaşayan insan oranı gün geçtikçe en asgariye indi. Sadece inek, koyun, tavuk vs. besleyen aileler kaldı, geri kalan ise şehir merkezinde yaşamlarına tekrar döndü.
Yanımızda, yöremizde köyde yaşayan insan kalmadı diyebilirim. Sanırım bizimle birlikte 25-30 hane kaldı, ancak onlar bizden uzakta.
Bahçeye soğan, tere, marul ve ıspanak ektik, kar altında kaldı. Sera düşüncemiz vardı, kış kapıdan erken girince kar altında kaldı diyebilirim.
Köyde internet var. Pencere kenarı ve kapı önü gibi yerlerde zaman zaman çekiyor, genel anlamda ise sıkıntı yaşıyoruz. Bu yüzden sosyal medyadan kopuk, doğa ile daha çok zaman geçirir durumdayız. Metropol yaşamına alışkın bir insan için elbette ki bu olanaklar can sıkıcı diyebilirim. Ancak doğayı seviyorsanız, sobadaki odun ateşinden tutun, mandız (ocağın demir hali) soba közünden alınmış ateşle yemek yapmak, bununla birlikte internet kesintisi ile birlikte bir yaşam sürmek hiç de can sıkıcı değil. Her günümüz yeni bir şeyler öğrenmeye açık diyebilirim. Çünkü biz doğada yaşıyoruz, doğada her şey değişim ve döngü içindedir. Biz de bu döngünün içindeyiz. Metropol ise kapitalizm için biçilmez kaftandır. İnsanların hareket alanı sıkıntılıdır ve bu döngünün içine hapsolmuş durumdadır.
Bir köylüyle sohbetimden: "Çocukken köyde yüz elli koyunumuz vardı, ama şimdi yok. Çünkü bize metropol yaşamını hoş gösterdiler. Bizse köle gibi şehirlerde yaşamı zorladık, ama geriye dönüp baktığımızda bırakın koyun hesabını, kendimizden eser dahi kalmamıştı. Şimdi geriye dönüp köye yerleştik, ancak artık bir koyun alacak kadar dahi paramız yok. Kim suçlu?"
Nurcan Baybars (Nurê)
29 Kasım 2024
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Anlatmak Değil, Yaşatmak Gerek
- Rıza Şehrini Kurmak Mümkündür
- “Kendimiz Olmak Çok mu Zor?”
- SEVGİ NEYDİ?
- Sevgi Neydi?
- Kurumlar İçinde Yozlaşma ve Sömürü Düzeni
- Köyde Kadın Olmak ve Ekolojik Yaşam - 2
- XİZİR (HIZIR) – Doğanın, İnsanın ve Yaşamın Kendisi
- Bazı Kadınlar Yaşama Sadece Mücadele Etmek İçin Gelir
- Köyde Kadın Olmak ve Ekolojik Yaşam
- EBEMDEN ALDIĞIM BİR GÜNLÜK DERS
- Kadının Adı Her Yerde Aynı: Kadın Bilincinin Metropol ve Kırsal Arasındaki Farklılıkları













