Bezirgânlar Yol Tutmuş...
Nurten YALNIZLâ mekan ilinden geldim cihana,
Arar iken ehli cana eriştim.
Elden ele kabdan kaba süzüldüm,
Katarlandım doğru raha eriştim.”
- Virani
Bezirgânlar Yol Tutmuş...
Alevilerin toplumsal ütopyası rıza şehridir. Rıza şehri, kâmil insanların topluluğudur. Bu şehirde suç yoktur, suçlu yoktur; yöneten, yönetilen yoktur. Bu şehirde rızalık alınır, rızalık verilir; hak vardır, hakikat vardır. Bu şehirde yarin yanağından gayrı her şey ortaktır.
Rızalık ile yol almak için ikrar vermek gerekir; söz ikrardır, ikrar ile yürünmeyen yol, yol değildir. Rıza şehrinde çokluk olarak görünen her şey birlik içindedir. Varlığın birliği manasına varmayan beşer, kendisini tüm varlıkların efendisi olarak görür.
Yeryüzünün efendisi olduğunu iddia eden insanoğlu bir türlü doymuyor; sürekli kazanmak, yönetmek, doğaya, canlı cansız her şeye hâkim olmak istiyor. İhtirasları, egoları, hırsları ve bencilliği ile bütün evreni talan etmiş, önüne gelen her şeyi yakıp yıkıyor. Kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden evrende yaşayan tüm canlı varlıkları öldürüyor, hakaret ediyor.
Milyonlarca insan aç, susuz; milyonlarcasının yaşam güvencesi yok. Milyonlarca insan topraklarından edilip mülteci duruma düşmüş, evsiz barksız yaşıyor. Yeryüzü tüm canlılara yeter; bu kâinat, bütün canlıların ortak yaşam alanıdır.
Toplumun farklı kesimlerini oluşturan, farklı siyasal düşüncelere sahip insanlara kâinatta yaşayan varlıkların doğal hakları hakkında ne düşündükleri sorulsa, inanıyorum ki yüzde yüzü belki aynı cevabı verecektir. Haktan, hukuktan, adaletten, eşitlikten, kardeşçe bir arada yaşamaktan, demokrasiden ve özgürlükten söz edeceklerdir.
İnsan düşünmeden edemiyor: Haktan, hukuktan, özgürlükten, barıştan ve demokrasiden yana görünen büyük bir çoğunluğun olduğu bir yerde bunca haksızlık, hukuksuzluk nasıl olur? Esasen barıştan, adaletten, hukuktan, özgürlükten ve eşitlikten yana olduğunu ifade eden büyük bir çoğunluk, bu değerleri ve kavramları kendi çıkarları için kullanıyor, toplumun maddi ve manevi değerlerini bu kavramlar üzerinden sömürüyor.
Kötüler, yalancılar, ahlaksızlar, hırsızlar örgütlüdür. Organize olmuş kötülük, toplumsal değerlerin içini boşaltarak toplumsal yozlaşmaya, çürümeye zemin hazırlıyor. Bu kötülüğe, ahlaksızlığa ve adaletsizliğe karşı olan az sayıdaki vicdan sahibi insanlar ise örgütsüzler; güçlerini bir araya getirmiyorlar, tek ses olamıyorlar. Kötülerin, yalancıların, iftiracıların ve ahlaksızların gücü, dürüst insanların sessiz kalmasındandır.
Davasında haklı olan, dürüst insanlar ayağa kalktığında kötüler, yalancılar, iftiracılar, istismarcılar ve hırsızlar geri çekilir.
Aşk ile kalınız.
Nurten Yalnız.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Suçlu Bizim Mahallede Olunca Suçun Önemi Yok...
- Alevi Dili Edep ve Erkândır
- Buyurun, Günahsız Olan İlk Taşı Atsın
- AABF Genel Kuruluna Giderken Yaratılan Korku İmparatorluğu
- Alevi Öğretisi Toplumsal Çürümenin Panzehirimdir...
- Koltuk Davası
- Dava İnsanı Olmak!
- Kültürel Soykırım
- Hak ve Hakikat İçin Yola Düştüm
- Bezirgânlar Yol Tutmuş...
- İktidar Güce Yol Hakikate Bakar...
- Ne Kol Kırılsın Nede Yen İçinde Kalsın













