AABF Genel Kuruluna Giderken Yaratılan Korku İmparatorluğu
Nurten YALNIZAlmanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) genel kurulu yaklaştıkça, mevcut yönetimin delegeler üzerinde algı operasyonları ve manipülasyon çabaları dikkat çekiyor. Özellikle, AABF Genel Başkanı'nın Oberhausen AKM’de delegelere hitaben yaptığı konuşmada, AABF genel kurulu yaklaştıkça Türk-İslam sentezcileri, iç ve dış düşmanlar ile uyuyan hücrelerin uyanarak AABF yönetimini devirmek için harekete geçtiğini söylemesi, bir korku imparatorluğu yaratma çabasının işareti olarak görülüyor. Genel başkan, Aydınlık gazetesinin AABF'ye yönelik saldırılarının da bu planın bir parçası olduğunu belirterek konuşmasına devam etti.
Genel başkanın ifadeleri, açık bir şekilde kendisini hareketin tek koruyucusu olarak sunma çabasını yansıtıyor: "Ben varsam siz varsınız, ben yoksam bu hareket biter, başınıza taşlar yağar" demeye getiriyor. Ancak bu tür bir söylem, tarihsel olarak birçok otoriter yapının halkı baskı altına almak ve yönlendirmek için kullandığı bir yöntemdir. Gelin, bu konuyu detaylandırarak alt başlıklar altında inceleyelim.
Türk-İslam Sentezi Nedir?
Türk-İslam sentezi, 1970’lerde Aydınlar Ocağı tarafından formüle edilmiş ve aşırı sağcı bir ideoloji olarak benimsenmiştir. Daha çok ülkücü hareket tarafından savunulan bu ideoloji, milliyetçilik ve İslamcılığı bir araya getirir. AABF Genel Başkanı, bu ideolojiyi tehdit olarak göstermekte ve dış düşmanları tekçi zihniyet, yani devlet olarak nitelendirmektedir. İç düşmanlar ise Alevi kimliği ile ortada olan ve devletle çalışan kesimler olarak tanımlanıyor. Bu kesimlerin Cem Vakfı, Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı ve benzeri kurumlar olduğu düşünülmektedir.
Düşmanlar Her Zaman Var mıydı?
Genel başkanın söylemi, bu güçlerin genel kurul yaklaşınca yeniden harekete geçtiğini ima ediyor. Ancak, bu tür güçler her zaman aktifti ve Alevi toplumuna yönelik tehditler hiçbir zaman ortadan kalkmadı. Maraş, Sivas, Çorum, Gezi ve Gazi katliamları, bu güçlerin uzun yıllardır var olduğunu ve Alevi toplumuna zarar vermeye devam ettiğini gösteriyor. Bu güçler hiçbir zaman uykuya dalmadı, aksine her zaman uyanık ve aktif oldular. Dolayısıyla, AABF’nin mevcut yönetimi gitse bile, bu düşmanların varlığı devam edecektir.
Aydınlık Gazetesi ve Medya Manipülasyonu
AABF Genel Başkanı, Aydınlık gazetesinin AABF hakkında yazılar yazmasını, hareketin düşmanlarının saldırıya geçtiği şeklinde yorumluyor. Ancak bu, tarihten bihaber olmanın bir sonucudur. Aydınlık gazetesinin misyonu bellidir ve daha önce de Alevi toplumuna yönelik eleştirilerde bulunmuştur. Bu saldırılar, yeni değildir ve AABF’ye yönelik saldırılar, genel başkanın iddia ettiği gibi sadece yönetim değişikliği gündeme geldiğinde değil, her zaman mevcuttur.
Uyuyan Hücreler İddiası ve AKP Söylemi
En önemli konulardan biri, AABF Genel Başkanı’nın "uyuyan hücreler genel kurul yaklaştıkça uyanmaya başladılar" ifadesidir. Bu söylem, Türkiye'deki iktidarın, özellikle AKP'nin, FETÖ’ye karşı kullandığı söylemlerle büyük bir benzerlik taşımaktadır. Genel başkan, açıkça şunu dile getiriyor: "Ben ve benim belirlediğim adaylar dışında kimse bu koltuklarda oturamaz, aksi takdirde Alevi hareketi bu güçlere teslim edilir."
Oysa Alevi hareketi, binlerce yıldır var olan bir mücadeledir ve bir kişinin yönetiminde ya da onun gidişiyle sona ermez. Düşmanlar, AABF’nin mevcut yönetiminde olmasından bağımsız olarak her zaman var olmuştur ve var olmaya devam edecektir. Aleviler, tarih boyunca bu tür saldırılara karşı direnç göstermiştir.
Türkiye Siyasetinin Dili ve AABF'ye Yansıması
Türkiye siyasetinde kullanılan söylemler, Alevi toplumu üzerinde de etkili olmuştur. AKP iktidarı, "Biz gidersek bu devlet biter, bölünür" söylemiyle halkı korku üzerinden manipüle etmeye çalışırken, AABF Genel Başkanı da benzer bir söylemle, "Ben gidersem bu hareket biter" mesajını veriyor. Ancak bu tür korku stratejileri, yalnızca koltuğu sağlama almak için kullanılan manipülasyon yöntemleridir.
Delegelere Manipülasyon ve Gerçek Sorunlar
Korku imparatorluğu oluşturarak delegelere yön verme çabanızın farkındayız. Delegeleri manipüle ederek koltuğu koruma isteği, Alevi toplumunun gerçek sorunlarını gölgede bırakmaktadır. Oysa ki konuşulması gerekenler, Alevi toplumunun sorunları, AKM’lerin genel durumu, kadınların ve gençlerin karşılaştıkları zorluklar ve yol öğretisidir.
AABF’nin Geleceği
Sayın başkan, emin olun, rahat olun. Siz giderseniz AABF’ye bir şey olmaz. Senden önce de bu tür korku söylemlerini kullananlar vardı ve AABF bir yere gitmedi. Düşmanlar dün vardı, bugün var ve yarın da olacak. Üç yıl daha oturmak, bu düşmanları bitirmeye yetmez. Eğer düşmanları tamamen yok edebileceğinizi iddia ediyorsanız, o zaman eyvallah, diyelim. Ancak, Alevilerin başına taş yağmayacak. Alevilere yönelik gelişecek herhangi bir tehditte, bizler bu yol ve öğreti için kendimizi siper edeceğimizden şüpheniz olmasın.
Bu düzen değişmedikçe düşmanlar hep var olacaktır, ancak mücadele edenler de hep var olacaktır. Tarih boyunca bu mücadele böyle ilerledi, bundan sonra da aynı şekilde devam edecek.
Aşk ile kalınız.
Nurten Yalnız
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Suçlu Bizim Mahallede Olunca Suçun Önemi Yok...
- Alevi Dili Edep ve Erkândır
- Buyurun, Günahsız Olan İlk Taşı Atsın
- AABF Genel Kuruluna Giderken Yaratılan Korku İmparatorluğu
- Alevi Öğretisi Toplumsal Çürümenin Panzehirimdir...
- Koltuk Davası
- Dava İnsanı Olmak!
- Kültürel Soykırım
- Hak ve Hakikat İçin Yola Düştüm
- Bezirgânlar Yol Tutmuş...
- İktidar Güce Yol Hakikate Bakar...
- Ne Kol Kırılsın Nede Yen İçinde Kalsın













