Bir öğretmen arkadaşımın anneler günümü kutlamayın bunu samimi bulmuyorum, bu bir günle geçiştirilemez diye yazmış
Rıza AYDINBir öğretmen arkadaşımın anneler günümü kutlamayın bunu samimi bulmuyorum, bu bir günle geçiştirilemez diye yazmış. Onun altına şunları yazdım.
Sevgili Öğretmenim
Lisede psikoloji öğretmenimiz söylediğinden beri hep düşünürüm annelik duygusu toplumsal mı yoksa biyolojik mi diye.
Psikoloji öğretmenimiz demişti ki, kadınlarda erkeklerde olmayan bir organ var, böbrek gibi, dalak gibi, küçük bir organ, bir beze var; o, beze salgıladığı bir egzimle kadınlara annelik - anne olma duygusu veriyor demişti.
Bundan mı toplumsal olarak gelişmiş sosyal bir duygu mu bilmiyorum ama biz erkeklerde olmayan bir hassasiyetin annemde ya da annelerde olduğunu yaşadım gördüm; hissediyorum.
Onlara bir gün vermeyi, bunu o bir güne hapsetmeyi düşünmem ama bir annelik duygusu var bunu kabul etmek gerek.
Gençliğimde harvurup harman savurdum, bunu tam olarak anlayamadım, anlasam da gereğini yapamadım. Bir gün gelip annemin yaşlanıp öleceğini bile o günlerde akıl edemedim, düşünemedim şimdi düşünsem de kafamı dizimi dövsemde fayda etmiyor. İş işten geçti.
Hamdullah Çelebinin savunmasını hazırlarken bir sözü dikkatimi çekti, “Kadı efendi hazretleri bizde şekilcilik yoktur biz salatı daimdeyiz, bizim her hareketimiz, oturuşumuz, duruşumuz, konuşuşumuz salât etmektir” diyordu. Ben şekilciliği gösterişi sevmem ama içimde yapamadıklarımın büyük bir üzüntüsü var; onu hep düşünüp yokluğunu hissediyorum. Yaptığım güzel bir şeyi, yazdığım bir yazımı gösterip, aferin oğlum sana yakışmış diye gözleriyle söyleyecek birinin olmamasının kocam boşluğunu içimde taşıyorum. Bu günleri yaşamaktansa keşke ölmüş olsaydım diye düşünüyorum ama ... . Ebemin Kerbelayı anlatırken söylediği o sözler aklıma geliyor; “nola bu günleri görmeseyidim keşke bu dünyaya gelmeseyidim”.
Sabah sabah beni bu düşüncelere garg edip üzdün be hocam.
Aşk ile
Nazım’ın şöyle bir şiiri vardı, onu ezberimde kaldığı kadarıyla yazarak sözlerimi bitirmek istiyorum
AĞLAMAK
Ağlamak ayıpsız aşikara yağmur misali
Neylersin alışkanlık
İçin kan ağlarken yüzün güler
Dikili taşlar gibi dinelirsin yine
Yavrum erişmek ne müşkülmüş meğer
Analar gibi ağlamanın yiğitliğine
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













