Değerli muhabbet ehli canlar
Rıza AYDINOzanlar (aşıklar) dergahlarda yada tekkelerde Aleviliği kavrayıp, bunu Cem'i cümleye yaymaya çalışan önderlerdir. Bu yüzden ozanları tarihi süreçi içinde inceleyerek onların dilinden Aleviliği anlamaya çalışmak gerekir.
Alevi edebiyatı denilen bu geleneğin temelini Yunus Emre atmış, Kaygusuz ABDAL en yüksek aşamasına getirerek kurucu olma namını hak etmiş.
Hal böyle ise ki böyledir; Aleviliği anlamak isteyen herkes; -dede, talip, dernek başkanı, Alevi deyişleri söyleyen sanatçı herkes- Yunus Emre'den başlayarak, tarihsel sırasıyla Kaygusuz Abdal'ı, Nesimi'yi, Yemini'yi, Virani'yi, Fuzuli'yi , Hatayi'yi, PİR Sultan ABDAL'ı, Kul Himmet Abdal'ı , HACI Bektaş Çelebilerinin deyişlerini okuyup ezberler konumunda onlara hakim olmalıdır.
Ama ne yazık ki bu gün (günümüzde) Alevi sahasında varolan ne dedeler, ne dernek başkanları ne dernek yöneticileri ne de Alevi deyişlerini söyleyen sanatçılar böyle bir bilgilenme sürecinden geçmiyor; günümüzde bilgisizlik hat safhaya çıkmış.
Eskiden dedelerin birçoğu okur yazar bile değildi ama dede yetiştiği dedenin dizinin dibinde, dede ocaklarındaki muhabbetlerde Aleviliğin teorisini kavrıyordu. Şimdi hangi dedenin evinde toplanılıp muhabbet ediliyor ki onun çocukları bu muhabbetlerde pişsin Aleviliği öğrensin.
Bir araştırma yapılsa Pir Sultan Derneğinde yönetici olanların çoğunun Pir Sultanın kitaplarını bile baştan sona okumadığı görülür bu yüzden "her kafadan bir dağ gibi taş gelir" hesabı ses geliyor.
Alevi deyişlerini yaratan aşıklar bir ırmak gibidir, bir birlerini takip edip o ruh içinde deyişler söylemişlerdir. Öyleyse Aleviliğe meyleden insanlarında soyunup bir ırmağa girer gibi bu ırmağa girmeli, Yunus Emre'nin deyişlerini okumakla yola çıkıp, tarihi sırasıyla ABDAL Musa'nın, Kaygusuz Abdal'ın, Nesimi'nin, Yemini'nin, Fuzuli'nin, Virani'nin, Hatayi'nin, Pir Sultan Abdal'ın, Kul Himmetin, Hacı Bektaş Çelebilerinin deyişlerini ( yani Şiirlerini) mutlaka okumaları, kavramaları elzemdir. Hem Aleviler hem de Alevilik böyle bir yola girerse bu bunalım sürecini atlatır. Aleviliğe meyleden kişi, her kim olursa olsun tarihi süreci içinde andığım aşıkları okuyup etüt etmelidir; Aleviliğe meyleden can ne benim kitaplarımı okusun ne de başka bir çağdaş yazarın kitaplarını okusun önce bu kaynakları okusun kendi yolunu kendi bulur, böyle yaparsa pusulayı doğru yere koyar, bundan başka bir çare göremiyorum
Aşk ile
Rıza Aydın
7 Aralık 2019 Ankara
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













