Erenler
Rıza AYDINTarihte bu yolculuğu şöyle sürdüre biliriz.
Kalender Çelebi İsyanı bu toprakların Osmanlı’ya karşı en büyük halk hareketinin, en büyük isyanının adıdır.
Nazım Hikmet, Şeyh Bedreddin destanını anlattığı gibi bu destansıda anlatsaydı solcularda (yani sosyalistlerde) bu isyanı bilirdi; Bütün suç Nazımda o bunu anlatmadığı için biz solcular cahil kalıp, bundan haberimiz olmadı.
Halbuki Anadolu’nun asıl tarihi bundan Sonra yaşandı.
Anadolu’nun işgalini tamamlayan Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Alevi Dergahlarına yeni bir düzen vermeye başladı.
Osmanlı Hanedanlığının ünlü Padişahı Kanuni, Kalender Çelebi isyanını 1527’de bastırdıktan 23 yada 24 yıl sonra Alevilerin Serçeşmesi olan Hacı Bektaş Dergahını yönetmesi için, eşi Mahi Devranın abisi, Server Paşayı Hacı Bektaş Dergahının başına atadı. Server Paşa Alevi Dünyasında “Sersem Ali Baba” lakabıyla tanınır.
Bu atama günümüzde halkın seçtiği belediye başkanlarını görevden alıp, halka hizmet etmesini için kendi adamının ataması olan “Kayyum atamalarına” tıpa tıp benzer.
Gün bu gün, zaman bu zaman, şimdi düşün Diyarbakır Belediye başkanlığına atanan adam Diyarbakır halkına ne diyor: “ben size daha iyi hizmet edeceğim” diyor değil mi? Onunla işbirliği yapanlar, bal tutan parmağını yalar hesabı, bu ballı parmağı yalamak isteyenler olduğu gibi Pir Sultan gibi “Bozuk düzende düzgün çark olmaz” deyip buna karşı çıkan Pir Sultanlar olmaz mı? Teorik olarak bu da pek ala mümkün değil mi?
Osmanlı Padişahı Dergahlara adamını atayınca bütün Alevi Dergahları ikiye bölünüyor. Bir Osmanlı Padişahının Dergaha atadığı kayyum varı adamla işbirliği yapanlar kesimi çıkıyor, birde Pir Sultan gibi “Bozuk düzende düzgün Çark olmaz” diyenler çıkıyor.
Geçen günlerde yazdım, Rıza Yıldırım “Bektaşiliğin Doğuşu” adını verdiği kitabında bu günkü Yunanistan’ın Dimitoka kentindeki Kızıldeli Dergahını anlatırken, Dergahın ikiye bölündüğünü, bu bölünmenin, 1. Süleyman dediği Kanuni döneminde olduğunu, 1568’den sonra bu kesimlerden birine verilen belgelerde “Seyit” denmeye başlandığını söylüyor.
Osmanlı padişahı günümüzde belediyelere kayyum atandığı gibi, kaynını Dergahın başına atayınca dergahlar çevresindeki
Aleviler ikiye bölünüyorlar; bu guruplardan biri mesela Pir Sultan, “bozuk düzende düzgün çark olmaz” deyip, kayyuma karşı çıkıp, asılırken, diğer gurup onunla işbirliği yapıyor.
Şefkatli Osmanlı Devleti’de kendisi ile işbirliği yapanları desteklemek için onlara “Berat” vari belgeler veriyor. Alevi tarihinde Osmanlı Devletinin işbirlikçilere verdiği beratlara “Şecere” deniyor. Bu işbirlikçilere verilen Şecrelerde bu belgeyi alan zat, Ehli beyit soyundan bir Seyyid evladıdır. Bu Seyyid evladı, askere gitmeyecek, vergi vermeyecek, bu belgeyi gören her devlet görevlisi bunun işini yapıp saygı gösterecek; bu Seyyid evladı da, Ramazan’da oruç tutturacak, namaz kıldıracak, olanağı olanın Hacca gitmesini sağlayacak deniyor.
Alevi dünyasında Osmanlı’nın Nakubül eşraflık kurumundan Seyitlik belgesi almış çok Ocakzade dede var. Derlerki, bir kişiye kırk gün deli desen, adam deli olduğuna inanır hesabı, bu belgeleri alıp, kendisine “Seyyid” denilenlerde zaman içinde buna inanıyor.
Yaşanılan tarih kadar oraya nereden baktığın önemlidir. Tarihi egemenlerle ezilenler arasındaki sınıflar mücadelesinin anlatımıdır diye bakarsan bunları görürsün yoksa göremezsin; kayyumun Ne kadar iyi hizmetler yapıp, bu ballı parmakları yalamaya çalışanları nasıl onere edip, nasıl onları öven belgeler verdiğini anlatır durursun. Bunun için anlatılan tarih kadar anlatanın nerede durup, bunu nasıl anlattığı da önemlidir
Aşk İle
Rıza Aydın
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













