FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
Rıza AYDIN12 Eylül’ün kırkıncı yıldönümü dolayısıyla hazırladığım videomda “solculara saldıran faşistler” diye bir söz kullanmıştım; bizim yaşlı kuşaktan, İYİ Parti çevresinden Türk milliyetçisi bir arkadaş, kendi sayfasında, “Rıza arkadaş bu sözüyle kimi kastediyor, bütün Türk milliyetçilerine faşist mi diyor” diye sorunca bu soruyu soran arkadaşlar çoğaldı, bende cevabi olarak konuyu şöyle açıkladım.
Milliyetçilik ideolojik bir akımdır. Modern anlamda Fransa’da doğup, bütün dünyaya yayılmıştır, her milletin içinde, milliyetçilik akımlarına rastlanılır. Dünyadaki her milliyetçiye faşist demediğim gibi, başından itibaren bütün Türk milliyetçilerine de faşist denilemeyeceğini, değişik vesilelerlerle yazmış, bu konuda bir de videoyu hazırlayıp, paylaşmıştım. İtalyan milliyetçileri kendi kendilerine faşist demişlerdir. Türk milliyetçiliğinin tarihi, İtalyada faşist akımın iktidar olmasından çok öncedir. Türk milliyetçiliğini ilk defa İngiltere ile çalışan Macar asıllı Vanbery (1832-1913) savunmuş olsada bunun kurucusu olarak Yusuf Akçura (1876-1935) ile Gaspıralı İsmail (1851-1914) bilinir. İsmail Gaspıralının çıkardığı derginin adı “Cedid (Yenilişme)”dir. Cedidciler yenilik yanlısı ilerici insanlardır.
Yusuf Akçura, İstanbulda “Türk Ocağı Derneğini” kurduğunda, “Türk yurdu” Dergisini çıkardığında buralarda Komünistlerle ittifak halinde çalışır. Hatta Türk Milliyetçilerince 1912’de Ahmet Ferit Tek başkanlığında kurulan, “Milli Meşrûtiyet Fırkası” adlı partide Yusuf Akçura ile Mustafa Suphi genel başkan yardımcısı olarak görev alırlar. Gelecekte TKP kuracak olan Mustafa Suphi, Türk Milliyetçilerinin kurduğu partinin yayın organı olan “İFHAN” Gazetesine yazdığı yazılardan dolayı Sinop’a sürgün edilir; buradan kaçar Rusya’ya gider; Rusya’da devrim olduğunda bundan dolayı Mustafa Suphi Rusyadadır. Bütün bunlardan dolayı Türk Milliyetçi hareketinin kuranlara faşist demek akıl alacak iş değildir; ben bu konuda bir video hazırladım yazılar yazdım.
Burada sorulması gereken soru şu: başta Rus emperyalizmi olmak üzere, emperyalizmin boyunduruğundan Türk halkını kurtarmak için yola çıkan Türk Milliyetçi hareketine ne oldu da Amerika’nın güdümüne girip, sonunda faşist bir karektere büründü?
Hazırladığım videomda, yazdığım yazılarımda bunun cevabını incelemiştim; o videom dikkatlice izlenirse bütün bu soruların cevabının olduğu görülecektir. Şimdi 12 Eylül öncesinde kimlere niye faşist dediğimi kısaca yazayım.
Değerli arkadaşlar 12 Eylül öncesinde faşist dediğim insanlar kimlerdi biliyor musunuz?
Kısa yoldan bunu şöyle açıklamanın uygun olabileceğini düşünüyorum.
Ecevit Hükümeti Kıbrıs Çıkarmasını yapıp, haşhaş ekimine de izin verince, Amerika hükümeti de buna tepki olarak, Türkiye’ye yaptırım uygulamak için yardımları keser yani ambargo uygulamaya başlar.
Amerika’nın, Türkiye’ye ambargo uygulayıp yardımlarını kestiği dönemde, Sabri Yirmibeşoğlu başkanlığında Genel Kurmay Başkanlığından gelen üst seviyede bir heyet, Başbakan Ecevit’le görüşüp, Türkiye de başbakanın bile bilmediği Türkiye’nin önemli bir gerçeğini açıklarlar.
Bu gerçek şudur.
Genel Kurmaydan gelen üst yapıdaki bu heyet Başbakan Ecevit’e şu hakikati açıklamış.
Türkiye’de maaşını Amerika’nın verdiği, gizli bir ordu gibi örgütlenen gizli bir yapı (örgüt) vardır.
Bu örgüt sivil insanlardan oluşuyor. Bir Rus işgali olursa ona karşı sivillerden oluşan bir gerilla şavaşı yürütmek için kuruldu. Şimdi Amerika ambargo uygulayınca, bu örgüt elemanlarının da maaşı ödenemiyor; bunların maaşını Başbakanlığın örtülü ödeneğinden sizin ödemenizi istiyoruz diyor, Genel Kurmay heyeti.
Böylece, Türkiye’nin Başbakanı olan Ecevit, maaşları Amerikan devletince ödenen, Türkiye’de gizli bir ordu ya da gizli bir örgüt olduğu, bunların çeşitli yerlerde komanda kamplarında eğitildikleri bilgisini alıyor.
Maaşları Amerika Devletince ödenen bu gizli örgüt elemanları Türkiye’nin çeşitli yerlerinde komanda kapları kurup, burada komanda eğitimi veriyor, bu eğitimi veren kişilerden biride Amerika’da bu eğitimi alan “Alpaslan Türkeş” adını kullanan, Hüseyin Feyzullah adlı Kıbrıslı asıllı bir kişi. Murat Yetkin’in Entrikalar adlı kitabında, Türkeş’in Amerika’da CİA’nın ünlü adamı Ruzi Nazar ile nasıl tanışıp, bu yola girdiği anlatılıyor.
Komanda kamplarında eğitim gören bu insanlar, sivil hayatta “ülkücü” adını kullanıyor, toplumda böyle tanınıyorlar, sol guruplara silahlı saldırılar düzenliyorlardı; bence Maraş katliamını, Çorum Katliamını, 6-7 Eylül olaylarını yapanlar bunlardı.
İşte faşist dediğim bu kişiler, Amerika’dan maaş alıp, komanda kamplarında eğitilen, kendi kendilerini “ülkücü” diye tanıtan, silahlı saldırgan insanlardır. Bunlar Abdi İpekçiyi, DİSK başkanı Kemal Türkleri, Ankara’da 6 TİP’li öğrenciyi telle boğup öldüren insanlardır, bunlara sol literatürde faşist denir; bunlara faşist demeyipte ne diyeceğiz?
Vakti zamanında Amerika’dan maaş alan Türkiye’nin bu mümtaz kişileri açıklanmalıdır; bunlar açıklanıp, bilinmeden Türkiye yakın tarihini bilemez.
Hükümetin Kozmik Odaya girip, oradaki bilgileri edindiğine, bu bilgiler Fotocular kanalıyla Amerika’ya verildiğine göre, bu bilgileri halkımızın da bilmesinde sakınca yoktur diye düşünüyorum.
Aşk ile
Rıza Aydın
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













