Rıza AYDIN

HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA

Rıza AYDIN
  29-06-2020 18:50:00

Eski Yunan site devletlerinden bu yana halkı anlatanlar, şehirlerdeki halkın doğal bir bölünme içinde olduğunu yazarlar.

Bu bölünmenin bir safında diktatörlüğü ya da iktidarı destekleyen egemen kesimlerin taraftarları diğer kesimde de iktidarın -kralın diktatörün- ezdiği yoksul halk tabakaları bulunur. Bu cepheler, anlaşarak programatik temelde bir araya gelmezler bu doğal yaşamlarının bir gereğidir.

Egemen tabakanın yani kralın ya da padişahın taraftarlarının karşısında olanlar, farkında olmadan bir blok oluştururlar ama bunlar bu bloğu bir araya gelip, anlaşıp, ilkelerini vs belirleyerek oluşturmazlar. Diktatörlüğün ezdiği yoksul kesimler, sosyal hayatın içinde doğal olarak bir gurup (blok) oluşturur.

Meramımın daha iyi anlaşılması için İstanbul Belediye başkanlığı seçimlerinin de diktatörlük karşıtlarının oluşturduğu bloğu düşünelim istiyorum.

İstanbul seçimlerinde, diktatörlük karşıtlarının oluşturduğu “Her şey çok güzel olacak” bloğunda (cephesinde) kimler vardı bir düşünün? Başta, resmiyette CHP ile İYİ Parti vardı ama bunların dışında da HDP ile Sol, Sosyalist hareketlerin her renginden insanlar, mevcüt diktatörlüğün karşısında doğal bir cephe oluşturmuşlardı. Bir düşünün,  bu guruplar bir masa etrafında bir araya gelip, böyle bir blok oluşturmaya kalkışsa bu olabilir miydi?  Tövbe olmazdı; bence İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu bloğu halkın sağduyusuyla oluşmuş böylesi bir cepheydi.

İşte tarihi süreçte Alevilik, İstanbul Belediye seçilerinde oluşan böylesine bir blok  benzeri bir yapıdadır. Tarihsel olarak Aleviliğin içinde tıpkı, İstanbul Belediye seçimlerinde Ekrem İmamoğlu bloğunda olduğu gibi çok çeşitli çevrelerden, çok çeşitli guruplardan insanlar diktatörlük karşısında birlik olurlar. Tarihin en büyük halk hareketlerinden biri olan bu birlik tarihin en büyük devrimlerinden biri olan  Emevi Devleti yıkmıştır. Ezilenler açısından derslerle dolu olan bu devrim ne yazık ki devrimciler tarafından yeteri kadar incelenmemiştir.

Emevi Diktatörlüğünün karşıtı olarak oluşan bu gurupların ortak adı -bu günün tabiriyle söylersek-  “Aleviliktir” ama bu birliğin için de çok çeşitli guruplar vardı. 

Horasanlı Eba Müslüm’ün, öncülüğünde bir araya gelen bu gurupların öncü kanadı Horasan’ın, Persiyanın, Deylemistanın, yerel halkları olsada burada İslam içi bölünmede bir kesim olan Şia denen Ali taraftarı guruplarda bulunuyordu. Başarılı bir devrimle Emevi Devleti yıkılınca, tıpkı Sovyet’in iktidarının, iktidarı “Geçici Hükümete” verdiği gibi, Horasanlı Eba Müslüm de iktidarı Muhammed’in soyundan oldukları için, Abbas oğullarına veriyor. Lenin’in, Nisan Tezlerinde yazdığı gibi, bir toplumda ikili iktidar olmaz, bu iktidarlardan biri diğerini, erinde, gecinde  mutlaka ortadan kaldıracaktır. İşte bu tarihsel tecrübenin bilincinde olmayan Eba Müslüm’ü, iktidara gelen Abbasi ailesi, devrimden 5 yıl sonra, Saraya yemeğe davet edip, bu yemek sırasında  kalleşçe öldürüyorlar. Ebe Müslüm öldürülünce Eba Müslüm güçleri dağılıyor,  Ehli Beyit taraftarı olduğu için desteklenen Abbasi yönetimi tek başına iktidarda kalıyor.

Zaman içinde, Devleti ele geçiren Abbasi aristokrasinin Emevilerden farkı kalmıyor; böylece Emevilerin baskısı altında oluşan birlik dağılıyor.  

Emevi baskısının karşısında oluşan Alevi kümesi içinde kimler vardı bir düşünün? ...

Kölelerle cariyeliği yasakladığı için  Eba Müslimin etrafında bütün ezilenler vardı.

Emeviler tarafından ülkeleri işgal edilen Horasanlıkar vardı, Persliler vardı, Deylemliler vardı, Arabistan’daki İslam içi bölünmede iktidarı kaybedip, ezilen Şia denilen Ali taraftarları vardı; vardı da vardı, bunların toplamına biz bugün Aleviler diyoruz. Eba Müslim etrafında bir araya gelen, bu Alevi kitlesi içinde varolan, bugün bizim Anadolu Aleviliği dediğimiz gurubun ayrıcı özelliği neydi? Bunu düşünüp, bunu bilince çıkaralım istiyorum.

İşin aslına bakarsan Alevilik, büyük bir şemsiye gibi, tarihte Emevi karşıtlarının oluşturduğu ortak bir ad. Bu ortak gurubun içinde Ali taraftarı şiiler var, başlarda Ali cephesindeyken sonra oradan ayrılan “Hatici” denilen guruplar var, ülkeleri Emevilerce işgal altında tutulan Persliler var, Horasanlılar var, Deylemliler var, köleler var, cariyeler var, varda var. Bu cephe türdeş değil ama Emevi diktatörlüğü karşısında bir olmuşlar. Bu guruplar içinde bir gurup olan, Anadolu Alevilerinin ortak özellikleri nedir onu düşünüp, bunu konuşalım istiyorum.

Bana göre bu muhalefet hareketi içindeki Anadolu Aleviliğin ortak özelliği, Alevi âşıkların edebiyatına - deyişlerine yansıyanlardır; bunlar en temel olarak “Enel Hah” deyip, devriye kuramını yani ruhun ölmezliğini  savunurlar, kadınla erkeğe, yetmiş iki milleti bir nazarla bakarlar, edebiyat dilleri Türkçedir. Örneğin bu genel cephe içinde varolan Şiiler ile İsmaililer ne Enel Hak der, ne de devriye kuramını savunur, ne de 72 millete bir nazarla bakar. Bu gurupların ortak olan yanları ile ortak olmayan yanlarını bilince çıkarmak gerekir diye düşünüyorum.

Günümüzde Alevi kitle içindeki kafa karışıklığının bir nedeni de bunları bilince çıkarmamış olmasıdır.

Aşk ile

Rıza Aydın

28 Haziran 2020 Kaymak Köyü .

 

Notlar:

1- “Eba Müslüm gelmeseydi cihana

Eşşeklerde çığrışırdı Mervan’a”

Annem böyle bir deyiş söylerdi, bu deyişinin tümünü bilen var mı?

Varsa yazarsa sevinirim

2- Eba Müslüm Muhammed’in soyu sulbü diye Muhammed’in amcasının oğulları olan Abbas’ın oğullarını (Abbasiler’i) iktidara getirmeseydi ne olurdu?

O dönem yani Eba Müslüm katledilene kadar Muhammed’in amca çocukları olan Abbasiler’de Ehli beyitten sayılıyordu.

3- Eba Müslüm, Muhammed’in amcasının oğludur diye güvenip yemek davetlerine gitmese ne olurdu? Buradaki hata ne? Aleviler bu hatanın derslerini çıkarabildi mi?

4- Muhammed’in soyundan olmak, amcasının oğlu olmak kötü olmayı, Eba Müslüm’e ihanet etmeyi engellemiyor.  Bu soy boy işi hiçbir zaman makbul bir şey değil.

5- Osmlanlı Devleti de kendisi ile işbirliği yapan kişilere “bu kişi Seyyid soyundandır” diye şecere adlı belgeler veriyor. Şeceresi olan kişilerden vergi alınmıyor, askere gitmiyor, gittiği her devlet dairesinde işi yapılıp saygı görüyorlar.

Şecere alan bu kişilere de, vakit namazlarını kıldıracaksın, Ramazan oruçu tutturacaksın, insanlara hacca gitmeyi telkin edeceks

  Bu yazı 28105 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım