Sibel ÖZBUDUN

BAĞINTILARI İLE FGC HAKİKÂTİ[*]

Sibel ÖZBUDUN
  19-09-2021 13:56:00

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

"İyileşmek istiyorsan

yaranı açmalısın."[1]

 

15 Temmuz'la ilgili yazımızda[2] Fettullah Gülen Cemaati'ni (FGC) "es" geçtiğimize ilişkin "eleştirel uyarılar" aldık. Oysa FGC hakkındaki görüşlerimizi net biçimde (ve çok önceleri) "Fethullah Gülen (Hareketi) Hakkında"[3] başlıklı çalışmayla çok önceleri, daha "Cemaat" iktidar partisinin "gözbebeği" iken ortaya koymuştuk.

Ancak Erich Fromm'un, "Karanlıkta ıslık çalmak ortalığı aydınlatmaz." "Gerçekleri görmek, 'Hayır' diyebilme cesaretidir. Güçlülerin emirlerine karşı gelebilmektir. Uyanış ve insan oluştur." "Direnme gücü, dünya evet sözcüğünü duymak istediğinde 'Hayır' diyebilme yetisidir"; Leonardo da Vinci'nin, "Küçük bir gerçek, büyük bir yalandan iyidir"; Walter Benjamin'in, "Kapitalizm bir çeşit dindir." "Gecenin ördüğünü gün çözer," uyarıları eşliğinde FGC gerçeğini bir kez daha ortaya koymakta büyük yarar var.

Çünkü Fyodor Mihalyoviç Dostoyevski'nin, "İnsan ne kadar zor koşullar altında yaşıyorsa ya da halk ne kadar ezilmiş, bitkin, yoksulluk içindeyse, o kadar büyük bir inatla cennette ödüllendirilmeyi bekler; hele bir de bu arada yüz bin papaz, din adamı vs. birtakım spekülasyonlarla onların bu hayallerini kışkırtacak çalışmalar yürütürlerse..."[4] notunu düştüğü bir hâlin orta yerindeyiz hâlâ...

Bu kadar değil, artısı da var; o da şu: "Erdem, onur ve yasa hayatımızdan buharlaşıp uçtu."[5]

"Sistem alçaklığı alkışlıyor. Çok çalanı ödüllendiriyor, az çalanı mahkûm ediyor. Barış çağrısı yapıyor ama şiddet uyguluyor. Sana komşunu sevmeni vaaz ediyor ama aynı zamanda senin onu yiyerek hayatta kalmaya zorluyor."[6]

"... 'Benim ne umurum' çağıdır bu: 'Sana ne, bir şeycik yapamazsın, karışma, kendi gemini yürütmeye bak,' çağı. Bir dolandırıcılar çağı: Üretim hiç ürün vermiyor, yaratım anlamsız, emeğin değeri kalmamış."[7]

"Görevliler, görevini yapmaz. Politikacılar, konuşur ama hiçbir şey söylemezler. Seçmenler, oy kullanır, ama seçmezler.

Bilgilendirme medyası bilgilendirmez. Okullar cahillik öğretir.

Yargıçlar, kurbanları cezalandırır. Ordular, kendi vatandaşlarıyla savaşır. Polisler, suç işlemekten, suçla savaşmaya zaman bulamaz.

Kârlar özelleştirilirken iflaslar kamulaştırılır. Para, insanlardan özgürdür. İnsanlar nesnelerin hizmetindedir."[8]

Böyle bir tablonun doğrudan ürünlerinden olan FGC, "yarım sözlerin/ işler"in ya da "sonuna kadar gitmemenin" kefaretidir; "Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan!"[9] saptamasındaki üzere Nikos Kazancakis'in...

Bunlar böyleyken; farkında mısınız?

"FETÖ operasyonları sürüyor, peki ya kalanlar? 'Bin FETÖ geliyor' uyarısı devam ediyor."[10]

"FETÖ beyin takımı ile 'özel ve kritik görevlerde' varlığını sürdürüyor," diyenYargıtay 5. Ceza Dairesi üyesi İsa Çelik, "FETÖ yoluna devam ediyor. Tehlike büyük," uyarısını yapıyor.[11]

Yani FGC açısından "15 Temmuz darbe girişimi ve öncesindeki otuz yıllık gizli örgütlenme pratiği"[12] deneyimiyle çok şey yerli yerinde![13]

Hanefi Avcı'nın, "Güçlendikçe ihtirasları da arttı,"[14] notunu düştüğü "Cemaatin öyküsündeki 'güçlenme', 'alan genişletme' ve 'siyasi eylem' evresi 2000'lerde ivme kazandı."[15]

AKP'nin desteğindeki "Gülenciler her zaman çok katmanlı bir yapı olarak karşımıza çıktı. Dini boyutu, sosyal boyutu, kültürel boyutu, siyasal boyutuyla bunlar üzerinden hem ayrı ayrı anlam taşıyabilen hem iç içe geçen bir bütün oluşturdu"lar.[16]

Bu hâl onların gücüne güç kattı. Ta ki AKP ile FGC arasında işler karışıncaya ve işbirliği çatırdayana dek!

 

I. AYIRIM: FG/C/Ö MESELESİ

 

Malum: İşler karışınca gerçekler daha bir görünür hâle gelir. İşleri karıştıranların elleri ayakları çarşafa dolanmaya başlar. İtirafları yanında, birbirlerini ihbar ederler.

Şimdi "Conscientia mille testes/ Vicdan, binlerce tanıktır,"[17] gerçeği eşliğinde; Sophokles'in, "Kader, harekete geçmeyen kişiye asla yardım etmez,"[18] diye betimlediği noktadayız...

 

I.1) FG KİMDİR?

 

Erzurum'un Pasinler ilçesi, Korucuk köyünde 27 Nisan 1941'de doğan Fethullah Gülen'in (FG) babası Ramiz Bey cami imamı, annesi Refia Hanım ise ev kadınıydı... Altısı erkek, ikisi kız, sekiz kardeşin ikincisiydi...

FG'in resmi internet sitesinde yayımlanan bilgiye göre ise asıl doğum tarihi, 10 Kasım 1938'dir!

Kur'an öğrenmeye 4 yaşında yönlendirildi, kısa sürede öğrendi... 1946'da ilkokula başladı. Babası, 1949'da Alvar köyüne imam olunca, ailesi de oraya taşınınca ilkokulu bırakmak zorunda kaldı.

Erzurum'da "hariçten" girdiği sınavla, ilkokul diplomasını aldı! Babasından Arapça öğrendi. Gülen, 10 yaşında hafızlığını tamamladı, 1954'te Erzurum'daki Kurşunlu Camii medresesinde Sâdi Efendi'nin "medrese derslerine" katıldı. Edirne'ye gidinceye kadar 1955-1959 arasında Osman Bektaş'tan fıkıh ve din eğitimi aldı.

Hariçten gazel okuyup ilkokul diplomasını alan FG, sonraları İzmir'e atandığında vaazlarında "cemaatten" ihtiyaç sahibi öğrenciler için "maddi yardım" toplamaya başladı. Bu girişim, ona "dolar milyarderliği" yolunu açacaktı...

Bu bağışlarla öğrenciler için açtığı, "Işık Evi" denilen konutların sayısı, 1970'te 10'u geçti. Bu evlerde disiplini sağlamak için hazırladığı 18 maddelik "ant" listesinin başına önceleri kendi adını yazdı, ardından Kur'la değiştirdi.

Sonraları bu evler "yurt" biçiminde büyümeye başladılar... Ardından "güvenlik" için "Akyazılı Vakfı"nı kurdu. 12 Eylül 1980'den sonra FG "duvar ilanları" ile 7 yıl arandı! Türkiye içinde "Gıda Uzmanı Abdullah" adıyla kaçak yaşadı!

Gülen'in okullarında Atatürk büstü bulunması nedeniyle tereddüt geçirmekteydi! 1982'de İzmir'de kurduğu "Yamanlar Koleji"nin müdürlüğüne, emekli İzmir Emniyet Müdürü (Sezen Aksu'nun babası)  Sami Yıldırım'ı getirdi!

Sonrasında basında ve televizyonlarda hamleler yaptı, çeşitli kuruluşları ele geçirdi...

1959'da Edirne Müftülüğü'ne heveslenen FG'ye "askerliğini yapmaması ve yaşının 17 olması" nedeniyle Diyanet, olumsuz" yanıt verdi. Askerliğini yapmadığı için müftü olamayan FG, Üç Şerefeli Camii imamlığına atandı.

Bu olayla, doğum tarihi 1941 olarak kayıtlara geçti. Gülen'in yaşı ile ilgili karmaşa burada da bitmedi. Kendisini "mesih" olarak göstermeye çalışan FG, memur olmak için, doğum tarihinde yaptığı bu hilekârlığın yanında bir söylentiyi de yaymayı büyük bir ustalıkla başardı.[19]

Kaynaklar, onun kendisini açıkça "Mesih" ilan ettiğini belirtmese de, bazı cemaatçilerin bu yöndeki inanışlarına da açıktan itiraz etmediğini belirtiyor. Cemaat içinde özellikle Mehmet Tabanca ve arkadaşları FG'nin "Mesih" olduğunu birtakım rivayetlere dayanarak savunmaktadır.

Tabanca'nın bu konuda gösterdiği "delillerin" birçoğunda FG'nin kendisine yönelik bu inançtan gizli bir memnuniyet duyduğu gözlemlenmektedir. Konuşmalarında Mesihlik iddiası anlamına gelebilecek ifadeler kullanmakta, kendisine Mesih diyenlerin bu isnadını doğrudan yalanlamamakta ama karşı söylemde bulunanları da doğrudan desteklememektedir.

Cemaat içinde 40 yıl gibi uzun bir süre kalıp yöneticilik yaptıktan sonra "cemaatle yolları ayrılan" Latif Erdoğan, 'Şeytanın Gülen Yüzü' başlıklı yapıtında FG'nin kendisine "Allah benimle konuştu. Doğru, ben kâinatı Muhammed'in hatırına yarattım; ama senin hatırına devam ettiriyorum," dediğini ileri sürer.[20]

Ayrıca bazı toplantılarda "Ben öfkelendiğim zaman dışarıda rüzgâr olur, fırtına olur, deprem olur," dediğini belirten Doğan, "Fakat o dönemlerde Gülen'in velayetine inandığımız için bu sözleri en uçuk bulanlarımız bile 'şathiye' (şiirsel bir edebi tarz) olarak değerlendiriyordu" diye yazıyordu.[21]

"Ankara Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede ise cemaatin FG'inin Mehdi-Mesih olarak gördüğü savunuluyordu.[22]

Ekrem Dumanlı başta olmak üzere pek çok Camia mensubu yazar, Bediüzzaman ile FG arasında paralellikler kurarak, AKP hükümetini Bediüzzaman'a zulmedenlere benzetmek için ciddi bir gayret gösteriyorlar"dı.[23]

Denilebilir ki FG'in İzmir'de vaizlik ile başlayan hikâyesi Türkiye'nin, askeri darbelerle, darbe yönetimleri olmadığı zamanlarda da, askerin ve darbe kurumlarının politik vesayeti ile yönetildiği yıllara dayanır. 1960 darbesini takip eden yıllarda FGC örgütlenmesi, Türkiye'nin batı illerinden başlayarak dini görünümlü bir teşkilât olarak kendini göstermeye başlamıştır. Bu yapı, 12 Mart, 12 Eylül gibi askeri darbelerde, darbecilerin yanında yer almış, darbe karşıtı demokratik sivil toplum hareketlerini boğan, ihbar eden faaliyetler içinde olmuştur.

12 Eylül darbesi öncesi FG, İzmir'de vaizlik yapıyordu. O, bu vaazlarda orduya açıktan darbe çağrısı yapıyor ve o zamanki üniversite gençliğinin -eğer kendi çizgilerine gelmezlerse- ortadan kaldırılmaları gerektiğini öneriyordu. FG'in bu öğütlerini daha sonra 12 Eylül darbesini yapan faşist generaller aynen uygulamıştır. Darbeden sonra birçok genç insan cezaevlerinde, göz altılarda ortadan kaldırılmıştır.

12 Eylül, her ne kadar İslâmcı çevrelerde başta büyük tedirginliğe yol açsa da Kenan Evren, yurt gezilerinde yaptığı konuşmalarda ayetler, hadisler okuyor, İslâm'ı övüyordu. Din eğitimi zorunlu hâle geliyor, felsefe dersi seçmeli oluyordu. Gülen, yeni yönetimle arasını bozmamak için onlara sıcak mesajlar gönderiyordu.

1 Ekim 1980'de 'Sızıntı' dergisinde[24] Gülen'in imzasıyla yayımlanan 'Son Karakol' başlıklı yazısında, "Ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz," diyordu.

FG, ertesi ay da 'Merhamet' başlıklı başyazıyla darbecilere çağrıda bulunarak "hem deli hem de kanlı"ya merhametin "mazlumlara" karşı korkunç bir merhametsizlik olacağını savunuyor ve "adalet tevzii vazifesini" (adalet dağıtma görevini) üstlenenlerin, "müteyakkız" (uyanık, tetikte) olmaları gerektiğini söylüyordu.

Faik Bulut, siyaseti tırpanlayan darbeye karşı onu bu tutumunu şöyle niteliyor: "Gülen çok kuvvetli bir devletçidir. Fakat hem militarizme yatkın hem de katı devletçidir. Özellikle bu darbe ya da sıkıyönetim dönemlerinde çok sıcak bakar. Cemaat, pragmatist olma anlamında reel politikayı iyi takip eder. Erbakan ise yine devletçidir, fakat Erbakan'ın militarizmi Kemalist ve laik ağırlıklı bir militarizm, askerciliği değil, Osmanlı askerciliğidir."

Darbeden üç yıl sonra siyasi partilerin kurulmasına izin verildi. O partilerden birisi de Turgut Özal'ın ANAP'ıydı... Özal'ın arkasında da yine geniş bir cemaat- tarikat yelpazesi vardı. Gazeteci Fehmi Çalmuk, o yelpazeyi şöyle tarif ediyor: "ANAP'ın kuruluşuyla Türkiye'de hatırı sayılır cemaatlerin hepsi, İskenderpaşa dışında hepsi ANAP'ı desteklediler."

"Gülen'in doçentlik tezi Anavatan Partisi, profesörlüğü AKP'dir" diyen gazeteci Fehmi Çalmuk, Gülen'in atılım dönemini şöyle anlatıyor: "O zaman çok ciddi güçlenmiştir. 1980'den önce dershane aracılığıyla yürütülen eğitim çalışmaları, Özal'la birlikte özel okullara evrildi."[25]

Evet, 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasında Türkiye'de binlerce insanın darbe güçleri ile ortadan kaldırılmasında o zaman dini görünümlü bir Gladio şefi olan FG'nin payı vardır...

Sonuç olarak Türkiye darbeler tarihine baktığımızda FGÖ ve FG hakkında şu sonuca varırız: Bu yapı ve başındaki şahıs, Türkiye'de faşist Gladio örgütlenmesinin çok önemli bir yeraltı ayağıdır.[26]

Konuya ilişkin olarak hatırlatmadan geçmeyelim: Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski başkanlarından emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, "FG ve Mehmet Şevket Eygi'nin 1959'da Özel Harp Dairesi içinde görevlendirildiğini" ifade eder.

"FETÖ'cülerin yargıya, askere, polise, üniversiteye, bürokrasiye kısaca devlete nasıl sızdıkları artık sır değil. Bunun 1950-1960'lı yıllardan başladığı ve uzun yıllar FG'in nasıl korunup kollandığı da... Örneğin Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin geçenlerde bir televizyondaki tartışma programında 'FG, Mehmet Şevket Eygi gibi isimler 1959'da Özel Harp Dairesi içinde görevlendirildi. Görevleri, Yeşil Kuşak projesi çerçevesinde komünizmle mücadele faaliyetleriydi. 12 Eylül'den sonra yakalanan FG'in serbest bırakılması için Genelkurmay Başkanı aradı ve serbest bırakıldı' dedi."[27]

Ve nihayet "TSK'ya tüm sevgi ve saygısına rağmen 28 Şubat 1997'den sonra ABD'ye gitmek zorunda kalan FG, Türk-İslâm Sentezi'nin son büyük temsilcisi oldu. 'Benim tasavvurumda bizler milli köklerimizin yeni sürgünleriyiz,' diyen FG, 'millet' kelimesinin önüne 'Türk' kelimesini koymaktan çoğu kez kaçındı ama Türk kültürünün köklerinin bulunduğu Orta Asya'daki Türk cumhuriyetleri (onun deyişiyle) 'Türkî dünyalar' söz konusu olduğunda perhizi bozdu. 'Kana ve ırka dayalı' gruplaşmaların millet için tehlikeli ve dış kaynaklı olduğunu söyleyen, ırk meselesinin gelecekte önemsiz olacağına inanan Gülen, yeri geldiğinde 'safkan 10 milyon Türk', 'özbeöz saf Türk' demekten kaçınmadı. Çünkü Gülen düşüncesinde Türklük, İslâm ve Müslümanlığın kimliksel ve etnik yanını tamamlama işlevini yerine getiriyordu.[28]

Gülen'e göre ilk bakışta 'Türkiye Müslümanlığı' gibi bir kavram, İslâm'ın evrenselliğiyle çelişir gibi görülebilirdi ancak 'İslâmiyet'in tarih içinde şekillenen sosyolojik bir realite olarak Türklerin İslâmiyet'e (içeriğine ve yayılmasına) yaptıkları katkılar göz ardı' edilemezdi. Ona göre Türklerin Müslümanlığı benimsemesinden sonra zaten 'nezih' olan kültürlerini İslâm'ın evrensel ilke ve değerleriyle bir üst düzeye çıkarmalarının sonucu ortaya 'Türkiye Müslümanlığı' çıkmıştı."[29]

 

I.2) RÜZGÂR GÜLÜNÜN DEDİKLERİ

 

"Rüzgâr gülü" ya da "fırıldak" olarak nitelenmesinde hiçbir sakınca olmayan FG'in dedikleri, onun ne menem bir şey olduğunun da kanıtıdır; ve isterseniz kayıt altına alınan önemli satırlarla başlayalım:

6 Kasım 2001'de FG'nin ABD'de "istinabe yoluyla" ifadesi hâkim tarafından alınırken, yanlarında New Jersey Eyaleti Noteri Mary Ann Adams ile iki avukatı ve Türkçe tercüman vardı.

İşte FG'ye yöneltilen sorular ve onun yanıtları:

"- Soru: Herhangi bir örgütün liderliğini yapıyor musunuz?

- FG: Herhangi bir örgütle, hiçbir ilişkim yok. Hiçbir örgütün yönetiminde yer almadım ya da liderliğini yapmadım.

- Sizin bilginiz çerçevesinde, sizin adınıza herhangi bir örgüt kuruldu mu?

- FG: Böyle bir örgütle hiçbir ilişkim yok. Zaten böyle bir örgütün varlığından da haberim yok.

- Sizin herhangi bir siyasi amacınız var mı?

- FG: Sadece bir amacım var. Bu da Allah'ın izniyle, Allah'ı anlatmak, O'nun kutsallığını anlatmak.

- Yönetime kendinizi ya da başka birilerini sokmaya çalıştınız mı?

  Bu yazı 9207 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 26.07.2026 02:00:15