Sibel ÖZBUDUN

COVID-19BİR TURNUSOL KÂGIDI - SİBELÖZBUDUN

Sibel ÖZBUDUN
  01-06-2020 11:41:00

SİBEL ÖZBUDUN

 

"Geleceği nasıl seziyorum?

Şimdinin işaretleri sayesinde.

Gizin kökü şimdidedir."[2]

 

Tolga Güney (Mezopotamya Ajansı): Dünya siyasetinde ki sağ-ırkçı siyasetlerin yükselişi, coranavirüs döneminde özellikle salgının yaygın olduğu İtalya, İspanya gibi ülkelerin yalnız bırakılması ile daha görünür hâle geldi. Bu durum salgın sonrası mevcut rejimleri nasıl etkiler?

 

İtalya ve İspanya gibi ülkelerin "yalnız bırakılması"nın, Coronavirüs'ten çok AB'nin uzunca bir süredir içine düştüğü acziyetle ilgili olduğunu düşünüyorum. Bu "acziyet"i Avrupa Birliği üzerine Temel (Demirer) ile birlikte kaleme aldığımız çok sayıda yazıda, kitaplarda vurgulamıştık.[3]

Bu yazılarda, başka birçok zaafın yanında, AB'yi oluşturan ülkeler arasında eşitlikçi değil, hiyerarşik bir ilişki olduğunu, adeta bir "merkez-çeper" ilişkisi kurulduğunu (ve o sıralarda "sol" saflarda dahi büyük heyecan uyandıran, Türkiye'nin AB'ye "girmesi"nin mümkün olmadığını, böyle bir "ilişkilenme" olabilecekse bunun ancak, bir "tampon/ çevre ülke" statüsü ile mümkün olabileceğini vurguluyorduk. Tabii en çok da, AB'nin kapitalist bir kurgu olduğunu; buradan özgürlük, demokrasi vb. çıkartmanın mümkün ol(a)mayacağını...

Bir "Demir-Çelik Birliği" girişimi olarak başlayan proje, zamanla neoliberal küreselleşme rüzgârını da ardına alarak ABD benzeri bir "federatif odak"a, bir siyasal birliğe dönüşme çabasına girişmişti. Ancak farklı güçteki ekonomilerin bir araya gelmesi, birleşik bir iktisadi-siyasal kendiliğe yol açamazdı; ilk krizde bileşenlerin dağılacağı belirgindi. Nitekim öyle de oldu: Brexit vs. ile. Bugün AB artık içindeki neredeyse herkesin "Sauve qu'il peut!/ Gemisini kurtaran kaptan!" diye haykırdığı, batan bir gemiyi andırıyor.

AB ülkelerinde (neo-) faşizm(ler)in yükselişi, Corona'dan çok önce, özellikle çeper ülkeleri (Yunanistan, İtalya, İspanya...) etkileyen ve onları "çekirdek"in sırtında taşınmaz bir yük hâline getiren derin ekonomik kriz fazlarıyla başlamış, bununla eş zamanlı olarak savaş, açlık, kıtlık gibi nedenlerle Avrupa'ya yönelen büyük göç dalgasından (Ortadoğulular, Afrikalılar, Asyalılar...) beslenmişti. Neoliberal uygulamaların iş ve sosyal güvenliklerini talan ettiği, durumlarını büyük ölçüde kırılganlaştırdığı emekçi sınıflar arasında da (kitleleri ikna edecek sol/devrimci/sosyalist seçeneklerin olmadığı koşullarda) ses getirmeye başladı faşizan siyasetler. "İşimizi elimizden alan, boğaz tokluğuna çalışarak ücretlerin düşmesine yol açan, sokaklarımızı kirleten, kadınlara, kız çocuklara musallat olan, kültürümüzü bozan, kriminal yabancı", sermayenin efendileri açısından da yoksullaşan, yoksunlaşan kitlelerin biriken öfkesini yönlendirebileceği, kolay hedefti.

Yani Corona, işin bahanesi... Pandemi, onyıllar boyunca kamusal alanı yağmalayan, yüz yıllık sınıf mücadelesi kazanımlarını dev şirketlere peşkeş çeken, sosyal destek sistemlerinin altını oyan neoliberal talanın emekçileri, halkları nasıl kemirdiğini açığa çıkaran bir turnusol kâğıdı oldu yalnızca. Noam Chomsky'nin deyişiyle kırışık kremi üretmeyi bağıra çağıra gelen küresel salgınlar silsilesine hazırlanmaktan daha karlı bulan farmasötik endüstrisi, sağlığın metalaştırılması, halk sağlığının inanılmaz ihmali, yaşlı nüfusun gözden çıkartılması, çöken sağlık sistemleri... "Bilişim teknolojileri" çağında hem Avrupa hem de ABD'de yaşanan Ortaçağ görüntüleri...

Bunlara ek olarak, bir yandan izolasyon güzellemeleri yapılırken, bir yandan da orta ve üst sınıfların "ev yaşamı"nı desteklemek üzere sokaklara, fabrikalara, antrepolara sürülen emekçiler. Bunun doğal sonucu olarak Covid-19'un ağırlıklı olarak toplumun alt katmanlarını, emekçileri vurması... Kapitalizmin makyajı dökülürken alttaki ceset arsızca sırıtıyor bize. Ve bu söylediklerim, "ajitasyon" filan değil. Çiçeği burnunda Sovyet devriminin, yıkılmış, harap olmuş bir ülkede, hem de İç Savaş koşullarında tifüs ve İspanyol gribi salgınlarıyla baş etmedeki başarısını göz önünde bulundurduğunuzda, hastalıkla savaşım ile sosyalizm arasındaki ilişki daha bir açık çıkıyor ortaya.

Küçük bir örnek vereyim, dilerseniz. Küçük, ama çarpıcı. 1917 sonrasında Devrim Rusyası'nı ziyaret eden Norveçli gazeteci Jacob Friis'in röportaj yaptığı, sağlık komiseri Dr. Pervukhin şöyle diyordu: "Eczanelerin kamulaştırılmasının sonucunda, ilaç malzemelerimiz yetersiz olsa da adil bir şekilde dağıtıldı. Tüm dış zorluklara rağmen, sağlık koşulları geçen yıl daha iyi hale geldi...  İlaçlar için yeni fabrikalar kuruldu ve büyük depolara spekülatörlerden el konuldu. Herhangi bir kapitalist hükümet için, halk sağlığını bu kadar iyi korumak imkânsız olurdu. İspanyol gribinin üstesinden gelmek konusunda, Batı dünyasına göre daha iyiydik. Eski günlerde olduğundan çok daha büyük bir güçle salgınlarla savaşır durumdayız."[4]

Bundan sonra ne mi olur? Bunu sınıf mücadeleleri belirleyecek... Dilerseniz bir sonraki sorunuzda açımlamaya çalışayım diyeceklerimi...

 

TG: Zizek ve Harvey gibi düşünürler bu sürecin kapitalizm sorgulaması için büyük bir fırsat olduğunu belirten tespitlerde bulundu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Corona-sonrası döneme ilişkin sol tartışmalarda kabaca iki eğilimin ortaya çıktığını görüyoruz: Covid-19 salgınının kapitalizmin yukarıda bazılarına benim de değindiğim olumsuzluklarının kitleler nezdinde açığa çıkmasında katalizör rolü oynadığı ve kitlelerin bundan böyle daha antikapitalist konumlara kayacağı; ya da tam tersine, pandeminin kitleler üzerindeki gözetimin daha yoğunlaştığı, kitlelerin özgürlüğü güvenliğe tercih edeceği daha otoriter, daha tekçi rejimlere yol açacağı. Corona'nın her iki olasılığı da gündeme getirdiği doğrudur; ama bunlardan birini belirleyemez. Ne yöne gideceğimizi belirleyecek olan, kitlelerin örgütlü mücadelesinin gücüdür.

2019, biliyorsunuz, kitlesel protestolar açısından yoğun bir yıl oldu; Sudan'dan Fransa'nın Sarı Yelekliler'ine, Cezayir'den Şili'ye... Bu şunu gösteriyor: İnsanlar kendilerini işsizliğe, açlığa, her seferinde daha aza razı olmaya, sistemin işine yaramaz hâle geldiklerinde ise, fırlatılıp atılmaya karşı tepkililer, öfkeliler. Ve bu öfkelerini yığınsal olarak sokağa taşımaktan da korkmuyorlar.

Ancak 1990'lı yıllardan bu yana zaman zaman ortaya çıkan bu kitlesel öfke gösterilerinin bir sorunu var: kalıcı ve kararlı siyasal bir iradeye dönüşemiyorlar. Yani iktidar yapılarını, mülkiyet ilişkilerini dönüştürecek, kapitalist sistemi alaşağı edebilecek bir örgütlenmeyi gerçekleştiremiyorlar. Bir "sol çaresizlik"ten söz edebiliriz.

Bu durumun pek çok nedeni var, kuşkusuz. Bunlardan biri de, bu "sol çaresizliğin" yaratılmasında önemli bir payı olan "Yeni Sol" fikriyat... Ki bunun biçimlenmesinde zikrettiğiniz isimlerin (özellikle David Harvey) rolü büyüktür. Bu nedenledir ki, bence küresel "marka"ya dönüşmüş isimleri bu denli önemseyip, onlardan çok daha önemli saptamalar yapan -örneğin Fikret Başkaya gibi- aydınları ihmal etmenin de bizim hatamız olduğunu düşünüyorum.

Günümüzde sol entelijensiyanın rolü artık kapitalizmin eleştirilmesiyle sınırlı olamaz, olmamalı. Artık "çıkış yolları"nın tartışılması gerekiyor. Yani "sürdürülemez"liği her alanda (ekoloji, yoksulluk, insan hakları, özgürlükler, kadınların durumu, savaşlar...) apaçık ortada olan bir yıkım sistemini nasıl alaşağı edebileceğimiz. Bu ise, örgütsüz olmuyor...

 

TG: Yine bu dönemde içinde birçok ülkeden düşünür ve siyasilerin bulunduğu İlerici Enternasyonal kuruldu. Günümüz koşullarını düşündüğünüzde yeni bir enternasyonal mümkün mü?

 

Biz sosyalistler, devrimciler, komünistler için "Enternasyonal", dünya ülkelerinin sosyalist/ komünist partilerin bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundukları, ortak eğilimler saptadıkları, bağlayıcı kararlar aldıkları uluslararası bir platform, bir örgütlenmedir. Biçimlenişi, işleyişi, örgütsel yapısı, katılım esasları belirli yazılı kurallara bağlıdır. İşlevi "istişare" ile sınırlandırılamaz.

Bugün oluşturulduğu söz edilense, bir "Enternasyonal"den çok, bir "think tank"i andırıyor. Farklı ülkelerden isim yapmış, birbirlerine referans olan "sol" aydınların fikir teatisinde bulunabileceği bir mekân... Kim(ler)in hangi kritere göre seçildiğini anlayamadım; katılımcıları kim(ler)in seçtiğini de... Kurulmasında bir zarar yok, elbette, ama nasıl bir işlevsellik gösterebileceği, meçhul. Keşke sosyalist tarih açısından özgül bir anlamı olan "Enternasyonal" adını kullanmayıp, başka bir isim benimseselerdi...

Diğer, bildiğimiz anlamda bir "Enternasyonal" mümkün, tabii ki. Gerekli de... "Tek ülkede kapitalizm" mümkün olmadığı, kapitalizm yeryüzü ölçeğinde sürekli olarak genleşme, talan edilmedik bir köşe-bucak, sömürülmedik tek bir insan, "kaynağa dönüştürülmedik" tek bir doğa olayı bırakmama eğilimindeki bir sistem olduğu ölçüde, ona karşı mücadele de uluslararası, ya da küresel olmak zorunda. Ama bunun için ortada hedefte ortaklaşmış, kurumsallaşmış yapıların olması gerek.

 "İşçi kitlesi önündeki engeller her ne olursa olsun, yeni bir Enternasyonal yaratacaktır. Yaşasın bütün ülkelerin burjuvazisinin şovenizmine ve vatanseverliğine karşı işçilerin uluslararası kardeşliği! Yaşasın oportünizmden kurtulmuş Proleter Enternasyonal..."[5] derken V. İ. Lenin bir eksikliğe işaret ediyordu.

Sanıyorum çağımızın da eksiği bu: kapitalizme karşı mücadele ve yerine emek-eksenli, doğayla barışık, eşitlikçi, özgürlükçü bir sistemi, yani sosyalizmi kurma iradesine sahip, kalıcı, siyasal örgütlenmeler...

  Bu yazı 8095 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23