Sibel ÖZBUDUN
  Güncelleme: 17-10-2020 18:28:00   17-10-2020 18:01:00

DERSİMİZ: KOMUTAN(IMIZ) CHE VEYA HASTA SIEMPRE, COMMANDANTE![*]

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

"Hadi gidelim dostum,

Öcünü almak için haksızlıkların.

Asi yıldızlar parlasın alnımızda.

Yenemezsek ölürüz ne çıkar..."[1]


3 Kasım 1966'da Adolfo Mena González adlı orta yaşlı Uruguaylı bir işadamı Bolivya'nın başkenti La Paz'da bir otel odası kiralamıştı. Şakakları kırlaşmış, saçları önden dökülmüş bu işadamı Küba devrimi sonrasında bakanlık yaptıktan sonra devrimi yaymak için kılık değiştirerek Bolivya'ya gelen Che'den başkası değildi. Arjantin doğumlu devrimci, Meksika'da Fidel Castro ve arkadaşlarıyla tanışarak onlara katılmış, Granma adlı tekneyle Küba'ya çıkartma yapan genç devrimciler, ilk çatışmada yoldaşlarının çoğunu kaybetseler de inatçı bir mücadeleyle köylüleri kazanmış, Küba Komünist Partisi'nin kentlerdeki örgütlenmesinin desteğini de alıp, ABD destekli diktatör Batista'yı devirerek, Latin Amerika'nın ilk sosyalist devrimine öncülük etmişti.

Devrimin üç önemli liderinden biri olan Che, devrim sonrasında da önemli görevler üstlenmiş, ancak bir süre sonra devrimi yaymak için önce Orta Afrika ülkesi Kongo'ya, daha sonra da kılık değiştirerek Bolivya'ya gitmişti. Ne var ki, La Paz'da bir otel odasında ağır makyajla orta yaşlı bir işadamına dönüşen görüntüsünün fotoğrafını aynadan çeken Che'nin 11 ay sonra başka bir görüntüsü tüm dünyaya servis edilecekti. Bu fotoğrafta Ernesto Che Guevara'nın üstü çıplak bedeni yara bere içinde bir sedyede yatıyor, gözleri açık, celladına bakıyordu.

Son sözleri şöyle olmuştu; "Haydi çek tetiği ödlek, alt tarafı bir insan öldüreceksin." Sözlerin muhatabı yaralı yakalanan efsanevi gerilla liderinin infazı için gönüllü olan Bolivyalı genç bir çavuştu. Che'nin cansız bedeni gömülmeden önce üzerindeki kan ve kiri yıkayan şimdi 87 yaşında olan hemşire Susan Osinaga, "Bolivya'da bu fotoğraf yayıldıktan sonra insanlar 'Tıpkı çarmıha gerilen İsa'ya benziyor' dedi. Bugün hâlâ köylerdeki ayinlerde insanlar Aziz Ernesto'ya da dua eder, onun mucizeler yaratabileceğini vaaz ederler" diyor.

1997'de 'Che Guevara: Devrimci Bir Hayat' adlı biyografiyi yazan Britanyalı Jon Lee Anderson ise, "Bugünden bakıldığında Che'nin Kongo ve Bolivya'daki gerilla savaşları ayakları yere basmayan bir idealizm ya da düpedüz saflık olarak görülebilir oysa 1960'lar, devrimciler için her şeyin mümkün görüldüğü yıllardı,"Bağlantı[2] diyor.

 Che, "Her şeyin mümkün göründüğü bu yıllarda" kıtasal bir devrimi ateşlemek umuduyla 47 yoldaşıyla birlikte dağlara çıkmıştı.Bağlantı[3]

Jean Paul Sartre'ın, "Çağımızın eksiksiz insanı" vurgusuyla, "Che çağımızın en tamamlanmış insanıdır, yalnızca bir teorisyen değil, aynı zamanda bu teorilerini sahada uygulayan bir savaşçıdır," diye tanımladığı O, insan(lık)ın bürünebileceği en kusursuz hâldi...

Sonsuz, sınırsız bir yüreklilikle yaşayan Che, iktidarın değil, halkın komutanıydı; devrimciydi, tüm ezilenlerin hekimiydi...

Haksızlığa boyun eğmemenin ve bir fikri yayabilmenin sürekli hareket hâlinde olmakla gerçekleştirilebileceğini kanıtlayan Marksist-Leninist bir kuramcı, kahraman bir gerillaydı...

Soluk soluğa yaşadı, yaşattı ütopyasıyla inançtı, dirençti Ernesto...

Fevkâlâde cesur, gözü kara birisiydi; idealin, mücadele azminin, vicdanın sesiydi...

Sevda ve kavga insanı; devrimin ruhu ve yeni insan, yani çocuk yürekli yenilmez gerilla idi...

"Devrim" sözcüğüyle eş anlamlı Che, halkların devrimci efsanesidir!

"İnsanlık"ın en güzel çocuğudur!

1964'de BM'deki konuşmasını, "Ya özgür bir vatan ya ölüm!" haykırışıyla sonlandıran O; katledilmesinin üzerinden onca yıl geçmiş olmasına karşın (emperyalist, kapitalist) katillerin uykularını hâlâ kaçırmaya devam ederken; bir türlü yok edilemiyor; ezilenlerin mücadelesiyle yeniden canlanıyor...

"Neden" mi?

"Che Guevara, tabir caizse, doğumundan evvel de vardı. Che Guevara, söylemesi caizse, ölümünden sonra da var olmaya devam etti. Çünkü Che Guevara insan ruhunda onurlu ve adil olan ne varsa onun adından başkası değildir," yanıtındaki üzere José Saramago'nun...

 

SAVAŞ VE ZAFER HAYKIRIŞI

 

"Hayır, kendimin değil devrimin ölümsüzlüğünü düşünüyorum," diye haykıran O, olmak istediğini seçmiş ve cüretle yaşamış "yeni sosyalist insan"dı...

Kolay mı?

"Herkes düşlerinin büyüklüğü kadar özgürdür"...

"Belki hiçbir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi"...

"Savaşan kaybedebilir, savaşmayan çoktan kaybetmiştir"...

"Hayat korkakları affetmez. Kaybettiğin tek savaş, uğrunda savaşmaktan vazgeçtiğindir. Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin"...

"Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir"...

"Bir şeyi yapmak için onu çok sevmelisiniz. Bir şeyi sevmek için ona delice inanmalısınız"...

"En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kabiliyetinizi koruyabilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir"...

"Hayat, ne aşk davasıdır, ne de ekmek kavgasıdır. Hayat, insan kalabilme mücadelesidir. Şerefinle, namusunla, onurunla"...

"Eğer her haksızlık karşısında titriyorsanız, benim yoldaşımsınız"...

"Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar"...

"Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun, her zaman, en kötü gerçekten daha kötüdür"...Bağlantı[4]

"Dizlerimin üzerinde yaşamaktansa, ayaklarımın üzerinde ölmeyi tercih ederim"...

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme"...

"Hayatta öyle seçimler yap ki kazandığın şeyler, kaybettiklerine değsin"...

"Bana güç veren zaferlerim değil, yaşamımdaki yenilgilerdir"...

"Düşmanın yoksa hayatta hiç başarılı olamadın demektir"...

"En kabul edilemez yönün ne biliyor musun? Hükmetmeye, hesap sormaya gücün var ama bunu kullanmıyorsun"...

"Şiddet, sömürücülerin ayrıcalığı değildir, sömürülenler de onu uygulayabilirler ve dahası uygun anda kullanmalıdırlar"...

"Zor olan başarılır, imkânsız olan zaman alır"...

"Ben Ernesto'ydum sadece Ernesto, sizde sadece bir şey olarak var olursunuz. Che olmayı kendim istedim, sizde inanırsanız olursunuz, inanırsanız"...

"Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı öldüremezsiniz"...

"Dik dur ve gülümse. Bırak neden gülümsediğini merak etsinler"...

"Nerede ezilen bir halk varsa oralıyım"...

"Dünyanın neresinde olursa olsun, haksız yere birisinin suratına atılan tokadı kendi suratında hissetmeyen kişinin insanlığından şüphe ederim"...

"Ezilen halkı anlamak için komünist, sosyalist, solcu, sağcı, ateist ya da dindar olmak gerekmiyor... İnsan ol yeter!"

"İnsanlık aşkı, doğruluk ve adalet aşkı. Bunları taşımıyorsa benliğinde, gerçek bir devrimci değildir o"...

"Biliyorum, bu sözlerimi birileri yanlış yerlere çekecek hatta gülecekler lakin bu bir gerçektir; devrimci olabilmek için sevmesini bilmelisin!"

"Bir devrimciyi yöneten, kalbindeki eşsiz aşk duygularıdır"...

"Bir insanın yaşayıp yaşamadığını atan nabzından değil, onurlu duruşundan anlarsınız"...

"Eğer bir gün beni basım eğik görürsen, bil ki başım yere düşmüş birini kaldırmak için eğilmiştir"...

"Komünist ahlâk anlayışı olmadan ekonomik bir sosyalizm beni ilgilendirmiyor"...

"Ben kurtarıcı değilim, kurtarıcı diye bir şey yoktur, insanlar kendilerini kurtarır"...

 "Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile, vicdanına hesap vermekten kurtulursun"...

"Tek amacım, gittikçe soğuyan bu dünyada üşüyen halkların ısınabileceği, paylaşılan ateşler yakmaktı"...

"Yepyeni bir dünya kuracağız... Ve dört bir yana yazacağız; gerçekçi ol, imkânsızı işte"...

"Her şey çocuklara daha mutlu bir dünya bırakabilmek içindi"...

"Devrim, olgunlaştığında düşen bir elma değildir. Onu siz düşürmek zorundasınız"...

"Devrimcinin görevi devrim yapmaktır"...

"Devrimden başka bir hayat yoktur"...

"Devrimci olduğunu söyleyip devrimci gibi davranmayanlar soytarıdan başka bir şey değildir"...

"İstenilen yaşam mucizelerle değil, devrimlerle gerçekleşir"...

"Fikirler ve gelecek dimdik ayakta. Şüphesiz: Tam özgürlüğümüzün iskeleti kuruldu, tek eksik kanlı canlı bir vücut ve giysiler, onu da yaratacağız"...

"Kalkın Kadınlar! Ve unutmayın ki bizim size ihtiyacımız var. Çünkü biz inanıyoruz ki, Dünyanın yarısı siz iseniz, devrim kavgasının yarısı da siz olmalısınız"...

"İki şeye hakkım var: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim, çünkü kimse beni canlı tutsak edemez"...

"Yağmur komünisttir, çünkü herkese eşit yağar. Rüzgâr ise kapitalisttir, zayıf olanı yıkar"...

"Kapitalist sistemde insanlar görünmez bir kafesin içinde yaşarlar"...

"Siz bana din ile refaha ulaşmış bir toplum gösterin. Ben de size devrim ile geri kalmış toplum göstereyim"...

"Gerçek bir sosyalist dünyanın herhangi bir köşesinde bir insan katledildiği zaman acı, bir özgürlük bayrağı yükseltildiği zaman kıvanç duyan insandır"...

"Çocuklarıma ve karıma maddi hiçbir şey bırakmadığımı ve bundan üzüntü duymadığımı, aksine sevindiğimi, onlar için hiçbir şey istemediğimi çünkü sosyalist devletin onlara yaşama ve eğitim görmeleri için gereken her şeyi vereceğini biliyorum"...

"Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!"

"Dayanışma ezilenlerin inceliğidir"...

"Dünya ülkelerinin bağımsızlığı için hayatımı vermeye hazırım"...

"Sosyalist gelişim insan içindir. Belli bir yüksek düşünce için değildir. Amaç yalnızca insan mutluluğunu garantilemektir"...

"Bizim için sosyalizmin, insanın insan tarafından sömürülmesine son verilmesinden başka tanımı yoktur"...

Deyip, dediği gibi de yaşayan savaş ve zafer haykırışıydı O...

 

ASLÎ ÖZELLİĞİ

 

Aralık 1964'te BM toplantısına gittiği New York'ta, bir gazetecinin "Sizce bir devrimcinin en önemli silahı nedir?" sorusunu, "Sevgi" diye yanıtlayan Che klasik anlamda "politikacı" ol(a)mamış bir ihtilalciydi; çocuk hekimiydi; futbolcuydu; şairBağlantı[5] ve müzisyendi; silah elde gerillaların en önde yürüyeniydi; Fulgencio Batista'yı alaşağı edenlerdendi; Küba Devrimi'nin ekonomi bakanıydı; Simón Bolívar'ın, José Martí'nin, José Carlos Mariategui'nin, Pablo Neruda'nın sıkı bir hayranıydı; müthiş bir enternasyonalist Marksist-Leninist'ti...

Ama en önemlisi ne yaşamında ne de katledilmesi ardından hiçbir kapitalist hamle karşısında yenik düşmemiş; değerinden hiçbir şey kaybetmemiş bir romantik devrimci, mert bir insan, "Gençken sosyalist olunmalı iyidir, sonra da realist olunmalı," diyenleri tekzip eden hakikâtti...

O mücadelesiyle devrimciliğin, insanın hayatında bir dönem oynanması gereken "oyun" olmadığını; aksine bir yaşam biçimi ve ahlâk olduğunu kanıtlayan örnekti.

Bir deyişle, Che, bireyde başlayan devrimciliğin, toplumsallaşmasının toplumu derinden etkileyen kanıtıydı.

Evet, "bir pop ikonuna dönüş(türül)mek"(!) istenen Che buydu. Müthiş devrimci bir figürdü. Ve herkesi bu kadar etkiliyorsa, bu da yaptıkları ve yaşadıklarıylaydı.

Che'nin dünyadaki imgesi her şeyden önce eylem hâlinde bir militan anti-emperyalizminden, enternasyonalist perspektifinden, yani küreselleşme talanına/ sefaletine başkaldıranların yenilmez mücadele sancağı olmasından kaynaklanır. Onun güncelliği ve parıltısı da anti-kapitalist isyanından beslenir.

O kapitalist yabancılaşmanın sinik, ahlâkını yitirmiş dünyasında, devrimci ahlâk ile politika arasında uyumun mümkün olduğunu ve politikanın ille de ahlâksız ya da ahlâkın da ille de apolitik olması gerekmediğini ve iki ucun birlikte tutulabileceğinin kanıtıdır.

Onun sahip olduğu saygınlık, iktidara değdikten sonra gücünü tekrar tek ülkede son bulamayacak bir mücadelenin hizmetine sunmak üzere onu terk etmeyi becerebilmiş; belki de yegâne devrimci örneğini olmasından ileri geliyordu.Bağlantı[6]

"O Latin Amerika'da devrimin olacağına, bunun dikenli yollarına ve geleceğine, sosyalizmin yaratacağı yeni insana yürekten inanıyordu...

'Bir gün' diye yazmıştı Fidel'e veda mektubunda, 'bana savaşta ölürsek kime haber verilmesi gerektiğini sordular; ölüm düşüncesi hepimizi etkiledi. Sonraları bir devrimde -eğer gerçek bir devrim söz konusuysa- ya zafere ulaşılacağını ya da ölüneceğini kesinlikle biliyorduk.' Küba'dan yeni zaferlere ya da ölüme doğru yola çıktı. 'Başka ülkeler benim küçük çabalarımı bekliyor', deniyordu mektupta, 'yeni savaş meydanları...' Gerçekten de, orada saldırı ve savaşın ortasında insan ya zafere ulaşır ya da ölür. 'Haydi' yeni eylemlere'...

Che Guevara masa başı adamı değildi. O devrimleri başlatan kişiydi, insan bunu ona baktığında anlıyordu...

O dağlardaki savaşı özlüyordu. Bununla silahların zaferini izleyen barış dönemindeki kuruluş çalışmalarına uygun olmadığını söylemek istemiyoruz. Tam tersine, Che Guevara bu açıdan da örnek bir devrimci ve üstlendiği tüm önemli görevlerde yorulmak bilmez bir emekçiydi. Küba'da onun -Fidel gibi- hiç uyumadığı söylentisi dolaşıyordu...

Güç bir görev olan Küba'da sosyalizmi kurma işinde -gerektiği gibi- tüm alanlara angaje olmuştu. Küba halkı Kübalı olmamakla birlikte kendini tüm varlığıyla büyük devrime adamış olan parlak Che Guevara örneğinde kendini görüyordu. Onun için düşünmek ve davranmak aynı şeydi; hepsi bunu biliyordu ve onu sevmekle kalmıyorlardı, ona hayrandılar...

'Özgürlükleri uğruna savaşan halklar için tek yol olarak silahlı mücadeleye inanıyorum ve inançlarımda kararlıyım. Pek çok kişi bana serüvenci diyecektir, gerçekten de öyleyim, ancak ben farklı bir türdenim. Ben inançları uğruna yaşamlarını ortaya koyanlardanım. Belki de bu son mektubumdur, ölümü aramıyorum, ancak olasılıklar yasasına göre o da hesaba katılmalıdır. Haklı çıkacak olursam sizi son bir kez daha kucaklamak isterim. Sizleri çok sevdim, ne yazık ki duyarlılığımı dile getirmeyi başaramadım. Davranışlarım çok kaba olabiliyor ve sanırım zaman zaman anlaşılamadım. Ama öte yandan da beni anlamak kolay değildi, ancak bugün bana inanın, lütfen. Bugün bir sanatçı coşkusuyla bilediğim iradem bir çift bitkin bacakla bir çift tükenmiş ciğeri harekete geçiriyor. Bunu başaracağım... Ara sıra XX. yüzyılın bu küçük condottierosunu anımsayın' diyordu.

Che Guevara'nın ailesine gönderdiği bu satırlar onun ortadan kayboluşundan kısa bir süre sonra Buenos Aires'e vardığında annesi Celia oğlunu görmeden ölmüştü bile. Tüm dünyayı duygulandıran bu son kucaklama, bu veda ona ulaşamadı. 'Devrimci olarak zorla uğraşımızda ölüm ender bir olay değildir' diye yazmıştı bir keresinde...

Bu kahramanın yaşam ve ölümünü, böylesine sürükleyici ve gizemli bir yaşam ve ölümü, sayısız efsane kuşatmıştır. Bunlardan birkaçı akbabalar gibi ölü Che'nin anısına saldıran kimi alçakların taşkın karalama eğilimlerinin ürünüdür; büyük çoğunlukta olan diğerlerini ise halkın şehit düşenin ölümsüzlüğünü Latin Amerika'nın sayısız, görünmez mihraplarında kutlayan büyük düş gücü yaratmıştır.

O kendine devrimin ilk ateş hattında bir yer seçti ve bu yeri kendine kararsızlığa düşme fırsatı ve geri dönme hakkı tanımaksızın sonuna dek seçti. Bu, bir yenisinde başı çekmek için daha önce bir avuç çılgınla birlikte gerçekleştirilmiş olduğu bir devrimi terk eden bir adamın akıl almaz olgusudur. O zafer için değil, mücadele için, hiç sonu gelmeyen bir savaş için yaşıyordu. O ardında yaktığı köprülerin görkemli ateşini izlemek için geri dönüp bakma sevincini bile kendinden esirgiyordu: Che'nin boşa harcanacak zamanı yoktu."Bağlantı[7]

Dedik ya eksiksiz bir insan(lık)dı O...

Küba'ya ayak bastığında bir sandık ilaçla, bir tüfek arasındakini seçimini tüfekten yana yapıp; silaha sarılarak, bir sandık ilaçla kurtarabileceğinden daha fazla insanı kurtarandı...

Devrimcilerin bürokrata dönüştüğü bir tabloda, devrimin zaferinden sonra devrimci kalmanın imkânının hâlâ var olduğunu kanıtlayan bir örnekti...

"Bir kez daha, kadidi çıkmış Rozinante'min kaburgalarının bacaklarıma dokunuşunu hissediyorum. Gene kalkanımı omuzlayıp yolculuğa koyuluyorum..." vurgusuyla Bolivya dağlarında bir CIA operasyonu ile katledildiği 9 Ekim 1967'ye kadar sürecek son "yolculuğu"na çıkmadan, 1965 ortalarında ailesine yazdığı veda mektubunda kendini Cervantes'in kahramanı Don Quixote'a benzetmesinin bir nedeni, kıta ölçeğinde bir devrim tasarımına beslediği, kendisini alaya alacak ölçüdeki güveniyse, öbür neden Latin Amerika kıtasında bir devrimin imkânsızlığına inançlarından ötürü, Latin Amerika ölçeğinde bir devrim tasarımını "yeldeğirmenleriyle savaş"tan farksız bulmuş "resmî" görüşlere ironik bir eleştiriydi.

"İki, üç... Daha fazla Vietnam yaratın!"- sloganıyla dile getirilen projenin "stratejik hedefi", "en sağlam kalesi ABD tarafından uygulanan baskıyı silahlı mücadeleyle ortadan kaldırarak emperyalizmin topyekûn çökertilmesi"ydi. Bu güzergâhta Che, "kapitalizmin son aşaması olan emperyalizm"in "bir dünya sistemi olduğundan ötürü dünya ölçeğindeki bir kapışma ile yenilmesi gerektiği" noktasından hareket etmekteydi.

Che, aşamalı değil, kesintisiz bir devrim süreci öngörüyordu. Geleneksel komünist partilerin (KP) "demokratik" ve "anti-emperyalist" ittifaklar dolayımıyla, "milli burjuvaziler"in desteğini alarak önce demokratik bir devrim gerçekleştirme, daha sonra sosyalizme yönelme stratejilerine karşın, Küba Devrimi'nin de verdiği dersle ulusal kurtuluştan sosyalist devrime doğru kesintisiz bir devrim öngören stratejisiyle de yerleşik sosyalist politika pratiklerinden ayrılan bir çizgi kurar.

Che'nin hattında dikkati çeken bir diğer nokta "silahlı mücadele"nin gereğine yapılan ısrarlı vurgudur. Bu vurguda önemli olan yalnızca, iktidarın ele geçirilmesi bakımından burjuva devletlerinin yıkılması için başka hiçbir "makul yol"un kalmamış olması değildir. Che için silahlı mücadelenin gereği şurada yatar:

"Giderek, küçük silahlı çeteleri bastırmak için yeterli olan modası geçmiş silahların yerini modern silahlar ve ABD askerî yardımının yerini gerçek silahlı muharipler alır, ulusal kukla orduları gerillaların usandırıcı saldırıları altında dağılma emareleri gösteren hükümetlerin göreli istikrarı bozulmaya yüz tuttuğu anda gitgide artan sayılarda düzenli birlikler yollamak zorunda kalırlar."

Böylelikle, "doğal çevresinden dışarı sürüklenmiş olan düşman"... "bozulan morali ile üst üste yenilgilere uğratılarak", zafere giden yol açılmış olur. Burada, silahlı mücadelenin asıl amacı, yerel iktidarı fethetmekle yetinmek değil ABD'yi gerillalarla savaşa zorlamak ve "yerel işbirlikçileri"nin gerisinde duran emperyalizmi çökertmek ve böylece tüm halklar için bir kurtuluş yolu açmaktır.Bağlantı[8]

 

"CHE" DEYİNCE

 

ABD'deki Kübalı karşı-devrimci sürgünlerden, "La Cabaña Kasabı" diye söz ettiği için Nelson Mandela, O'nu "Özgürlüğü seven her insan için ilham kaynağı," olarak nitelemişti.

O, "Bazı insanlar onurunu taşımaktan acizdir, bazıları da zar zor taşıyabilir. Bazılarıysa tüm insanlığın onurunu taşır," saptamasının hakkını tam olarak verebilenlerdendi.

Katlinden 30 yıl sonra Che'nin mezarını tesadüfen bulan rehber Gonzalo Gúzman'ın, "Che'yi öldürseniz de onu asla alt edemezsiniz, o hâlâ bizim kahramanımız";Bağlantı[9] oğlu Camilo Guevara March'ın, "Her bahsedildiğinde o geri dönüyor."Bağlantı[10] "Che adaletsizliklere karşı duyarlılıktır,"Bağlantı[11] biçiminde tanımladığı Onun hakkında; eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın "Che denen eşkıya benim gencimin yakasında, göğsünde olamaz!" sözlerini ka'le almak mümkün değildir.

Çünkü kendi cenahından Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ın bile, "İsmail Kahraman, Che'nin çeyreği kadar yiğit olsaydı"Bağlantı

  Bu yazı 253 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Alanyaspor 6 5 0 1 15 2 16 +13
2 Fenerbahçe 6 4 0 2 10 5 14 +5
3 Fatih Karagümrük 7 3 2 2 14 8 11 +6
4 Kasımpaşa 7 3 2 2 8 6 11 +2
5 Galatasaray 6 3 2 1 8 5 10 +3
6 Çaykur Rizespor 6 2 2 2 9 8 8 +1
7 Gaziantep FK 7 1 1 5 9 10 8 -1
8 Antalyaspor 6 2 2 2 6 8 8 -2
9 Yeni Malatyaspor 6 2 2 2 6 9 8 -3
10 Göztepe 6 1 1 4 10 7 7 +3
11 Başakşehir FK 6 2 3 1 7 7 7 0
12 Beşiktaş 5 2 2 1 8 9 7 -1
13 Sivasspor 5 2 2 1 5 6 7 -1
14 BB Erzurumspor 6 2 3 1 8 11 7 -3
15 Hatayspor 4 2 1 1 3 6 7 -3
16 Konyaspor 5 1 1 3 5 3 6 +2
17 Kayserispor 5 2 3 0 4 8 6 -4
18 Gençlerbirliği 6 1 3 2 4 7 5 -3
19 Trabzonspor 7 1 4 2 9 14 5 -5
20 Denizlispor 6 1 3 2 5 10 5 -5
21 MKE Ankaragücü 4 0 3 1 4 8 1 -4
Takım O G M B A Y P AV
1 Tuzlaspor 7 5 0 2 16 7 17 +9
2 İstanbulspor 7 5 1 1 15 6 16 +9
3 Adana Demirspor 7 4 1 2 14 6 14 +8
4 Samsunspor 7 4 1 2 11 7 14 +4
5 Ankara Keçiörengücü 7 4 2 1 8 6 13 +2
6 Altınordu 7 4 2 1 11 10 13 +1
7 Adanaspor 8 3 2 3 13 9 12 +4
8 Giresunspor 7 3 2 2 11 11 11 0
9 Altay 6 3 2 1 10 4 10 +6
10 Bursaspor 8 3 4 1 16 15 10 +1
11 Balıkesirspor 8 3 4 1 8 12 10 -4
12 Akhisarspor 7 2 2 3 6 5 9 +1
13 Ümraniyespor 8 2 4 2 9 15 8 -6
14 Menemenspor 7 1 3 3 6 11 6 -5
15 Bandırmaspor 7 1 4 2 6 11 5 -5
16 Ankaraspor 7 1 5 1 4 12 4 -8
17 Boluspor 8 0 5 3 6 12 3 -6
18 Eskişehirspor 7 0 4 3 2 13 3 -11
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 8 6 1 1 16 8 19 +8
2 Turgutluspor 8 6 2 0 8 8 18 0
3 Serik Belediyespor 8 4 1 3 12 5 15 +7
4 Kırşehir Belediyespor 8 4 2 2 7 5 14 +2
5 Sakaryaspor 8 3 1 4 10 6 13 +4
6 Tarsus İdman Yurdu 8 3 2 3 14 11 12 +3
7 Etimesgut Belediyespor 8 3 2 3 7 4 12 +3
8 Van Spor 8 3 2 3 5 5 12 0
9 Karacabey Belediyespor 8 3 3 2 8 8 11 0
10 Mamak FK 8 3 3 2 7 10 11 -3
11 Kırklarelispor 8 2 2 4 7 3 10 +4
12 1922 Konyaspor 8 3 4 1 8 5 10 +3
13 Pendikspor 8 3 4 1 11 9 10 +2
14 Elazığspor 8 3 4 1 11 14 10 -3
15 Pazarspor 8 3 4 1 12 17 10 -5
16 Sivas Belediyespor 7 2 2 3 13 9 9 +4
17 Bayburt Özel İdare Spor 7 3 4 0 6 8 9 -2
18 Kastamonuspor 8 1 4 3 8 15 6 -7
19 Bodrumspor 8 1 5 2 9 12 5 -3
20 Kardemir Karabükspor 8 0 7 1 3 20 1 -17
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 6 5 1 0 13 4 15 +9
2 Diyarbekirspor 6 5 1 0 9 3 15 +6
3 Arnavutköy Belediye 6 4 0 2 9 5 14 +4
4 Fatsa Belediyespor 6 4 2 0 8 5 12 +3
5 Çankaya FK 6 4 2 0 8 6 12 +2
6 Belediye Derincespor 6 2 1 3 7 5 9 +2
7 Edirnespor 6 3 3 0 8 9 9 -1
8 Ofspor 5 2 1 2 8 7 8 +1
9 Yeşilyurt Belediyespor 5 2 2 1 8 6 7 +2
10 Kızılcabölükspor 6 2 3 1 9 9 7 0
11 Artvin Hopaspor 6 2 3 1 8 10 7 -2
12 1877 Alemdağspor 6 1 3 2 4 9 5 -5
13 Kemerspor 2003 6 1 4 1 6 10 4 -4
14 Nevşehir Belediyespor 6 1 4 1 4 8 4 -4
15 Payasspor 6 1 4 1 3 7 4 -4
16 Manisaspor 6 0 5 1 4 13 1 -9
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 31/10/2020 Galatasaray vs MKE Ankaragücü
 01/11/2020 Çaykur Rizespor vs Kayserispor
 01/11/2020 Konyaspor vs Başakşehir FK
 01/11/2020 Beşiktaş vs Yeni Malatyaspor
 02/11/2020 Antalyaspor vs Fenerbahçe
 02/11/2020 Hatayspor vs Sivasspor
 06/11/2020 Gaziantep FK vs Beşiktaş
 07/11/2020 Kasımpaşa vs Antalyaspor
 07/11/2020 Alanyaspor vs Trabzonspor
 07/11/2020 BB Erzurumspor vs Göztepe
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/11/2020 Ankara Keçiörengücü vs İstanbulspor
 01/11/2020 Eskişehirspor vs Akhisarspor
 01/11/2020 Adana Demirspor vs Samsunspor
 06/11/2020 Altay vs Balıkesirspor
 07/11/2020 Bandırmaspor vs Giresunspor
 07/11/2020 Ümraniyespor vs Tuzlaspor
 07/11/2020 Adanaspor vs Menemenspor
 07/11/2020 Ankaraspor vs Bursaspor
 08/11/2020 Eskişehirspor vs Ankara Keçiörengücü
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/11/2020 Etimesgut Belediyespor vs Turgutluspor
 11/11/2020 Eyüpspor vs Bayburt Özel İdare Spor
 11/11/2020 Karacabey Belediyespor vs Sivas Belediyespor
 11/11/2020 Kastamonuspor vs Kardemir Karabükspor
 11/11/2020 Kırklarelispor vs Pendikspor
 11/11/2020 Pazarspor vs Kırşehir Belediyespor
 11/11/2020 Sakaryaspor vs Bodrumspor
 11/11/2020 Tarsus İdman Yurdu vs Elazığspor
 11/11/2020 Van Spor vs Mamak FK
 11/11/2020 1922 Konyaspor vs Serik Belediyespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/11/2020 Artvin Hopaspor vs Manisaspor
 01/11/2020 Edirnespor vs Payasspor
 01/11/2020 Fatsa Belediyespor vs Kemerspor 2003
 01/11/2020 Kızılcabölükspor vs Belediye Derincespor
 01/11/2020 Nevşehir Belediyespor vs Arnavutköy Belediye
 01/11/2020 Yeşilyurt Belediyespor vs Diyarbekirspor
 01/11/2020 1877 Alemdağspor vs 1928 Bucaspor
 12/11/2020 Arnavutköy Belediye vs Kızılcabölükspor
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI