Sibel ÖZBUDUN

SEN MİSİN “BARIŞ” DİYEN![*]

Sibel ÖZBUDUN
  28-12-2018 19:44:00

“Havarisini yaratamayan

İsa’nın yeri

tımarhanedir, tarih değil.”[1]

 

14 Temmuz 1950… Demokrat Parti iktidarının üçüncü ayı. İktidar partisi Türkiye’nin NATO üyeliğini güvence altına alacak bir hamlenin peşinde. Haziran sonunda Kuzey ve Güney Kore arasında patlak veren savaş ve yeni dünya hegemonu ABD’nin derhâl harekete geçerek Birleşmiş Milletler’e Güney Kore’ye askeri yardım kararı aldırması, DP’ne aradığı bu fırsatı altın tepsi içinde sunacaktı. II. Dünya Savaşı’nın dışında kalabilmiş Türkiye, pek az yurttaşının haritada yerini gösterebileceği bir ülkenin savaşına doğru koşar adım gidiyordu. Havayı kesif bir şovenizm bulutu kaplamıştı ve radyo ve gazetelerde kahramanlık menkıbeleri uçuşmaktaydı.

 

14 Temmuz 1950 dedim. Behice Boran, Adnan Cemgil, Nevzat Özmeriç, Osman Toprakoğlu, Vahdettin Barut, Reşat Sevinçsoy ve Muvakkar Güran Türk Barışseverler Cemiyeti kuruluş dilekçesini böyle bir atmosferde verdiler İçişleri Bakanlığı’na. Dernek dünya barışını, ülkede barışçı politikayı savunacağını ve nükleer silahların yasaklanması için çalışacağını bildiriyordu programında…

 

11 gün sonra Menderes hükümeti Kore’ye asker gönderme kararı aldı. Aynı gün, Meclis Başkanlığı’na kararı protesto eden bir telgraf çekildi Behice Boran ve Adnan Cemgil imzasıyla. Ardından da İstanbul’da kararı protesto eden bildiriler dağıtıldı.

 

Sen misin “Barış” diyen! Bildiri dağıtımının ertesi günü, 29 Temmuz’da kurucular ve bildiriyi basan matbaanın sahibi tutuklanacak, derneğin faaliyetleri durdurulacak, 30 Aralık 1950 tarihinde askerî mahkeme derneğin “Türk-ABD dostluğunu bozmaya ve halkın hükümete güvenini sarsmaya yönelik faaliyetlerinden” dolayı kurucular 15’er ay hapse mahkûm edilecekti…

 

Barışseverlerin karşı çıktığı Kore Savaşı’nda resmî açıklamalara göre 1,5 milyon, gayriresmi açıklamalara göre ise 3 milyon insan hayatını kaybetti. Türkiye'den ise 721 asker öldü, 2.147 asker yaralandı, 234 asker esir düştü, 175 asker kayboldu.[2]

 

20 Nisan 1977… ABD ile SSCB arasındaki “Soğuk Savaş”ın “Ilık Barış” ya da “Barış içinde yanyana yaşama” politikalarına (Detente) evrildiği günler. Uluslararası “yumuşama” havasının Türkiye’deki ilk meyvelerinden biri, Barış Derneği oldu. Önceli gibi nükleer silahların yasaklanması, insan hakları ihlallerine son verilmesi, BM kararları ve yumuşama sürecinin yaygınlaştırılmasını öngören Helsinki Nihai Senedi’ne uyulması ve Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkması taleplerini savunmak üzere kurulan derneğin başkanı eski büyükelçi Mahmut Dikerdem’di. Kurucuları ve üyeleri arasında, ülkenin önemli aydınları yer alıyordu: Reha İsvan, Orhan Apaydın, Erdal Atabek, Aykut Göker, Tahsin Usluoğlu, Enis Coşkun, Tektaş Ağaoğlu, Oya Baydar, Yavuz Çizmeci, Gültekin Gazioğlu, Kemal Anadol, Haluk Tosun, Şefik Asan, Aybars Ungan, Ali Taygun, Uğur Kökden, Mehmet Karaca, Medet Serhat, Metin Özek, Niyazi Dalyancı, Ataol Behramoğlu, Ali Sirmen, Gencay Saylan, Ergun Elgin, Orhan Taylan, Hüseyin Baş, Nedim Tarhan, Mustafa Gazalcı, İsmail Hakkı Öztorun, Nurettin Yılmaz, Melih Tümer…

 

Dernek kurulalı üç yıl olmuştu ki, şom 12 Eylül darbesi geldi çattı. Ülkedeki sendikalar dahil tüm sol, sosyalist ve devrimci faaliyetleri, yasal olduklarına bakmaksızın “Sovyet maşaları, Beşinci kol” olarak tanımlayan antikomünist histerinin generaller eliyle bir kez daha iktidara taşınması…

 

Sen misin “Barış” diyen! Barış Derneği kurucuları, üyeleri yaka paça önce nezarethanede, ardından da askeri cezaevlerinde buldular kendilerini. Haklarında hazırlanan iddianamede derneğin “SSCB yanlısı olduğu, ülkenin meşru düzeni ve bu düzeni sağlayan ittifaklara, özellikle de NATO’ya karşı olduğu, mevcut düzeni yıkarak Marksist bir düzen kurmayı hedeflediği” savlanıyor, sanıkların TCK’nın kötü şöhretli 141-142. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları isteniyordu.

 

“Savaş Hâli” hükümleri çerçevesinde sürdürülen davada avukatlar da sonunda sanık durumuna düşmekten kurtulamadılar. Derneğe ilişkin açılan ikinci davada, ilk davanın avukatları (Halit Çelenk, Turgut Kazan, Turgut Arınır, Atilla Coşkun, Nezahet Gündoğmuş, Rasim Öz, Mustafa Özkan ve Ali Şen)sanık sandalyesinde yerlerini almıştı.

 

“Barış Derneği davası”, karar verile bozula 1991’e dek sürdü ve 21 Nisan’da tüm sanıkların beraatı ile sonuçlandı. Bir hukuk trajedisi daha tarihin çöplüğünde yerini almıştı.[3]

 

Ocak 2016… AKP 7 Haziran 2015 seçiminde uğradığı büyük oy kaybı ve tek başına iktidar olamamanın şaşkınlığını kısa sürede atlatmış, sanki bir el gizli bir düğmeye basmış gibi, Haziran ile seçimlerin yenilendiği Kasım 2015 arasında ülke kan ve gözyaşına boğulmuştu. Metropollerde birbiri ardı sıra kendilerini patlatan canlı bombalar, Kürt illerinde dehşet hâli, JÖH/ PÖH’lerin ortalığı sarması, yasaklı kentler, sokak ortasındaki cansız bedenler, ölüsü buzdolabında saklanan bebeler, yanan, yakılan, yıkılan hayatlar… “Teröre karşı mücadele”nin dizginlerinden boşanarak yurttaşlara karşı ölçü-sınır tanımaz bir teröre dönüşmesi… Metropollerde ise… Hani Nâzım diyor ya: “Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü…” Öyle…

 

Doğuda JÖH/ PÖH, batıda havuz medyasının estirdiği yılgı atmosferinin dilsizleştirdiği kamu vicdanının ilk kıpırtılarından biriydi binin üzerinde akademisyenin imzasıyla yayınlanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız!” bildirisi. Kavrulan yüreklere bir nebze su serpti, kendi içine büzüşen vicdanlara bir taze soluk oldu.

 

Sen misin “Barış” diyen! İmzacı akademisyenlerin çoğunun işinden atıldığı, kampüslerde ve medyada tehditler, linç gösterileri arasında yaka paça karakollara götürüldüğü, pasaportlarına el konulduğu, sigortalı işlerde çalışmaktan men edilip açlığa mahkûm kılındığı, tek tip hükmü çoktan kesilmiş mahkemelerde yargı sürecinin süregittiği… günler geride kalmadı.

 

Ya da Kürt coğrafyası kan revan iken bir TV programına bağlanıp “Burada çocuklar ölüyor; bir şeyler yapalım, çocuklar ölmesin” dediği için işinden atılan, yargılanan, yeni doğmuş bebeğiyle hapse mahkûm edilen Ayşe Öğretmen… Sen misin “Barış” diyen!

 

Diyorum ya, savaş naralarının, katliamların makbul, barış özleminin ise “suç” sayıldığı bir coğrafyada yaşıyoruz.

 

Böylesi bir ülkede “barış talebi” gibi masum, insancıl bir istek, tekinsiz bir fiiliyata, “müesses nizama yönelik tehdit”e, “Beşinci kol faaliyeti”ne, ya da yeni yaftasıyla “terör örgütü propagandası”na tahvil olma riski yüksek bir edimdir devletlûlar için…

 

H. Mesut Çelebioğlu tarafından Marx21 Yayınları’na hazırlanan ‘Barış Zamanı’ başlıklı broşür,[4] böyle “tekinsiz” bir görevi üstlenmiş. Farklı kalemlerden, Kore’den Falklands’a, Irak’a savaşı; Türk Barışseverler Cemiyeti’nden ABD’deki Vietnam savaşı karşıtlarına, barış mücadelelerini farklı veçhe ve boyutlarıyla irdeleyen yazılardan oluşuyor. 

 

Hem savaşın kapitalizm-emperyalizm için vazgeçilmezliği, hem de dünyanın farklı bölgelerinden barış mücadelesi deneyimleri konusunda kısa ama özlü bir kaynak.

 

Dilerim çokça okunur…

 

Ve dilerim barış talebinin bu ülkedeki “makus talihi”nin kırılmasında bir katkısı olur!

 

 

 

 

  Bu yazı 2784 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23