Sibel ÖZBUDUN

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI” MI DEDİNİZ?

Sibel ÖZBUDUN
  26-09-2018 09:11:00

 

“Düşünceler baskı altına

alarak yok edilemez.

Onlar ancak dikkate

alınmayarak yok edilebilir.”

 

29 Mayıs 2018… Batman Adliyesi, 2. Ağır ceza mahkemesi… 15 kadar izleyici, küçük duruşma salonunun dinleyicilere ayrılan sıralarını doldurmuşuz. Avukatlar hâkim kürsüsünün sağındaki bölüme sığmamışlar, sol taraftaki kısma taşmışlar. Mahkeme heyeti gergin. Savcının yüzünden bir şey okumak, mümkün değil.

 

Sanık sandalyesinde iki dost: Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu. Çektikleri belgeselden, Bakur’dan dolayı yargılanıyorlar. “Neden Batman’da” mı? Güzel soru.

 

Duruşma başladığında avukatların heyete yönelttikleri ilk soru -ve itiraz- da bu oluyor zaten: “Müvekkillerin ikametgâh adresi İstanbul; filmin çekildiği yer dağlar, filmin montaj yeri de İstanbul…” Doğru, film (Batman belediyesi kayyıma devredilmeden önce) kentteki (Mart 2018’de tamamen yanan) Yılmaz Güney Sineması’nda gösterilmiş. Tıpkı İstanbul’da ve başka kentlerde de gösterildiği gibi. Ve gösterimden yaklaşık iki yıl sonra da yönetmenler hakkında dava açılmış. “Bakur (Kuzey) isimli belgeselin, PKK/KCK terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte…” olduğu iddiasıyla… Üstelik de, savcılığın sorusu üzerine Kültür Bakanlığı’ndan gelen “Film yasak değildir” yanıtına rağmen…

 

İmdi, avukatların itirazı haksız mı: “Siz filmin gösterilmiş olmasını mı yargılıyorsunuz, yoksa içeriğini mi? Filmin yapımının Batman’la ilgisi olmadığına göre, içeriğin yargılanması konusunda mahkemeniz, yetkisizdir. Yok, filmin gösterilmiş olmasını yargılıyorsanız, bu durumda da yargılanması gerekenler filmin yapımcıları değil, sinemanın işletmecileridir…”

 

Yanlış tahmin etmediniz. İtiraz heyet tarafından görüşülmeden, iki saniye içinde reddedildi. Ve duruşmaya devam edildi… “Hukuk hiçbir zaman toplumun iktisadi yapısının ve bunun belirlediği kültürel gelişmişliğinin ilerisinde olamaz,” öngörüsü Karl Marx’ın, bir kez daha doğrulanmıştı…

 

Duruşmanın seyrini, Ertuğrul Mavioğlu’nun sinema tarihine geçmesi gereken savunmasını, sağlığına hâlâ tam olarak kavuşamamış Çayan’ın o dik duruşunu medyadan (tabii muhalif ve ağırlıklı olarak sosyal medyadan) izleyebilirsiniz.

 

Benim burada asıl üzerinde durmak istediğim konu, 15 Temmuz’daki darbe girişimini iktidar partisinin tüm kurumlara olduğu gibi yargıya da etkin ve kapsamlı bir müdahale fırsatı olarak değerlendirmesi ve bunun sonucu olarak yargının -en azından düşünce ve ifade özgürlüğüne ilişkin konularda- AKP’nin “disiplin kurulu” olarak işler hâle gelmesi…

 

Yanıltıcı olmasın, Türkiye’de yargı hiçbir zaman gerçek anlamıyla “bağımsız” olmadı.

 

Çok gerilere gitmeyelim: Mithat Sancar ile Eylem Ümit Atılgan’ın TESEV desteğiyle hazırladığı, Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Trabzon’dan hâkim ve savcılarla mülakatlara dayalı araştırmada görüşülen hâkimlerin hatırı sayılır bir bölümünün iktidarın HSYK eliyle yargıya müdahale ettiğini, hâkimlerin tayin baskısı altında olduğunu düşündüklerini, kendilerini öncelikle devletin çıkarlarını gözetmekle yükümlü gördüklerini ortaya koymaktaydı. Dahası, hâkim ve savcıların mensubu oldukları kurumun bağımsızlık ve tarafsızlığına ilişkin kanaatlerinin yurttaşlar tarafından da paylaşılmakta olduğunu, yine Mithat Sancar’ın bu kez Suavi Aydın ile birlikte gerçekleştirdiği çalışma  ortaya koymaktaydı.

 

Nitekim, bir zamanların AKP MKYK üyesi, AYM eski raportörü akademisyen Osman Can, “Önceden Yargıtay’da Danıştay’da hep Kemalistler çoğunlukta olduğu için sadece Kemalistler geliyordu. Şimdi işler tersine döndü. Bundan sonra bir tane Kemalist dahi Anayasa Mahkemesi’ne, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na gelemez,” derken, yargının ne kertede politize olduğuna dair sirkatin arz ediyordu!

 

 Ve yargının zaten başından beri siyasetin sultasından mustarip olduğunu dile getirip, “Devletin çıkarları karşısında temel hak ve özgürlüklerin yok sayılması yargının her zamanki sorunuydu. Bu HYSK’da da önceki HSYK’larda da durum aynıydı,” diyen Avukat Ergin Cinmen deherkesin bildiğini bir kez daha telaffuz ediyordu sadece.

 

Doğrudur, bu ülkede “yargının tarafsızlığı ve/veya bağımsızlığı” her zaman kâğıt üzerinde bir söylemden, bir “dilek ve temenniden” ibaretti.

 

Ama fena olmayan bir yargılanma deneyimine sahip pek çok arkadaşla ortak kanımız şu: Bu ülkede yargı hiçbir zaman bu denli kendi iç mantığından kopartılıp bu denli iktidarın sıradan bir icra aygıtına dönüştürülmemişti.

 

Basit bir deneyim: AKP’nin “FETÖ’den temizliyorum” gayretkeşliğiyle züccaciyeci dükkânına dalar gibi yargı kurumuna dalıp sadakatinden emin olmadığı yargıç ve savcıları görevden almalar, sürgünler, ceza davaları vb. ile yıldırmasından, ama en çok da boşalan yerlere AKP üyesi ya da eş-dost hukuk çıkışlıları yerleştirmesinin ardından, savunmanın bir anlamı kalmadı.

 

Yakın zaman öncesine dek, tarafgirliği, daha doğrusu “devletten yanalığı” su götürmeyen yargıçlar dahi, savunmanızı dinler ve verdikleri kararlarda öne sürdüğünüz argümanları dikkate aldıklarını hissettirirlerdi. Hâkimlerin tutumunda bir tutarlılık, bir “kitaba uygunluk” gayreti belirgindi.

 

Bugün ise dinlemiyorlar. Doğru, size söz veriyorlar, savunmanıza müdahale etmeden, öylece dinlermiş gibi görünüyorlar. Hatta heyet başkanı söylediklerinizi genellikle sorunsuz biçimde tutanağa geçirtiyor.

 

Ardından katibe dönüp buyuruyorlar: “Sanığın terör örgütü propagandası yaptığı sabit görüldüğünden, şu kadar yıl şu kadar ay tecziyesine…” Şaşmıyor…

 

Yargı, son hâliyle polis emniyet fezlekelerini hükme dönüştürme mercii olarak işliyor;

 

 bunun lâmı cimi yok… Bu ise “güçler ayrılığı” ilkesini bir kara mizaha, “yargılanma”yı ise kendisinin hayaletine dönüştürmekte. Teoride sanık önüne getirilmeden, savunmalar yapılmadan davanın sonucu konusunda herhangi bir kanaati olmaması, savunma karşısında olduğu kadar iddia makamı karşısında da “nötr” olması gereken yargıçlar, HSK aracılığıyla Adalet Bakanı’nın doğrudan müdahalesi, “FETÖ’cü yaftası yiyip görevden alınma, kendini parmaklıklar ardında bulma risklerinden geçtim; parti aidiyetleri ve ideolojik “iltisakları” nedeniyle iktidar makamının kendilerinden beklediğini düşündükleri hükümlerden şaşmıyorlar. Bir başka deyişle, “Reis”in işmarıyla AKP AK trollere X kişi aleyhine suçlama kampanyası başlattırıyor; polisine “şüpheli”yi gözaltına aldırıyor; savcısına tutuklattırıyor; hâkimine ceza kestiriyor, ardından da cezayı onaylattırıyor… Ve yüzyıllar öncesinden, Thomas More sesleniyor “bizim” yargıçlara: “Bir dava ne kadar haksız olursa olsun, onu haklı gösterecek bir yargıç bulunur: Ya her iddianın tam tersini savunma alışkanlığıyla, ya yenilik, aykırılık hevesiyle ya da krala yaranmak isteğiyle…”

 

Bugün Türkiye’de tutuklu ve hükümlü sayısının 250 bini aşması, denetimli serbestlikten yararlananların sayısının ise Nisan 2018 itibariyle 576 bine yükselmiş olması; bir başka deyişle BİR MİLYONA yakın insanın özgürlüğünün şu ya da biçimde devlet gücünü özel aparatına dönüştürmüş iktidar partisi tarafından sınırlandırılmış olması, boşuna değil. Bu durum “suç”ta bir patlamadansa, iktidarın yurttaşları yargı eliyle denetim altında tutma/sindirme çabasına işaret ediyor!

 

Böyle bir ülkede, lise, üniversite öğrencileri Cumhurbaşkanı’na hakaretten, ev kadınları attıkları twit’lerden, gençler katıldıkları yasal gösterilerden, gazeteciler yaptıkları haberlerden, akademisyenler açıkladıkları görüşlerinden yargılanıp hapsediliyorlar…

 

Bu, AKP’nin “parlamenter demokrasisi”nde olup bitenler. Varın bir de AYM, Yargıtay, HSK gibi yüksek yargı organlarının üyelerinin neredeyse tümünü atama yetkisinin Başkan ile iktidar partisinin elinde toplandığı “Başkancı Sistem”de olabilecekleri tahayyül edin!

 

Ziya Paşa boşuna dememiş: “Kadı ola dâvâcı ve muhzır dahi şâhid / Ol mahkemenin hükmüne derler mi adâlet…”



 

  Bu yazı 3192 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 05:00:23