Tamer UYSAL

FAŞİZMLERE ÖYLE ÇOK BENZİYOR Kİ…

Tamer UYSAL
  28-02-2021 22:03:00

 

Erbil Tuşalp ve "İslâm Faşizmi"

ABD'de 19.Yy sonlarıyla 1900'lerin başına kadar olan dönem "Yaldızlı Çağ" olarak da tanımlanıyordu. Ekonomik büyüme (sanayileşme) ile Avrupalı göçmen akımının yüksek olduğu bu dönem için kullanılan kavram, Mark Twain'in 1873'te yayınlanan Yaldızlı Çağ: Günümüzün Masalı romanından alıntılanmış, 1920-30'lu yıllarda kullanıma girmişti. Muckraker, ABD'de İlerleme Çağı'nda ortaya çıkan yerleşik kurumların ve liderlerin yozlaşmasını ifşa eden reformist fikirli gazeteciler için kullanılan bir sıfattı. 20.Yy başında siyasal iktidarlar için tehdit oluşturan gazeteciler için ABD Başkanı Theodore Roosevelt (1858-1919) "muckrakers" tanımlaması yapmıştır. 

"Türk gazeteciliğinde fikir gazeteleri olmakla beraber, yorumlayıcı, araştırmacı haberlere 1980'den sonra sık rastlanır olmuştur." (Temel Gazetecilik, Oya Tokgöz, İmge Kitabevi, 7. Baskı, 2008, 381) Tokgöz kitabında, Yorumlayıcı, Açıklayıcı Haber Verme ya da Fikir Gazeteciliği'ni (Interpretative Reporting)  "Çağdaş Gazetecilik Türleri" arasında göstermektedir.

5 Eylül 2020'de kaybettiğimiz Erbil Tuşalp fikir gazeteciliğinin önemli bir temsilcisiydi. Tuşalp, Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti'nce 1980'de yılın gazetecisi seçildi. Türkiye Gazeteciler Sendikası'nda da iki dönem Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Tuşalp, İnsan Hakları Derneği'nin ve Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV)'ın kurucularındandır.

Cumhuriyet gazetesinin Ankara Bürosu'nda görevliyken Tuşalp de 1980'lerde aleyhinde dava açılmış gazeteciler arasındadır. (Türk Basın Tarihi, Hıfzı topuz, Remzi Kitabevi, 2.Basım, 2003, s.273)

"Yapılan araştırmalara göre 1980-1990 yılları arasında açılan basın davalarının sayısı 2000'in üstünde olmuştur. 3000 gazeteci, yazar, sanatçı ve yayıncı sanık olarak yargılanmıştır.

"Çıkan yazılarla gazete ve dergilerin kapatılmasına neden olmuş yazı işleri müdürlerine, toplam 5000 yıldan fazla hapis cezası verilmiştir. 

"1980'den 1989'a kadar uzanan dönemde 850 yayın yasağı konmuştur. Bunların 440'ını Bakanlar Kurulu'nun, Basın Kanunu'nun 31. maddesine dayanarak aldığı kararlar oluşturmuştur. "  (s.273-274)

Erbil Tuşalp'i kaybettikten sonra ilk yaptığım iş okumadığım bir kitabını bulup okumaktı. İslâm Faşizmi-Faşizmlere Öyle Çok Benziyor ki... adlı kitabı 1999'da Doğan Kitap'tan arka arkaya iki baskı yapmış ikinci baskısından sonra başka bir baskısı yapılmamıştı. Araştırmacı (soruşturmacı) gazetecilik  (İnvestigative Journalizm) olarak nitelenen türde yapıtlar veren ender yazarlarımızdan birisiydi Tuşalp. Kitapları 1980'lerde benim gibi öğrenciyken türe ilgi duyanların da başucu kitaplarıydı. Erbil Tuşalp'i ben de Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisiyken Uğur Mumcu, Server Tanilli, Emre Kongar gibi yazarların kitaplarıyla beraber tanımıştım, Bin İnsan'la, Bin Tanık'la...

Hiçbir açık, hiçbir boşluk, hiçbir eksik alan bırakmazdı ele aldığı konularda Tuşalp. Ek bilgisiz, çok kısa ve kesintili yazmamış, haberciliğin temel ilkelerine uyan yazılardan oluşan, Eylül İmparatorluğuİslâm İmparatorluğu, Şeriati BeklerkenBin Tanık gibi hacimli kitaplar yazmıştır.

1985 yılı ve sonrası araştırmacı gazetecilik örnekleri peşpeşe yayınlanıyordu. Benzer formatta yayınlar için adeta milattı bu yıllar. Tuşalp, Bin İnsan-İnsan Hakları Dosyası ve Bin Tanık-12 Eylül Tutanakları gibi başlıklarla 1980'lerin ortasından başlayarak insan hakları ihlallerini örnek hadiseler ve belgelere dayanarak kitaplaştırıyordu. Gazetecilik ve Radyo-TV haberciliği eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenci olduğumuz için  "habercilik" niteliği güçlü, gerçekçi ve belgelere dayalı bu dokümanter (belgesel) kitaplar çok önemliydi bizler için. Erbil Tuşalp gibi Yalçın Akdoğan, Osman Balcıgil, Ufuk Güldemir gibi gazetecilerin de inceleme kitapları yayınlanmıştır o dönem. Özellikle 12 Eylül, darbenin perde arkası ve sonuçlarını ele alıyordu.

Bin Tanık için şöyle diyordu Erbil Tuşalp: "... Binlerce sayfa belge geçti elimden, gözümden. Toplumun, yeni değerlerle biçimlendirilmeye çalışıldığı anlaşılmaz bir demokratik yapılaşma döneminde, yazılı belgelere yönelmek en doğru olanı..." 

"12 Eylül Tutanakları-Bin Tanık'la 12 Eylül döneminin belgelerle yorumlanabilmesi için bir kaynak oluşturmayı amaçladım. Dönemin baskıcı niteliğinin nasıl sağlanmaya çalışıldığının belgelerini ortaya koymaya çalıştım." diyordu.

En başta eğer sağlam kesin adımlar atılmadıkça burjuvazinin düzenine takoz koyan devrimcilerin, Denizlerin idamında takındıkları tavırla ortaya çıkan ve somutlaşan ılımlı İslâm/Müslüman modernistlerin en sonunda vara vara "Allah'ın yasaları tartışılmaz" noktasına vardıklarının altını çizer Tuşalp. (İslâm Faşizmi, Faşizmlere Öyle Çok Benziyor ki..., Doğan Kitap, 2.Baskı, 1999, s.8)   

1995'te Kilisli Türk yurttaşı Tır Şoförleri Seyfettin Erkut, M.Nuri Köseoğlu, Ali Kaya ile Mehmet Ali Sinanoğlu 149 kişiyle beraber S.Arabistan'ın şeriat hukukuna göre kafaları kılıçla kesilerek idam edilmişlerdi.

Tuşalp bu olayı ve Süleyman Demirel'in idamdaki rolünü anımsatırken 1980'e gelindiğinde ise askeri darbenin hemen ardından 8 Ekim 1980'de Necdet Adalı idam edilecektir. Onun katl'ini 17 yaşındaki devrimci Erdal Eren'in asılması izleyecekti.

"Ölü sayarak siyaset yapanların ölümüne siyaset yapanların kurbanları olan bu genç insanların nasıl yargılanıp asıldıkları bıkıp usanmadan araştırılmalı. Suudi'nin kadısını, celladını aratmayacak bizdeki yargıçların, savcıların izi sürülmeli" (s.10)  diyordu Tuşalp...

Tuşalp, "askeri diktatörlük"ten ve "şeriatçi polis demokrasisi"ne evrilen sürecin geçtiği aşamalardan şu şekilde sözediyordu:

"Bir sonbahar gecesi  'askeri diktatörlük' meydanından başlayan yolculuk,  'parlamenter demokrasi görüntüsü altındaki devlet başkanlığı diktatörlüğü' caddesinden geçip; gözetim altındaki parlamenter demokratik rejim' sokağına gelecek. Serüven işte bu son durakta noktalanacak. Türkiye belki de 'şeriatçi polis demokrasisi' olacak." (s.13) 

"Ya halk ya ümmet,  ya da, ya birey ya da kul olacağız." (s.16)  

S.Arabistan'ın şeriat hukukuna göre 149 kişiyle beraber kafaları kılıçla kesilerek idam edilen Türk yurttaşı Tır Şoförleri hakkında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 Ağustos 1995'te, "Bile bile bu suçları işliyorlarsa neticesine katlanmak zorundalar. Bu insanları kurtarmaya çalışıyor gibi gözükerek, asıl amacı dine küfretmek, İslâm'a saldırmak olan kesimin hareketleri kanıma dokunuyor." şeklindeki sözlerine de yer veriyordu.

Erbil Tuşalp, sandıktan çıkmış olsa da diktatörlerlerin elinde inanç boyutundan soyutlanan dinin siyaset aracı olarak iktidar olduğunu ifade etmiş, mukayese edilirse Hitler'in Nasyonal Sosyalist (Nazi) partisinden de farklı olmadığını vurgulamıştır. (s.17)

"2000'li yıllara kadar ve hatta daha uzun yıllar için düşledikleri, özledikleri, öngördükleri rejimin adı düpedüz faşizmdir. İslâm faşizmidir." şeklinde ifade ederken Palmiro Togliatti'nin,  "faşizm durağan ve tanımlanmış bir süreç değil' ama faşizmin kitlesel etkilerinin tarih boyunca ülkeden ülkeye büyük farklılıklarla aynı acıları yaşattığı biliniyor." diyerek altını çiziyordu.

İslâm faşizminin Mussolini'nin İtalyan faşizminden, Hitler'in Nasyonalizm'inden, İspanyol Falanjizm'inden,  Japon, G.Amerika'daki, Orta ve Doğu Avrupa faşizmlerindekinden farkının olmadığını anımsatıyordu. Ve Dimitrov'un "Finans kapitalin en gerici, en şoven, en emperyalist unsurlarının açık, terörist diktası" tanımıyla karşılaştırıyordu.  

1998'in Türkiyesinde ise siyasi İslâmın etkisindeki faşizm için, "Finans kapitalin tam desteğindeki İslâm sermayesinin Arap ırkçılığıyla birlikte hareket eden en gerici, en ümmetçi, en şoven kesimlerinin emperyalizmin güdümündeki açık ve terörist diktası" demektedir.

İran'daki Kum, Suriye'deki Şam ve Cezayir'deki kamplardan dünyaya ve Türkiye'ye yayılmış şiddet örgütlerinin envanterini en küçük ayrıntıya kadar isim isim belgelerle örnekleyen Tuşalp, günümüzde Türkiye'deki örneğine, "Partili Cumhurbaşkanlığı", "Patrimonyal Sultanizm" ya da "Güçlendirilmiş Başkanlık" gibi kavramlar kullanılan "Türk Tipi Başkanlık Sistemi" öncesinde "faşizm" olgusuna ve söylemlere de soruşturmacı gazetecilik anlayışıyla ışık tutan önemli ve güncelliği kaybolmamış bir kitaba imza atmıştır.

Aziz Nesin'in "Türkiye, dünyanın en kötü anayasasını yapan ve ona kefil olan adama oy verdi." dediği, gazeteci ve yazarların yargılanıp hapse atıldıkları 12 Eylül'ün kara günlerinden gele gele milletvekilleri hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılıp yargılandıkları bir döneme, bugüne gelmiştik.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı'nın basın kartını iptal ettiği yüzlerce gazeteciden biri olarak 75 yaşındaki Erbil Tuşalp, "Bu benim için onur belgesidir" demişti. Dik duruşundan asla taviz vermeyen, objektif ve bağımsız gazeteciliğin bir temsilcisi olan Tuşalp'in İslâm Faşizmi-Faşizmlere Öyle Çok Benziyor ki... kitabı tekrar tekrar okunmayı ve yeni baskıları da hakkediyor...

Tamer UYSAL

  Bu yazı 7448 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 04:00:24